Asya’nın Ayak Sesleri
Bu haftaki eser, Hayat Yayınlarından çıkan “Asya’nın Ayak Sesleri” ismini taşıyor. Kitabın müellifi, ülkemizin yakın tarihine şahitlik eden gazeteci/yazar Mehmet Ali Bulut.
Asya’nın ilk dirilişi, Hoca Ahmet Yesevi öğretisinde, Kur’an ve Sünnet bağlamında Selçuklularla başlar, Osmanlılarla Avrupa kapısında son bulur.
Ne zaman ki bu kutlu öğretinin sahiplenilmesi ve yaşanılması terk edilmiştir, o zaman gerileme ve çöküş dönemi başlamıştır.
Şimdi artık yeniden diriliş umudumuz fiiliyata geçmiştir. Üstelik gerileme ve çöküş döneminden daha azgın ihanetçilere rağmen.
Dünya yeni bir inkılabın eşiğindedir. İnsanoğlu başta olmak üzere kâinattaki tüm canlıların, ilahi nizam çerçevesinde bir kaderi vardır ve bu kader yazıldığı şekilde tezahür edecektir.
Yeni bir tarihin yolcusuyuz. Batı ve Batıcılar; savaşa ve teröre gark ederek gasp ettikleri ve sömürdükleri halklara karşı yaptıkları ihanetlerin bedelini ödeyeceklerdir.
Asya’nın ayak seslerinin duyulması, Doğu medeniyetinin yeniden yükselişe geçmesi, Batıcıların kendi kendilerini imhalarına sebep olacaktır.
Ettiler, bulacaklardır. Bu değişmeyecek ve değiştirilmeyecek ilahi kanunun gereğidir.
Mehmet Ali Bulut, Batı ile Doğu arasındaki dengeyi yıllardır gözeten ve yazan bir gazetecidir. Şimdi sözü kitabında yazdıklarına bırakalım:
•
“Batı’nın büyüsü hızla bozuluyor. Yüzündeki yapmacık tebessüm dağılıyor ve kuzu postu içindeki sırtlanışı her gün biraz daha gün ışığına çıkıyor.
Batı, kendi menfaatleri uğruna insanlık ilkelerini çiğnedikçe, ihraç ettiği sahte rejimlerle idare olunan ülkelerde halkın mevcut sisteme ve kurulu düzene tepkisi artıyor.
Özellikle -yine kendi tanımlarıyla- üçüncü dünya ülkeleri, yıllarca Batı medeniyeti yutturmacasıyla kandırıldıklarını görerek, başta onları Batı’ya peşkeş çeken kendi aydınları olmak üzere, bu vahşi medeniyete ait her şeyi yeniden sorguluyorlar.
Bilhassa İslam dünyası, yıllarca nasıl aldatıldığını, Batılıların nasıl kurtuluş reçetesi gibi yutturulduğunu, gelişen hadiselerle görmenin utancını iliklerine kadar hissediyorlar.
Şimdi rüzgâr Asya’dan yana esmeye başladı. İnşaallah bu rüzgârlar, İslam yelkenini de şişirip kanatlandıracak”.
•
Evet, Mehmet Ali Bulut kitabının içeriğinde, kayboluş ve yeniden var olabilmenin kodlarını sıralamış.
İslam dünyasının da ülkemizin de esas sıkıntılardan birisi şudur:
Batı’ya ve Batıcılığa, sırf İslam’a düşman olduğu için tapınan siyasi, ekonomik ve kültürel çevrelerin, Batılılardan aldıkları talimatlarla, kendi millet ve devletlerine yaptıkları ihanetlerdir. Bu ihanetin hemen her gün bir parçasını görmekteyiz.
Ferasetlerimizin üzerine örtülen ölü topraklarından kurtulmalıyız. Asya’nın ayak sesleri ve Doğu medeniyetinin yeniden diriliş noktası Türkiye’dir.
Ezcümle:
15 yıl öncesine kadar Batılılara muhtaç olduğumuz pek çok hususta, kendi kendimize yettiğimiz gibi mazlum milletlerin de imdadına koşmaktayızdır.
Bu bir diriliş değil midir? Kendisine inanmayanlar, başkalarının yörüngesinden çıkamazlar. Hamdolsun artık kendi yörüngemizdeyiz. Vesselam!
Eser hakkında: [email protected]







