Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nu tanıyanların kaleminden
Dünkü yazımızda Ahmet Hikmet Müftüoğlu hakkında Ötüken’den çıkan kitaptan söz etmiştim ama böyle güzide bir insanı o kadarla bırakmaya yüreğim el vermedi.
Birkaç yıl önce merhumun iki kitabını -Çağlayanlar ile Gönül Hanım’ı- okumuş, yaşadığı devirde, -üstelik her türlü imkâna sahip olmasına rağmen-, milletini ve devletini kucaklamış bir münevver olmasından dolayı sevmiştim.
Yeri gelmişken bir küçük hatırayı paylaşayım. Ankara’da köklü yayıncılarımızdan Akçağ Kitapevi vardır. Sahibi merhum Ahmet Hikmet Ünalmış idi.
30 Ocak 2020 tarihinde vefat etti. Merhumun yayıncılığımıza büyük hizmeti geçmiştir. Umarız geride kalanlar onun bu azim ve gayretini sürdürürler.
Ahmet Ünalmış merhumun, “Hikmet” ilavesi sonradan nüfusa kaydedilmiş bir isimdir. Ahmet Ünalmış, Müftüoğlu’nun “Çağlayanlar” kitabını henüz ortaokul sıralarında okumuş ve çok etkilenince nüfus müdürlüğüne müracaat ederek, ismine “Hikmet” ilavesini yaptırmış. Her ikisine de rahmet olsun.
•
Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nu daha önce genişçe anlatan isimlerden birisi de rahmetli Fevziye Abdullah Tansel’dir. Müftüoğlu hakkındaki önemli kaynaklardandır.
Kim Ne Dedi:
Halit Ziya Uşaklıgil:
-“O hem kendi neslini hem kendisinden sonra gelen nesli der-aguş (kucaklamış) azim ve necip birsi idi ki, oradan daima bitmez, tükenmez bir feyz ile vatanı için, milleti için, lisanı için berrak ve nezih bir aşk feveran ederdi”.
Ahmet Haşim:
-“Asil çehresi, mahrem ve ilhamlı konuşması, ona üzerimizde nadir bir tesir gücü vermişti. Nice yüksek ehliyetleri üzüntüye düşürmüş olan şu konusuz edebiyat dersine kıymet ve mana veren ilk ve son insan benim için”.
Abidin Daver:
-“Edebiyat derslerinde sıfıra yakın numara alanlar bile onun temiz ve kibar hüviyetinden intişar eden samimi ve ateşin milliyetperverliğine meftun olurlardı. O talebeye hürmet ve muhabbet telkin eden, kendini sevdiren güzide bir hoca idi.
Bazı edipler, muharrirler, muallimler vardır ki insan yazılarını okuyup da sonra onlarla temas ettiği vakit sükût-ı hayale uğrar.
Bu kişilerin yazdıkları temiz, kendileri kirlidir, eserleri güzel, kendileri çirkindir, sanatları yüksek, kendileri pespayedir, fikirleri ulvi, kendileri bayağıdır”.
Hamid Refik Bey: (Yeğeni)
-“Vakur, mütevazı, nazik, herkese hürmet eden ve mukabilinde hürmet bekleyen, minnet altında kalmak ve başkasına yük olmaktan, kalabalıktan, gösterişten hoşlanmayan bir seciyeye sahipti; bilhassa kozmopolitlikten, ecnebi perestlikten müteneffirdi (sevmezdi).
•
Ezcümle:
Ahmet Hikmet Müftüoğlu Macaristan’da (1912) konsolos iken “Gül Baba Türbesini” bakımsızlıktan kurtarır ve ihya eder.
Ayrıca Sultan Abdülmecid devrinde (1843) tarihinde kurulan ve II. Abdülhamid Han zamanında tam faaliyete geçen, bugün ise Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresine bağlı Hereke Halı Fabrikasına ipek seccadeler yaptırır, seccadeleri de Hattat Halid’e yazdırdığı levhalarla süsleyerek türbeye serdirir.







