2021 Yılı İstiklal Marşı Yılı Oldu
Nazar değmesin ama bugünleri de gördük şükür. Mehmed Âkif ve İstiklal Marşı, yüz yıl önce olduğu gibi bir kere daha birleştirdi.
Tereddütlü ve soru işaretli sevinme olsa da memleketim ve milletimiz adına hayırlı olur inşaallah. Tabi yine de tedbirli sevinmekte fayda vardır.
Tereddütlü sevinmenin izahına gerek yok fakat kıyısından geçelim.
Milli meselelerde devletimizi ve halkımızı hep açığa düşürenlerin, İstiklal Marşı ve Âkif hususunda birlikte oluşları, ister istemez soru işaretlerine sebep oldu. Bu sebebi yabana atmamalı ve bir kenarda durmalı.
Türkiye Yazarlar Birliği Mehmet Akif Araştırmaları Merkezinin çağrısı, çabası, çalışmaları haklı meyvesini verdi ve 2021 senesi, TBMM tarafından “İstiklal Marşı Yılı” ilan edildi.
Haberin duyulmasından bu yana sevincime diyecek yok. Hele hele beş partinin ortak teklifiyle kabul ederek kanunlaşması harika oldu.
Bu hususta TBMM Başkanı Mustafa Şentop’a teşekkür etmeli.
AK Parti, CHP, HDP, MHP ve İP’in ileri gelenleriyle görüşmeler yaparak milletimiz adına güzel bir karara imza attılar ve TBMM’de kabulü için şu önergeyi verdiler:
“100 yıl önce kaleme alınan ve şairi merhum Akif’in kahraman ordumuza ithaf ettiği bu marş, milletimizin tüm fertlerinin aynı heyecan ve imanla verdiği İstiklal Harbinin manifestosudur. Varlığımıza ve birliğimize yönelik her tehdit karşısında, ‘nazlı’ ve ‘şanlı’ hilalin altında toplanmaya hazır milletimizin ortak vicdanı, yüreği ve iradesidir”.
Bu karara göre 2021 yılı boyunca bütün kamu kurum ve kuruluşları tarafından, İstiklal Marşının muhtevası, Milli Mücadelenin nasıl bir ruh ve inançla kazanıldığı ve Mehmed Âkif’in hizmetleri çeşitli programlarla anlatılacak.
Mehmed Âkif Ersoy milletin adamıdır. İstiklal Marşı ve Çanakkale Şehidleri başta olmak üzere bütün yazıları, vaazları, şiirleri milletimize aittir.
Mehmed Âkif’in resmi hiçbir mirasçısı yoktur. Nasrettin Hocanın hesabı, suya gitmeden suya gideni “testiyi kırma” diye uyarmalı. Merhumun tek mirasçısı milletimizdir.
Türkiye Yazarlar Birliği Mehmed Âkif Araştırmaları Merkezi gibi dertleri sadece İstiklal Marşı ve Mehmed Âkif olan kuruluşları istisna tutarak şunları hatırlatmalıyız.
Geçenlerde de yazmıştım. Mehmed Âkif’e iki bakış var memleketimizde. Birincisi, “rant”, ikincisi “hizmet” bakışı.
Mehmed Âkif hayatı boyunca ki, -bütün hayatını ve şahitlerini okudum- ömrü boyunca hiç kimseye rant kapısı olmadığı gibi o kapılardan şeytandan kaçar gibi kaçmıştır.
Yine ömrü boyunca kimseye tenezzül etmemiş, kimseye karşı yüzsuyu dökmemiş, kalbine inandığı, samimiyetine inandığı insanların sofrasına oturmuştur.
Ezcümle:
TBMM’nin yüz yıl önce aldığı bir karar gibi bu kararının da uygulanabilmesi için Âkif üzerinden rant devşirecek projelere ve bütçelere dikkat etmek lazım.
Hiç olmazsa İstiklal Marşımızı sömürmeyelim, sömürttürmeyelim.







