Devlet Olma Bilinci
Devletin varlığını ve ne demek olduğunu milletimizin büyük ekseriyeti bilir.
Çünkü tarihimiz boyunca hiç devletsiz kalmadığımız ve tüm savaşlara rağmen esaret yaşamadığımız için milletimiz devletine sahip çıkmıştır.
Sadece savaşlar değil, darbelerin bütününe baktığımızda da milletimiz devletini korumuş, kollamış ve sahip çıkmıştır.
Bugün de halkımızın büyük ekseriyetinin devletimize ve yönetenlerine sahip çıkması, halen içeride ve dışarıda süren hainliklere karşı dirençli, azimli bir duruştur.
Depremden bile menfaat umarak, devlete ve millete karşı fesat, fitne, fücur, kargaşa ve benzeri tüm hal ve hareketleri, değişik yollarla püsküren ve kusanlara karşı, devlet bilinci her mecrada anlatılmalıdır.
Tabii böyle güruhlara bir faydası olmayacaktır, hiç olmazsa onlara inananlar uyarılmış olur. Yoksa bunlara neyi ne kadar anlatırsanız anlatın, kendilerini devlet-millet düşmanlığına hasretmiş olmalarından dolayı faydası olmayacaktır.
Devlet bilinci zayıf olan ülkelerde nemelazımcılık baş hastalıktır. Bu sebeple devlet bilinci geçmişten günümüze tarihi hadiselerle işlenmelidir.
Acı üzerinden, felaket üzerinden siyaset devşirenlerin veya farklı şekillerde devletten-milletten öç alanların yapıp ettiklerini görüyoruz. İnsanlıkları domura uğramış vaziyette.
•
Devlet demek, millet demek, mutlaka milli imtidat (uzun ömürlü) demektir. Ne dışarıdan ne içeriden düşmanlıklara kapı aralamamak demektir.
İzmir ve çevresinde meydana gelen depremden günler sonra nice canlar kurtulmakta ve devlet-millet olarak birliğimiz artmaktadır.
Birliğimiz arttıkça ihanetler de o oranda “haber makyajlı” olarak medya üzerinden boca edilmektedir.
Şeytandan ve avanelerinden kıyamete kadar kurtuluş olmayacağına göre bu cürufların tahribatına karşı sadece devlet nezdinde değil, halkımız nezdinde de tedbirler alınmalıdır.
Biz millet olarak en eski tarihimizden en uzak geleceğimize kadar bir bütünüzdür ve bütünlüğümüz, ancak devletimizin devamının teminatıyla mümkün olacaktır.
Hedefleri bu teminatı bozmak olan siyasilere, ihanet içindeki sivil toplum örgütlerine ve yabancı misyonların misyonerliğine soyunmuş kesimlere kayıtsız kalmak günah işlemektir.
•
Bugün devletimiz, son 17 yıldır iç ve dış mihrakların kurguladıkları tüm oyunları millet iradesiyle bozmuş ve bozmaya devam etmektedir.
Vatanımız, her mevzuda hassas, bilgili, uzağı gören ve ince düşünen yönetici kadroların emaneti altındadır.
Bu emanete hıyanet edenlerse gizli-açık yapacaklarından geri kalmamaktadırlar. Bir kısım madrabaz medya da bu ihanetlere arka çıkmaktadır.
Millet olarak varlığımızın devamı devletimizin güçlü olmasıyla mümkündür. Devletimiz var oldukça millet olarak varlığımızı koruyabiliriz.
Bu sebeple devletin ne demek olduğu anlatılmalı ve öğretilmelidir.
•
Ezcümle:
Nizamü’l Mülk, dört suçun affedilmemesi gerektiğini söyler.
Birincisi, ülkeye kastedenler. İkincisi, insanların haremlerine kastedenler. Üçüncüsü, devlet sırlarını ifşa edenler. Dördüncüsü, diliyle Melik’le bir görünüp, esasında Melik’in düşmanlarıyla iş tutanlar. Melik işleri sıkı tutarsa ona hiçbir şey meçhul kalmaz.







