Dündar Taşer’den tarihi tespitler
Tanıyanlar tanır, bilmeyenler için Dündar Taşer hakkında kısa bir bilgi aktaralım.
Merhum Dündar Taşer, “Binbaşı” rütbesiyle 27 Mayıs darbesine, “Albay” merhum Alparslan Türkeş ile iştirak etmiş daha sonra İnönü’nün oyununa geldiklerini anlayıp, İnönü’den hesap sormaya kalkınca, 14 arkadaşıyla birlikte yurtdışına sürülmüşlerdir.
İşin bu kısmını detaylarıyla anlatan eserler vardır. Dündar Taşer’in 27 Mayıs başta olmak üzere Türkiye üzerine fikirlerini aktardığı bir kitap vardır.
Rahmetli Ziya Nur Aksun, Dündar Taşer’in düşünce ve fikirlerini, “Dündar Taşer’in Büyük Türkiye’si” kitabında toplamıştır. (Ötüken Neşriyat)
Bugünlerin daha iyi anlaşılması için o kitaptan bazı tespitleri sunmak isterim.
Dündar Taşer’i okuyanlar ve bilenler, vicdanlarına müracaat ederlerse, onun “Büyük Türkiye” idealinin, bugün Cumhur İttifakında neşvünema bulduğunu görebilirler.
•
Dündar Taşer’den tespitler:
“Büyük milletler, ufku ve idealleri geniş milletlerdir. Bizim milletimiz halen bu niteliği taşımaktadır. Onun belini büken, kendi aydınının ondan uzaklaşmış ve ona zıt düşmüş olmasıdır.
Bu uzaklaşışa son vermeye, milletimizdeki büyük görüş ve anlayışa dönmeye mecburuz. Bunun başka bir yolu yoktur”.
•
27 Mayıs için:
“Harekete geçmezden önceki günlerde benim en büyük üzüntümü, yapacağımız işle devletin yeni bir felakete sürükleneceği ihtimali oluşturuyordu. İşe karar vermek benim için kolay olmadı.
1960’da bu işi denedik. Bizim yaptığımız, başkalarının döşediği raylar üzerinde lokomotif hareket ettirmekten ibaret kaldı.
Şimdi herhangi bir harekete girişsen yapacağın iş, ne idüğü belirsiz sosyalist ve komünist herzevekillerine (boşboğazlarına) uymak; onlara kanan, saf ve şaşkın, daima yalancı dolma yutan, bir kısım basının şaşkolozluktan doğan çocukça isteklerini yerine getirmek olacaktır.
Yani belli heriflerin, atıcıların döşediği ray üzerinde gideceksin. Bundan sana ne?
Bize gelince; yolumuz bu değildir. Böyle çocukça ve zavallıca işlerden sonuç almanın, memleket faydasına bir şey yapmanın, milletin derdini gidermenin imkânı yok.
Esas iş, fikir ortamını hazırlamak, milli düzenimizin prensiplerini yaymaktır. Toplumsal dertlerimiz, ancak milli görüşe sahip bir zihniyetle halledilebilir”.
(Bu araya bir not düşmek lazım gelir. -Milli Görüş kavramını ilk dile getiren isim Dündar Taşer’dir- devam edelim)
“Millete ve milli görüşe tamamen zıt, hasta zihniyetin arkasına takılmak felaket getirir. Fikir ortamını hazırlarız, milli hedefleri tespit ederiz; yani rayları döşeriz. Onun üzerinden milli hareket yapacak bir grup çıkar.
180 senedir (1974) itibariyle) çektiğimiz, geniş çapta rotaya giremeyişimizden doğan hastalıklar ve acılar böylece giderilir. Bizim yapacağımız, yapmamız gereken iş budur”.
•
Ezcümle de Dündar Taşer’den:
“Bizim milletimiz; uzun tarihi olaylar ve toplumsal yaşayışı içinde; imanın, kanın ve duyguların bileşmesi ile yoğrulmuş bir varlıktır ve yapay bir varlık değildir”.







