Eşi ile birlikte istifa etmelerinin ardından çevreden aldıkları tepkilere de değinen Çakmak, “İlk etapta çok zor oldu. ‘Nasıl yaparsınız, şehir hayatını nasıl bırakırsınız, nasıl gidersiniz, ikiniz birden nasıl istifa edersiniz’ gibi çok fazla tepki aldık. Ama biz şu an ‘İyi ki yapmışız’ diyoruz. Şehir hayatının karmaşasından ve gürültüsünden, o robotikliğinden çıkıp, özgür bir hayata kavuştuğumuzu hissediyoruz. Çocuklarım ilk başta burada çok sıkılacaklarını düşünüyorlardı. İnternet ve teknolojiden uzak bir hayatları olacakları için endişelendiler. Ama, geldikleri ilk günden itibaren burada bambaşka bir hayatla tanıştılar. Doğa ile hayvanlarla, ağaç ve bitkilerle arkadaş gibi oldular” ifadelerini kullandı. Doğal yaşama dönme kararını daha önce almadıkları için pişman olduklarını da sözlerine ekleyen Halim Yahya Çakmak, “Biz özgür yaşıyoruz. Sabahleyin kalkmamızı gerektirecek bir saat yok. Ama yine de doğada yaşadığımız için bol oksijenden dolayı erken uyanıyoruz. Sabah ilk işimiz tavuklarla uğraşmak oluyor. Onların yumurtalarını toplayıp yemlerini veriyoruz. Onları dışarı çıkarıyoruz. Bahçemizin bakım işleri ile uğraşıyoruz. Tüm gün doğadayız. Eğer imkanları varsa bence hiç beklemesinler. Çünkü bizim buraya geldiğimizden beri en çok söylediğimiz şey, ’10 sene önce neden yapmadık’ sözleri oldu” dedi.