İdeolojik aidiyetlerini bir yaşam biçimi haline getiren ve ayaklarına taş batsa hükümetten bilen seküler yobazlar, özel yaşantılarındaki sorunları bile hükümet kaynaklı olarak lanse ediyor. Gayri ahlaki yaşam biçimlerinin bir yansıması olarak yaşadıkları problemleri kamuoyundan gizleyebilmek adına AK Parti iktidarını suçlayıcı bir dil geliştiren müzmin muhalifler iğrenç bir algı operasyonu yürütüyor. Barış Atay, Nevşin Mengü, Bedri Baykam ve CHP’li Mümtaz Şener gibi isimler şahsi meselelerinin bir yansıması olarak karşılaştıkları şiddet olaylarının azmettiricisini ‘hükümet’ gibi göstererek kamuoyunu bilinçli olarak yanıltıyor. DAYAĞI MEYHANEDE YEDİ FATURAYI HÜKÜMETE KESTİ İdeolojilerinin kölesi olan, milli iradeye küfreden, ayaklarına değen her taştan AK Parti’yi sorumlu tutan azgın azınlığın ahlaksızlığı bir kez daha tescillendi. Her meselede siyasi çıkar elde etmek için manipülasyon girişiminde bulunan laikçi zihniyetin ağlaması da, öfkesi de hep yalan çıkıyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya alçakça sözler sarf eden terörist sever Barış Atay’ın, Kadıköy’de bar çıkışı saldırıya uğramasının faturası hükümete kesildi. Gerçek ise çok geçmeden anlaşıldı. Evli bir kadınla barlarda düşüp kalkan Atay’ın, olayın duyulmaması için iktidarı ve Süleyman Soylu’yu hedef aldığı öğrenildi. Gayrimeşru ilişki yaşadığı gerekçesiyle dayak diyen Atay, saldırının hemen ardından utanmazca sözler sarfetmişti. “Bu iktidarı yıkmak konusunda eminiz” diyen Barış Atay, şunları söylemişti: “Bu ülkede herhangi bir devrimci için yapabilecekleri şey karanlık bir sokakta arkadan beş kişi saldırmaktır. Süleyman Soylu bir bakan değildir, çete lideridir. Herkesi tasfiye etmek için kullanılışlı bir aparattır.”