Anadolu’da Yunan denilince akla neler gelir
Ülkemizin neresinde ve hangi metrekaresinde; kendisini devletimize ve milletimize ait kabul eden insanlarımıza; “Yunan denilince aklınıza ne gelir” diye sorulsa şunları sıralarlar:
-Yağma ve hırsızlık,
-Zorla din değiştirmek,
-Irz ve namusa tecavüz,
-İşkence ve katliamlar,
-Yakma ve yıkma.
İşte Yunanların karakterlerini anlatan bu beş maddelik vahşetin beşi de Balkan Savaşlarında ve Milli Mücadelede Müslüman milletimize karşı uygulanmıştır.
Haçlı Batılıların tetikçileri olarak topraklarımızda ayak bastıkları her yerde bu zalimlikleri yapmışlardır. Birkaçını hatırlatmakta fayda vardır.
-Ne olup olmadığına bakmadan yiyecek, içecek, giyecek ve ev eşyası dâhil her şeyi yağmalanması. Ziynet eşyalarının gasp edilmesi!
-Cami ve türbelerin talan edilmesi, yakılması, yıkılması, Kur’an-ı Kerimlerin çiğnenmesi, yakılması, yırtılması, süngülere takarak insanlara hücum edilmesi.
-Bu canilerden kaçan genç kız ve kadınları saklandıkları yerlerden çıkararak, tecavüz etmeleri, bazılarının uzuvlarını kesmeleri, direnenlerin evlerini yakmaları gibi Amerika ve Avrupa ülkelerinin vahşiliklerin aynısını uygulayarak her türlü caniliklerini sergilemeleri.
…………….
İnanmayanlar olursa, hiçbir ciddi araştırmaya gerek duymadan, Haymana’dan Trakya’ya kadar istedikleri vilayet, kasaba ve köylere giderek olayları araştırabilirler.
Hatta hiç yorulmasınlar. Yunan yazar Tasos Kostopulos’un tarihi belgelere ve anılara dayanarak yazdığı; “1912-1922 Savaş ve Etnik Temizlik” isimli kitabı, Yunan ordusunun Anadolu ve Balkanlar’da yaptıkları zalimlikler, geçtiğimiz yıl gazetelerde haber olmuştu.
İşte o kitaptan Yunan askerlerinin kan donduran itirafların birkaçı:
-“Dumandan insanlar dışarı koşuştular, o zaman da bizim reziller kadın ve çocuklara atış talim tahtası imiş gibi ateş etmeye başladılar”.
-9 Temmuz 1921. Yunan subay anlatıyor:
Ailelerin önünde tecavüz: Arıveren köyüne girdik. Kızlara ailelerinin gözü önünde tecavüz edildi. Askerler o gece yağmaladıkları ipek yorganlarda yattılar.
-Cinayet, tecavüz, işkence:
“Yunan askerinin gelişi sırasında İzmir limanında şeref kıtasına karşı birkaç el ateş edilmesi gerekçe gösterilerek, Yunan askerleri ve silahlı olan bazı yerel Hıristiyanlar, iki gün süreyle şiddet, cinayet, tecavüz ve yağmalamaya giriştiler.
-Aralarında bir okulun bir sınıfının tüm öğrencileri ve öğretmenlerinin de bulunduğu 2500 kişi yakalanıp işkence gördü.
-Yunan askeri, İzmir’in birkaç kilometre ötesine kadar adeta bir daire çizilmişçesine, ne kadar Müslüman köyü varsa hepsine saldırdı.
-Yakma emirleri Prens’ten: Bir Yunan askeri anlatıyor:
Her şeyi yakmamız emrini Prens Andreas vermişti.
-30 Ağustos 1921. Yunan ordusundaki bir fotoğrafçı anlatıyor:
“Ayrıldığımız her yeri yakıyoruz. Dehşet verici bir manzara! Topladıkları otları yakıp caminin penceresinden içeri attılar.
4 Eylül 1921. Nikos Vasilikos anlatıyor:
Bazılarımız Roma’yı yakan imparator Neron gibi mutlu. Verilen emir açık. Neyi taşıyamıyorsanız yakın. Onca köyde yaşlılar, hastalar, sakatlar, çocuklar ne yaptı meçhul”.







