--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Halktan Korkanlar Ya Darbeye Ya Batıya Sığınıyorlar

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
4

“Yeryüzünde tarihin en büyük en yüce devletini kurmuş olan bir milletin kendisinden başka örnekler aramaya ihtiyacı yoktur”. Erol Güngör.

Rahmetli Erol Güngör şu ifadesiyle bütün meseleyi anlatıyor lakin anlaması ve idrak etmesi gerekenler, millete ve devlete sahip çıkmak için halka gitmek yerine ya darbelere-bildirilere ya da Batıdan medet beklemektedirler.

Zaten bizim sözümüz de yerli ve milli düşünceli insanlarımızadır. Bir nevi dertleşmek, ortak değerlerimizi hatırda tutmak ve mümkün mertebe yaşanır kılmaktır.

Halktan kimler korkar ve çekinir? İçinde yaşadığı toplumu ya tanımayan yahut tanıdığı halde millet-devlet bütünlüğümüzü reddedenler korkar ve benimsemezler.

Bunlar genelde “aydın” kavramı altında milletimize tepeden bakan ama milletin ürettikleriyle beslenen, milletin hizmetlerinden yararlanan sözleri-özleri küflenmiş kişilerdir.

Yerli ve milli kültürümüzde “aydın” kavramı yerine “münevver” kavramı geçerlidir. “Münevver” kavramı içerisinde; merhamet, iyilik, anlayış, bilgelik, toplumumuzun dini ve milli değerler bütününü besler, yaşatır, muhafaza eder.

Halkımızın nezdinde “aydın” şöyle tanınır:

“Kibirli, maddi menfaat düşkünü, yabancı taklitçisi, maneviyat düşmanı, saygısız ve içinde yaşadığı toplumdan kopuk kimselerdir”.

Oysa bizim milletimiz kendisine rehber edindiği insanların yerli ve milli düşünce sahibi olmasını bekler, ister ve kabullenir.

Halkımızdan ürkenlerin ve uzak duranların gözünde devletimizin ve milletimizin tarih sahnesine çıkışı, ya 1839 Tanzimat hareketiyle veya 27 Nisan 1909’da II. Abdülhamid Han’ın tahttan indirilişiyle başlar.

Bu tarihten öncesini küfrederek, hakaret ederek reddederler. Devlet kavramı bu kesimde sadece kendileri sahip olursa bir anlamı vardır. Devlette asla halktan kimselerin söz sahibi olmasını istemezler.

Şu hakikati anlamıyor veya anlamamakta direniyorlar. Belki de bu yüzden her fırsatta Haçlı Batıdan medet ummakta ve destek aramaktadırlar. 

Devletimizin mevcudiyeti, milletimizin mevcudiyetinin bir sonucudur. Millet olunmadan devlet olunmaz. Malum güruhlar, milletsiz bir devlet özlemi içerisindedirler.

Bu arzularını darbelerle veya Batıya sığınarak gerçekleştirmek isteyen partilerle, bunlar adına kabadayılık yapanlara göre devlet kendileridir, milletimiz ise hizmetçileridir.

Hâlbuki toplumumuzun çok büyük ekseriyetine göre; “devlet, millet, din, bayrak, vatan”, birbirinin ayrılmaz parçasıdır ve birbirine perçinlenmiştir.

Milletimizi devletiyle ilk defa böylesine kaynaştıran bir yönetime yüz yılda ancak kavuşabildik. Bu sebeple yönetime düşman olanlara baktığımızda, karşımıza memlekete ve millete yabancılaşan kimseler çıkmaktadır.

Böylelerini Erol Güngör şöyle tarif eder:

“Şahsiyet kaybetmek; kendi halkına ve kültürüne yabancı kalma hastalığıdır. Manevi sefalet, aşağılık kompleksi, bozgun psikolojisi, kültür istilası, saldırganlarla özdeşleşme gibi durumlardan zihinlerini temizleyemeyenlerdir”.

Ezcümle:

İçten ve dıştan tüm müdahalelere rağmen bir devlete sahipsek, bunu milli birlik ve beraberliğimize borçluyuz. Milli birliğimizi kaybettiğimizde her şeyimizi kaybederiz.

 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

salihce

9 Nisan 2021 13:26

halktan korkanlar yüzlerce koruma ile geziyor. 

Can

9 Nisan 2021 12:02

Halktan korkanlar hakkikatlardan korkanlar ve isi sansüre yayina erisim yasagi troller ve algilar ile kurtaranlardir. Cin devlet partisi bu konuda liderdir. Benzeyen taraflarimiz var mi diye bi bakin.

Murat Koca

9 Nisan 2021 10:35

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Montrö'nün ülkemize sağladığı kazanımları önemli görüyor, daha iyisi için imkan bulana kadar Montrö'ye bağlılığımızı sürdürüyoruz" dedi. Erdoğan, Montrö'den çekilmek için bir çalışma veya niyetlerinin bulunmadığını açıkladı.

SERKAN

9 Nisan 2021 09:35

MİLLİ BERABERLİK NERDE? Muhalefet, Bidenin talimatını yerine getirmekte. Türkiye'nin aleyhinde olan tüm ülke ve örgütlere karşı dostane ilişkileri var muhalefetin.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle