--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Garplılaşmanın Neresindeyiz (2)

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
2

Dünkü yazımızda ilim adamlarımızdan Mümtaz Turhan’ı tanıtmıştık. Bugün de fikirlerine yer verelim.

Yine dün de kısmen değindiğimiz gibi Batıyı her yönüyle tanıma imkânı bulan Mümtaz Turhan, öğrendiklerini-bildiklerini-tecrübesini; milletimizin değerleriyle yoğurarak yerli ve milli kalkınma seferberliğine hasretmiş bir bilim insanımızdır.

Hayıflanmak yahut şikâyet etmek çözüm değil amma, Mümtaz Turhan, devlet-millet kalkınmamızda acaba ne kadar tanınmakta ve bilinmektedir?

Ne yazık ki, Mümtaz Turhan da İdris Küçükömer, Sabri Ülgener, Nurettin Topçu ile hocanın talebeleri Yılmaz Özakpınar ve Erol Güngör gibi sadece isim olarak duyulmaktadır.

Sosyal bilim denilince akla ilk gelen isim olması gereken Mümtaz Turhan’ın, hocalık yaptığı devir, Batılılaşmaya dörtnala koşulduğu bir dönem olduğu için müracaat edilmemiştir.

Maalesef vefatından sonra da pek anlaşıldığı söylenemez. Batılılar teknolojilerini esirgeyip, hayat biçimlerini dayatırken Mümtaz hocaya başvurulmamaktadır.  

Hoca hayattayken görmezden gelinmesinin sebebi, Komünizm ve Sosyalizm gibi toplumumuzu birbirine yabancılaştıran batıl ideolojilere karşı duruşu olmuştur.

Bu haysiyetli duruşu kendi sözlerinden aktaralım:

“Biz insanımızın umumi meslekî teknik bilgisini artırmadan, ona yeni maharetleri kazandırmadan, istidatlarını inkişaf ettirmeden ve dünya görüşünü, zihniyetini, ilmî esaslara göre değiştirmeden, ona ilim zihniyetini aşılamalıyız.

Sadece fabrikalar, geniş caddeler açmak, parklar, barajlar, limanlar yaptırmak, lüks otomobiller, kombine ziraat aletleri, radyolar, buzdolapları vs. almak ve Batılı kanunlar, nizamlar vazetmek suretiyle, Garplılaşacağımızı zannetmişiz. Yüz elli seneden beri hep bu kanaat ve bu batıl itikatla hareket etmekteyiz.

Batılılaşma hareketi, sadece bazı tavır ve hareketlerle kılık-kıyafetin veya fikirlerin taklidinden ibaret kalmasına sebep olacaktır.

Bu şekilde sadece kısmi taklit yoluyla gerçekleştirilecek bir Batılılaşma sürecinin, bizi hem Batı’dan hem de kendimizden uzaklaştıracağı aşikârdır”.

Sözü, Tarık Buğra’nın Mümtaz Hoca ile birlikte çıkardığı “YOL” dergisinde, Mümtaz hocanın vefatından sonra yazdıklarıyla sürdürelim:

“Mümtaz Turhan Bey öldü. Biz artık yir-mi yılın eskittiği çantayı ve elli dokuz yılın eskitemediği gözleri göremeyeceğiz.

Elden tutan, en çapraşık durumları en basit cümlelerle aydınlatan, ümit ve güç veren bir dost, bir ağabey, bir hoca kaybettik. Çok büyük acı. Asıl kaybedenler onu okumayanlardır.

Onları ümidin en değerlisini kaybetmiş sayabilirsi-niz. Bu ümidin içinde Türkiye’ye yardımcı olabil-me şansı vardır. Mümtaz Turhan Beyi ne kadar çok okutabilirseniz, Türkiye’ye o kadar insan ka-zandırmış olacağınızı biliniz.

YOL’daki, ÖLÇÜ’deki araştırmaları, incelemeleri aydınlığa susamış herkesin başucu kitabı olmalıdır. Bunlar insanı, havamızı saran çürütücü, çökertici keşmekeşin üstüneçıka-rır, âlet olmaktan, Türkiye’ye ihanetten korur, iyi niyetleri, haysiyetleri kurtarır”.

Ezcümle Mümtaz hocadan:

“Türkiye’nin geri kalışının sebebi, halkının cehaleti değil, münevverlerinin gerek keyfiyet, gerek kemiyet bakımından kifayetsiz oluşudur”.

 

Yorumlar

(2)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hamaset

31 Mart 2021 14:48

Hamasetle hakikatin tasviri yapilmaz.Bizi ahmaklaştiran suursuzlaştan,aklimizi basimizdan alan gayri suuri hamasettir. 

kale arkası top toplamak

31 Mart 2021 07:44

Nurettin Topçunun neden bu sınıfı seçtiğini bilmiyorum, acaba o zaman mekanize piyade yoktu da ondanmıydı ki?

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle