Uzman isim net konuştu: İftar ve sahurda yapılan beslenme hataları ve karaciğer ilişkisi...
Uzman isimden karaciğer sağlığı ile ilgili çok konuşulacak açıklamalar geldi.
Uzman isimden karaciğer sağlığı ile ilgili çok konuşulacak açıklamalar geldi.
Ramazan ayı, oruç tutanlar için manevi bir değer taşırken, sağlığımızı da etkileyen önemli bir süreçtir. Oruç tutarken, beslenme düzenimizdeki değişiklikler karaciğer sağlığını doğrudan etkileyebilir. Özellikle uzun süreli açlık, yetersiz beslenme ya da yanlış gıda tercihleri, karaciğerin işlevlerini zorlayabilir. Peki Ramazan ayında karaciğer sağlığı nasıl koruma altına alınır? Dr. Ali Vardar Sena Akşam'a konuştu.
Ramazan ayında karaciğer sağlığını korumak için nelere dikkat etmeliyiz? Karaciğerin sağlıklı çalışması için nasıl bir beslenme düzeni izlenmeli? Oruç tutarken karaciğerimizi yormamak için nelere özen göstermeliyiz?
Uzun Süre Aç Kalmak veya Aşırı Hızlı Kilo Vermek; Aşırı kilo kadar uzun süren aç kalmaya neden olan diyetler ya da kısa sürede hızlı kilo vermek de karaciğer yağ metabolizmasında dengesizliğe neden olur. Bu da karaciğer iltihaplanmasını ve yağlanmasını tetikler.
Ölçülü oruç tutmak karaciğer sağlığı için güvenli ve potansiyel olarak faydalı olabilir, ancak aşırı oruç karaciğeri zorlayabilir.
Bazı karaciğer hastalarının oruç tutabileceğini; hatta orucun bu hastalar için yararlı olduğunu dile getiren uzmanlar; 'Oruç her karaciğer hastasını olumsuz yönde etkilemez. Karaciğer hastalığının çeşidine bağlıdır. Karaciğer yağlanması olan hastalar oruçtan çok fayda görebilir, uygun bir şekilde tutulan oruçla karaciğerdeki yağlanma azalabilir; hatta kaybolabilir.
Karaciğer yağlanması için önlem alınmazsa, bu durum ilerleyerek karaciğer iltihabına (kronik hepatit) ve daha da ilerlerse kronik karaciğer yetmezliğine neden olabilir. Özellikle kronik karaciğer hastalığı (kronik hepatit) olan kişiler, oruç tutmaya başlamadan önce hekim kontrolünden geçip, hekimlerinin önerilerine göre hareket etmeli. İftarda ve sahurda yediklerine özen göstermeli, gereğinden fazla yemek yerine, dengeli ve ölçülü miktarlarda beslenmeye dikkat etmeli.
Alkole bağlı karaciğer ve pankreas hastalıkları bulunan kişiler için Ramazan ayı, alkolden uzaklaşmak için iyi bir fırsat olabilir. Böylelikle hastalıkları için kalıcı bir çözüm elde etmiş olurlar. Karaciğer hastalığının ilerlemesi durabilir ve kişi bu dönemden sonra karaciğeri normal olan kişilerinki gibi bir yaşam sürebilir. Ancak kişide son evre karaciğer yetmezliği (siroz) varsa oruç tutulması uygun değildir.
Ramazan ayında uzun süreli açlığın ardından iftarda hızlı ve aşırı yemek yemenin sindirim sistemi başta olmak üzere metabolik dengeyi olumsuz etkiler. Aşırı yemek yemenin kalp ve dolaşım sistemi üzerinde de etkileri bulunmaktadır. Sindirim için mide ve bağırsaklara yönelen kan akışı, kalbin yükünü artırabilmektedir. Özellikle yaşlı bireyler ve kronik hastalığı olanlarda çarpıntı ve halsizlik gibi şikâyetler daha sık ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca hızlı yemek tokluk mekanizmasını bozmaktadır. Beynin 'doydum' sinyalini geç algılaması, farkında olmadan fazla enerji alımına neden olmaktadır.
Gün boyu boş kalan mideye kısa sürede büyük porsiyonlarda besin alınmasının, mide hacminin ani şekilde genişlemesine neden olur. Bu durum şişkinlik, mide ağrısı, hazımsızlık ve reflü şikayetlerini beraberinde getirmektedir. Hızlı yemek, yeterli çiğnemenin önüne geçtiği için sindirim sürecini daha da zorlaştırmaktadır.
Reaktif hipoglisemi yani ani şeker düşmesi de görülebiliyor
Uzun açlık sonrası özellikle karbonhidrat ağırlıklı ve hızlı tüketilen öğünlerin kan şekerinin ani yükselmesine yol açar. Buna bağlı olarak insülin salınımı artar ve kısa süre sonra halsizlik, baş dönmesi ve uyku haliyle kendini gösteren reaktif hipoglisemi görülebilmektedir. Bu dalgalanmaların uzun vadede insülin direnci ve kilo artışı riskini artırmaktadır.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23