--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ebu Cehiller Kıtalar Dolaşıyor

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
7

 Yazının başlığı “Bayrak Şairimiz” Arif Nihat Asya’nın “Naat” şiirinden! Merhumun vefatının 46. seneyi devriyesi.

Söze bu toprağın ve milletin sesi, soluğu, gözü, kulağı olan şairimizle başlamışken, hayatına dair kısaca bilgi paylaşalım.

Arif Nihat Asya’nın adı Mehmet Arif’tir. 7 Şubat 1904 yılında İstanbul/Çatalca’nın İnceğiz köyünde dünyaya gelir.

Babası Zîver Efendi aslen Tokatlıdır. Annesi Zehra Hanım ise bugün Bulgaristan sınırları içerisinde kalan Tırnova şehrindendir.

Henüz yedi günlükken babasını kaybeder, annesinin evliliği sebebiyle çocukluğunu akrabalarının yanında geçirir.

Balkan Savaşı sonunda İstanbul’a gelir ve ilk tahsilini Kocamustafapaşa ve Haseki mahalle mekteplerinde tamamladıktan sonra Gülşen-i Maârif Rüşdiyesi’ne girer.

İstanbul’dan sonra Bolu Sultanisi’ne, oradan da Kastamonu Sultanisi’ne geçer. Kastamonu’daki devresi, İstiklal Savaşı’nın yoklukla varlık arasındaki mücadelede sürer.

Bir müddet sonra İstanbul Dârülmuallimîn-i Âliyesi’ne girer, geçimini sağlamak için de İstanbul Postanesiyle Anadolu Ajansında çalışır.

1928’de öğretmen olarak Adana’ya tayin edilir. Adana Lisesi ile kız ve erkek öğretmen okullarında on dört yıl edebiyat öğretmenliği ve idarecilik yapar.

1950-1954 döneminde Adana milletvekili olur, 1954’te öğretmenliğe döner. 1959-1961’te Kıbrıs’ta çalışır. 1962’de emekli olur ve 5 Ocak 1975 günü Ankara’da vefat eder.

Arif Nihat Asya şiir yazmaya çok genç yaşta başlar. Şiire yönelmesine sebep, I. Dünya Savaşı yıllarında bazı destancıların Haseki’de okuyarak sattıkları harp destanlarıdır.

1950 yılından sonra yetişen nesillerde dini-milli ve tarih şuurunun yerleşmesindeki büyük öncülerimizdendir.

“Bayrak”, “Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor”, “Fetih Marşı”, “Selimler”, “Kubbeler”, “Süleymaniye” “Dua” ve “Naat” şiirleri, milletimizin inancının sancakları mesabesindedir.

“Naat” şiiri, duygu ve estetik bakımından, son devirlerde kaleme alınmış mükemmel örneklerdendir. Ruhu şerifi için el-Fatiha.

Arif Nihat Asya’nın Naat-ı Şerifi yazdığı yıllar; ezanın yasaklandığı, Kur’an’ların yakıldığı-yırtıldığı, devletin ve milletin sırtından inmeyenlerin diktatörlük yıllarıdır.

Adana Lisesinde çocuklara dini-milli değerleri anlattığı için hakkında o günün müfterileri, bugünkü torunları gibi nice iftiralar atar ve çalışamaz duruma getirirler.

Öz yurduna, öz dininde, öz milletinde böylesine ihanetlerin yaşandığı bir devirde Naat’ı yazarak teselli bulur ve Peygamberimize müracaat ederek şöyle der:  

“Yeryüzünde, riya, inkâr, hıyanet 

Altın devrini yaşıyor.. 

Diller, sayfalar, satırlar 

‘Ebu Leheb öldü’ diyorlar: 

Ebu Leheb ölmedi, ya MUHAMMED; 

Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor”!

Evet, Ebu Cehil hakikaten en çok da bizim ülkemizde dolaşıyor. Hemen her gün şeytanın mesken edindiği “medya kamuflajlı” değişik kanallardan fışkırarak, memleketi ve milleti kirletiyorlar.

Ezcümle Arif Nihat Asya’nın “Kalk Yiğidim” şiirinden gelsin:

Dünyayı ahretten ayıran

Duvarları yık da gel,

Ay doğar gibi, gün doğar gibi

Şu kıpkızıl ufuktan çık da gel! 

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Vah ülkem vah

6 Ocak 2021 19:08

O devirde ezanı,Kur'an'ı yasaklayanları bu devirde seven,baştacı eden,onlara laf söyletmeyen bol miktarda Müslüman (!) olması da ayrı bir garabet ve acı.

Korkuy

6 Ocak 2021 17:58

Vesselam

Vatandaş

6 Ocak 2021 16:21

Sayın yazar Arif Nihat Asyanın ,Bayrak şiirini ders kitaplarından kimin çıkardığını da yazsaydın. Hayatınız çelişkilerle dolu.

Sahin

6 Ocak 2021 13:35

ALLAH taksiralarini ve gunahlarini bagislasin mekani cennet olsun

Kadir başhoruz

6 Ocak 2021 12:08

sayın hüseyyin bey teşekürler saiir arif nihat asya, merhumu rahmetle anıyoruz mekanı cennet olsun bu eşsiz sairlerimize bu günlerde, de çok ihtiyacımız var Allah razı olsun.

Şahin 66

6 Ocak 2021 10:28

ALLAH rahmet eylesin mekanı cennet olsun dertli dava adamı yazınız için teşekkür ediyorum

Mahmut uçar

6 Ocak 2021 08:27

Resulullah efendimiz Taif dönüşünde mutim b. adiyy'in himayesinde Mekke'ye girer. Mutim b. adiyy müşrik olarak vefat eder. Yıllar sonra Bedir zaferi gerçekleşir, 70 esir Resulullah efendimiz huzuruna getirildiğinde eğer bugün mutim bu esirler için eman dilese idi onun hatırı için hepsine eman verip serbest bırakırdım. Dar günde islama bir müşrikin yardımına efendimiz ne kadar değer veriyor. İmanın kor bir ateşolduğu günlerde islama sahip çıkanlardan yüce Rabbim ne kadar razı olur artık biz düşünelim. Yüce Allah Arif Nihat Asya ve tüm dava adamlarından razı olsun .Selamlar.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle