• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

‘Para değil, ticaret yapma imkânı istiyoruz’

Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı, Yavru Vatan ekonomisinde en büyük sıkıntının ambargoyla birlikte yerli üretimin durması olduğunu söyledi. KKTC’ye yönelik ambargolara karşın hiçbir yaptırım uygulanmadığını ifade eden Çıralı “Bu yüzden bütün s

Yeniakit Publisher
2013-05-03 22:11:00 - 2013-05-03 22:12:32
‘Para değil, ticaret yapma imkânı istiyoruz’

KKTC’nin nabzını tutuğumuz yazı dizimizin bu bölümünde söz ekonomi çevrelerinde… Görüştüğümüz STK temsilcileri, ekonomide en büyük problem olarak KKTC’ye yönelik ambargoyu gösterirken, Türkiye’den beklentilerini “Bize para değil, ticaret yapma imkanı verilsin” sözleriyle ifade ediyorlar.  
Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı, yavru vatanda yaşanan ekonomik problemleri gazetemize anlattı. Ülkelerine uygulanan ambargolara rağmen kendilerinin hiçbir yaptırım veya vergi uygulamadığını vurgulayan Çıralı, “Bu yüzden bütün sektörlerin yabancı ürünleri tercih etmesi ile beraber yerel üretim durdu. 1,5 milyar dolar ticaret açığımız var, hayat pahalı” dedi.
Küçük bir ada oldukları için ilk önce turizm sonra da yüksek öğrenim sektörünün ekonominin lokomotifi olarak seçildiğini kaydeden Çıralı, “Fakat şimdiki yapısı ile sürdürülebilir yapıda değildir. İhracat ithalat rakamlarına baktığımız zaman 1,7 milyar dolar ithalatımız var, buna karşılık da 120 milyon dolar ihracatımız var. 1,5 milyar dolar ticaret açığımız vardır. Bu ticaret açığını turizm gelirlerinden ve diğer lokomotif seçtiğimiz sektörlerin gelirlerinden kapatmamız lazım; ama bu yapı ile mümkün değildir. Turizm gelirleri 450 milyon yüksek öğrenim katma değeri 300-350 milyon civarındadır. Bu iki sektörün ekonomiye kazandırdığı toplamda 800 milyondur. Bununla beraber 800 milyon-1 milyar dolara yakın cari açığımız vardır. Cari açığı kapatabilmek için ihracatçı artırmamız lazım ve de turizm ve yükseköğrenim sektörlerinin ülke ekonomisine verdiği desteği arttırmak lazım. Bu katma değeri arttırmak için burada üretilen ürünler bu sektörlerde kullanılırsa cari açık bir nebze olsun kapatılabilir” diye konuştu.
Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinin KKTC’ye ambargo uyguladığını fakat kendilerinin her şeyi onlardan ithal ettiğini dile getiren Çıralı, “Bunun önünde hiçbir engel ve vergi de yok. İthalat rejimini düzeltmek lazım ki yerel ürünlerin kullanımı teşvik edelim. Burada üretilen portakal suyunu biz yurt dışına ambargolar sebebiyle satamıyoruz ama buna karşılık biz her sene 3-4 milyon dolar vererek yurt dışından portakal suyu alıyoruz. Gelen turistler ve öğrencilere bu portakal sularını içiririz. Bu politika yanlıştır. En azından kendi portakal suyumuz kullanarak bu paraların çıkışını engelleyebiliriz. Bununla beraber bölgede en iyi patates Kuzey Kıbrıs’ta yetişir ama onu da 10-15 milyon dolar vererek dışarıdan alırız. Bu dış alımları engeller ve yerli üretime destek verirsek ülke ekonomimize ciddi katkılar sağlarız.” ifadelerini kullandı.
“İTHAL ÜRÜNLERE VERGİ KOYMAMIZ GEREKİYOR”
Kuzey Kıbrıs ekonomisinin iyileşmesi için ülkede var olan potansiyelin kullanılması ve onlara göre politikaların üretmesi gerektiğinin altını çizen Çıralı, “Eğer ithalatını yasaklamanız gerekiyorsa yasaklayacaksınız, yüksek vergi koymanız gerekiyorsa koyacaksınız. Hollanda’dan Türkiye’ye giren peynire yüzde 180 vergisi koyuluyor böylece yerli firmalar destekleniyor.Burada da bizim hellimimiz vardır. Ama vergi olmadığı için rahatça giriyor ve bizim peynir sektörü yok oluyor. 16 milyon dolar peynir ithalatı yapıyoruz. Yapılması gereken basit para istemeyen tedbirlerle bu paralar burada kalır ve yerli üretici teşvik edilir” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE BİZE PARA DEĞİL, TİCARİ İMKAN VERSİN”
Çıralı sözlerini şu şekilde tamamladı: “Türkiye’den beklentimiz, bize Türkiye pazarını kayıtsız şartsız açmasıdır. Burada ürettiğimiz ürünlerin Türkiye pazarına daha rahat daha kolay girmesinin önünün açılmasını istiyoruz. Bizim talebimiz odur. Biz para istemiyoruz. Biz daha fazla ticaret yapma imkanı istiyoruz. Türkiye pazarı bize açılsın. Türkiye kendi imalatçısını korumak için dış ülkelere yaptığı yaptırımların aynısını bize de uyguluyor, bunu kaldırmasını talep ediyoruz.”
ARMATÖR GÜVENİR: “DENİZCİLİK
SEKTÖRÜ TIKANDI”
Armatör Niyazi Güvenir ise, denizcilik sektörünün problemlerini şu şekilde anlattı: “Ada ülkesi olduğumuz için denizcilik bizim var olmazsa olmazımız. Ancak gelen hükümetler denizcilik konusunu pek ciddiye almamışlardır. Geldiğimiz noktada örneğin son üç yılda iki kat artan mazot giderleri bunun yanında liman giriş-çıkışlarında ödenen ücretlerin artması denizcilik sektörünün tıkanmasına sebep olmuştur. Yolcu taşıma olayı son 5 yılda yüzde 300 civarında düşmüştür. Özellikle deniz yolcularına uygulanan çıkış vergisi kaldırılmalı. Bilet fiyatına yakın çıkış vergisi var. Devlet hava taşımacılığına yaptığı desteği deniz taşımacılığına yapmıyor bu politikayı değiştirmesi lazım. Hükümetin denizcilik sektörünü teşvik etmesi, krediler vermesi ve vergilerin düşürülmesi gerekir.”

‘MÜSİAD AMBARGOLARI ORTADAN KALDIRACAK’
Kuzey Kıbrıs’a uygulanan ambargolar MÜSİAD’la ortadan kalkacak. Kendi tabirleriyle ‘Müslüman İşadamları Derneği’ MÜSİAD’ın Kıbrıs Başkanı Okyay Sadıkoğlu, amaçlarının Kıbrıs Türk halkının iktisadi hayatta MÜSİAD’la beraber hareket etmesini sağlayarak dünyaya açılmak ve böylelikle ambargoları yıkmak olduğunu söyledi.
Mart 2013’te işbaşına gelen Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Kıbrıs Başkanı Okyay Sadıkoğlu, Kıbrıs’ta yürütecekleri faaliyetler hakkında gazetemize açıklamalarda bulundu. Sadıkoğlu,  amaçlarının Kıbrıs Türk halkının iktisadi hayatta MÜSİAD’la beraber hareket etmesini sağlayarak dünyaya açılmak ve böylelikle ambargoları yıkmak olduğunu söyledi.
“İNANÇLI İNSANLARIN ÖNÜ TIKANDI”
MÜSİAD’ı, ahlaklı ve İslam şuurunda insanların oluşturduğu bir ticari ve sosyal yapı olarak değerlendiren Sadıkoğlu, 1990 yılında kurulan MÜSİAD’ın 1997 yılında da Kuzey Kıbrıs’ta da bir temsilcilik açtığını fakat aradan geçen 15 yılda bu temsilciliğin hiçbir şey yapmadığını söyledi. Bunun sonucu olarak 15 yıldır inançlı Kıbrıs Türkü’nün iktisadi olarak atılım yolunun tıkandığını vurgulayan Sadıkoğlu, “2012 yılında MÜSİAD’dan bize teklif geldi ve biz de yetki aldık. Hem Türkiye’deki MÜSİAD’ın hem de 15 yıl önce burada kurulan Kıbrıs MÜSİAD’ı genel kurulla devraldık” dedi.
“MÜSİAD’LA DÜNYAYA AÇILACAĞIZ”
MÜSİAD’ın dünyayla teması ile milyarlarca dolar ihracatı olduğunun altını çizen Sadıkoğlu, “Bununla beraber kuruluşun 1,5 milyondan fazla çalışanı ve Türkiye’nin GSMH’sına yüzde 15’den fazla katkısı var. Amacımız böyle büyük bir kuruluşla beraber hareket ederek Kıbrıs Türk halkını dünyaya açmak ve böylelikle ambargoları yıkmak. Ayrıca doğru kazancın helal kazanç olduğunu göstermek” diye konuştu.
“KIBRIS’IN KADERİ GECE
KULÜPLERİ DEĞİL”
KKTC’nin kaderinin gece kulüpleri ve kumarhaneler olmadığını vurgulayan Sadıkoğlu, “Biz Kıbrıs MÜSİAD olarak üreticimizden hellim peynirimizi alıp, zeytinimizi alıp, narenciyemizi alıp MÜSİAD aracığıyla ihraç edeceğiz. Kalite belgelerini çıkartıp uluslararası normlara getirdikten sonra ihraç edeceğiz. Gerekirse buraya KOBİ’ler şekline işletmeler kurup gerek iç pazara gerek güneye gerekse de MÜSİAD aracılığı ile dünyaya satacağız” şeklinde konuşu.
“YÜKSEK AHLÂK İLERİ TEKNOLOJİ”
MÜSİAD olarak herkesi kabul etmediklerini aktaran Sadıkoğlu, “İş, aile, iç hayatı, dünya görüşü bizde çok önemlidir. Dolayısıyla doğru, dürüst ve yüksek ahlak ileri teknoloji fikrini benimseyen herkes MÜSİAD’ın bu çalışmalarına iştirak edebilir. Biz helal kazanç olduğu sürece herkesle ticari ilişkilerde bulunuruz” ifadelerini kullandı.                             ¥ BİTTİ
 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23