Etkinliğin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise fibromiyaljinin günlük yaşamdaki etkilerini deneyimleten özel alanlar oldu. “Dikenli sandalye” kurgusu kaslarda hissedilen sürekli gerginliği simüle ederken, “ağır ütü” metaforu nesnelerin olduğundan daha ağır hissedilmesini deneyimletti. Sert klavye ve mouse düzeneği basit motor becerilerde yaşanan zorluklara dikkat çekerken, “yatağı taşıma” metaforu dinlenmeden uyanma hissini somutlaştırdı. Bu deneyim alanları, hastalığın görünmeyen etkilerini görünür ve hissedilir hale getirerek güçlü bir empati alanı oluşturdu. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen “Görünmeyen Ağrılar” film gösterimi de hastalığın bireyler üzerindeki etkisini çarpıcı bir anlatımla ortaya koydu. Gösterimin ardından söz alan Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkan Yardımcısı Dr. Işık Akgöl, fibromiyaljinin dünyada yüzde 2-4 sıklıkta görüldüğünü ve Türkiye’de bu oranın yüzde 8 oranında rapor edildiğini açıkladı. Dr. Akgöl; “Fibromiyalji, çoğunlukla kadınlarda görülür ve nadir olarak erkeklerde ve çocuklarda da görülebilir. Özellikle çocuklarda tanı akla zor gelir ve atlanabilir. Hastalık şu 4 ana şikayet ile karakterizedir: 6 aydan uzun süren kronik ve yaygın ağrı, uyku bozukluğu, fibrofog adı verilen konsantrasyon bozukluğu ve sistematik düşünmede güçlük ile seyreden bir tablo, duygu durumda bozulma ve sıklıkla depresyon, düşük enerji, kronik yorgunluk, tükenmişlik. Ağrıyı taşıyan nörolojik yollar ve ağrıyı beyinde işleyen merkezlerin bir ayarlama hatası var ve sonuçta aşırı duyarlılık hali ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu.