• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

4 Ağustos 2008: Mutasavvıf Bandırmalı Ali Efendi'nin vefatı

Yeniakit Publisher
2023-08-04 06:09:00 -
4 Ağustos 2008: Mutasavvıf Bandırmalı Ali Efendi'nin vefatı

Onlar; yaşadıkları döneme çalışmalarıyla, eserleriyle damga vurup iz bırakarak gittiler. Bugün, Mutasavvıf Bandırmalı Ali Efendi'yi hayırla yâd ediyoruz.

Ali Öztaylan Efendi, 1914’de Üsküp’te doğmuş, küçük yaşta Bandırma’ya yerleşmiş gönül ehli bir insandı. Zâhirî tahsil îtibâriyle ilkokul mezunu. Bandırma’da kurduğu tatlıcı dükkanı ile geçimini temin etmiş. Ancak gençliğinde vakit buldukça İstanbul’a gidip zamanın önde gelen ilim, sanat ve tasavvuf erbâbı ile tanışmış, sohbetlerinden istifâde edip feyz almıştır. Tâhirü’l-Mevlevî’nin Mesnevî sohbetlerine iştirâk etmiş, kendisiyle dost olmuştur. Ali Efendi gençliğinde Nakşibendî meşâyıhından Ali Haydar Efendi’ye intisap ile mürîdi olmuş. Ali Efendi Prof. Süheyl Ünver, Sâmiha Ayverdi, Hasan Basri Çantay ve Neyzen Tevfik’in de husûsî dostu olmuştur.



Tek parti döneminde büyük sıkıntılar görmüş Ali Efendi. Tatlıcı dükkanında Fâtih Sultan Mehmed’in resmi ve besmele, hilye gibi levhalar bulundurduğu için “Osmanlı muhibbi” olmakla, “harf inkılâbına muhâlefet etmekle” suçlanmış. Evi uzun süre gözetim altında tutulmuş, sabah namazına kalkıp evinde lambayı yakınca niçin lambayı yaktığı sorulmuş, kendi evinde sabah namazı kıldığı için azarlanmıştır. Evindeki dînî kitaplara, özellikle Osmanlıca eserlerin çoğuna, yapılan baskınlarda el konmuş ve bir daha iâde edilmemiştir. Anlattığına göre, Behçet Kemal Çağlar konferansta bir konuşma yapmak için Bandırma’ya geldiğinde Ali Efendi’nin dükkanındaki Osmanlı’ya dâir resim ve bazı hat yazılarını görünce: Buranın sâhibi Osmanlı hayrânı gâlibâ, şununla bir tanışalım, demiş. Ali efendi’nin evine telefon açılmış ve Behçet Kemal’in bir grup muallim arkadaşıyla ziyârete gelmek istediği söylenmiş.



Ali Efendi bir saat sonra gelebileceklerini söylemiş. Ancak içinde bazı endişeler de varmış. Gusül abdesti alıp beklemeye başlamış. Misâfirler gelip izzet ikrâm yapılmış. Ali Efendinin endişe ettiği gibi hakâretâmîz sözler de sarfedilmemiş, sohbete saygılı bir üslup hâkimmiş. Derken Ali Efendi: Behçet Kemal Bey! Fakîr, ilk mektebi zor bitirmiş tahsili nâkıs bir insanım. Ancak zât-ı âlînizin birkaç şiiri hâfızamdadır. Onuncu yıl marşı isimli bir şiirinizde “On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan” diyorsunuz. Bu ifâdeyi keşke yarattık değil de yetiştirdik deseydiniz. Yaratmak Allah’a mahsustur. Bu sözünüz gayretullaha dokunabilir, demiş. Behçet Kemal: Bu mevzûyu kapatalım, demiş, ancak bu cümleyi yaklaşık on kez tekrarlamış ve yarı cinnet hâlinde yere yuvarlanmış. Yere çarpmanın tesiriyle ağzından burnundan kanlar gelmiş. Arkadaşları onu götürmüşler. Ancak bu yarı cinnet hâli geçmemiş ve on gün kadar sonra ölmüş. Ali Efendi, Menderes’in Demokrat Partisi’nin iktidar olduğu dönemde Ankara’ya gidip bir hafta orada kalmış, nazı geçen siyâsîlere ricâlarda bulunmuş ve Mezarlıklar Kânunu’nun çıkmasını sağlamıştır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

parçala behçet, onun ilah olduğunuz inanır, ona tapardı

bilin ki atatürk'ün kurduğu ankara'ya atatürk'ün yolundan yürünerek girilir. anıtkabre gidip de yürekten baş eğmeyen günü gelir çarpılır, düşer, yere serilir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23