--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ali Yakup Cenkciler Hatıratı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

Bu haftaki eserimiz, İnkılab Yayınlarından çıkan, Ali Yakup Cenkciler hocanın hayat ve hatıratına ait.

Kitap, “Hocamla Yıllarım/Ali Yakup Cenkciler’in İlim Ve Fikir Dünyası” ismini taşıyor.

“Hatırat yazılacaksa böyle yazılmalıdır” denilmesi gereken iki ciltlik eserin müellifi, hocayı yakından tanıyan Sayıştay’dan emekli Mustafa Atalar.

İnkılab Yayınlarının emektarı ve emanetçisi (kendisi böyle söylüyor) Hasan Güneş, yayıncılığı kazanç elde etmek için değil, inandığı davasına hizmet için yapmaktadır.

Bu sebeple yayınladığı eserlere bakıldığında, “çok satsın” diye değil, “çok hizmet etsin” diye yayıncılık yaptığı görülmektedir.

Ali Yakup Cenkciler hocanın hatıratı da öyle. Hem müellifi Mustafa Atalar hem de Hasan Güneş, çok hayırlı bir iş yapmışlardır.

Eğer Ali Yakup Cenkciler hoca, ömrü boyunca insanlığa ve İslam’a yaptığı bu hizmetleri bir Hıristiyan veya Katolik olarak yapsaydı ve hatıratı da Batı’da basılsaydı, eminim şimdi Türkiye’de çeşitli yayınevleri sıraya girmiş, tercüme ettirerek basmış ve çok okunanlar listesinden inmezdi. Geçelim.

Ali Yakup Cenkciler hoca ailesinden gelen; “Dinimizin ilim insanına ihtiyacı var, ilim adamı olmalısın” tavsiyesini aldığı 12 yaşından itibaren, kendisini davasına adayıp, bir “ilim muhaciri” olarak hastalanıp yatağa düştüğü ana kadar, rızayı ilahi için çalışmış bir ilim adamıdır.

Ali Yakup Cenkciler hoca, 1913 yılında Kosova’nın Gilan kasabasında doğup, vefat ettiği 1988 yılı İstanbul’una değin hayatının tümü kaleme alınmış.

Bu ülkeye karşı vefa borcu olan her insanımız, ülkemizin ve milletimizin yarınlarını deruhte edebilmesi için eserin mutlaka okunmasını lazım gelir.

Yazarın ifadesiyle Ali Yakup hoca, ömrünü sadece kitap sayfaları arasında geçirmiş sıradan bir kitap kurdu, tanıdık, bildik, kuru bir bilgi ve malumat sahibi hoca veya ilim-fikir adamlarına benzemezdi.

Çok sistematik, çok pratik, çok bilgili, çok iyi bir ilim insanıydı. Hocanın ilmi ahlakından, ahlakı ilminden, aklı da hepsinden üstündü.

Kendi halinde, sessiz, sedasız, iddiasız, sakin, sade, gösterişten uzak, içine dönük bir hayat yaşamış; kendini Allah’a, dinine, davasına, Hakk’a, hakikate ve Müslümanlara hizmete adamış, gelecek nesillerin gönüllerinde ebediyen yaşamayı hak etmiş bir hizmet eriydi.

Hoca hakkında yine kitaptan devam edelim:

“Ali Yakup hoca, çağımız Müslümanlarının en çok ihmal ettikleri, fakat aslında en çok muhtaç oldukları ilmi ve fikri sahalarda temayüz etmiş âlimdir.

Ömrünü bu yolda tüketmiş; ilmiyle, irfanıyla, kültürüyle, fikir ve düşünceleriyle, idealleriyle, hayatıyla, ahlakıyla, takvasıyla, iman ve ihlasıyla, samimiyet ve içtenliğiyle, vefasıyla, dostluğuyla, gayret, azim ve kararlılığıyla, hicretiyle, mücadelesiyle, tevazuuyla, örnek bir dava, ilim, fikir, mücadele ve ideal insanıydı”.

Ruhu için el-Fatiha.

………………

Eser hakkında: İnkılab Yayınları; 0212-524 44 99 www.inkilab.com.tr 

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle