• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
7
Yeniakit Publisher
Denizin 4 bin 700 metre altında şaşırtan keşif! Tam 200 bin varil bulundu

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Denizin 4 bin 700 metre altında şaşırtan keşif! Tam 200 bin varil bulundu

Kuzeydoğu Atlantik'te yapılan derin deniz dalışlarında, 20. yüzyılda atılan 200 binden fazla nükleer atık varilinin sızdırdığı ve aşındığı doğrudan görüntülendi. Radyoaktif maddelerin canlılara etkisi araştırılırken, bilim insanları bu çalışma karşısında hayrete düştü.

#1
Foto - Denizin 4 bin 700 metre altında şaşırtan keşif! Tam 200 bin varil bulundu

Gözden ırak, derin denizlerde yıllardır unutulmuş büyük bir tehdit su yüzüne çıktı. Kuzeydoğu Atlantik'in derinliklerinde yürütülen kapsamlı bir araştırma, yarım asır önce okyanusa terk edilen binlerce varil nükleer atığın durumunu gözler önüne serdi. Ortaya çıkan tablo ise hiç iç açıcı değil.

#2
Foto - Denizin 4 bin 700 metre altında şaşırtan keşif! Tam 200 bin varil bulundu

Araştırma gemisiyle yola çıkan 30 kişilik bilim insanı ekibi, Mayıs-Haziran 2026 tarihleri arasında Nautile adlı insanlı denizaltıyla 20 dalış gerçekleştirdi. Yaklaşık 4.700 metre (yaklaşık üç mil) derinliğe inen ekip, geçmişte sadece uzaktan görüntülenebilen atık sahasını doğrudan inceleme şansı buldu.

#3
Foto - Denizin 4 bin 700 metre altında şaşırtan keşif! Tam 200 bin varil bulundu

Gördükleri şey, okyanus tabanına saçılmış, aşırı derecede korozyona uğramış ve parçalanmış metal varillerdi. Hatta bazı varillerden sızan atıkların okyanus tabanındaki çamura karıştığı net bir şekilde belgelendi.

#4
Foto - Denizin 4 bin 700 metre altında şaşırtan keşif! Tam 200 bin varil bulundu

RADYOAKTİF SIZINTI TESPİT EDİLDİ Bu sadece görsel bir kirlilik değil. Araştırmacılar, denizaltındaki hassas cihazlarla yaptıkları ölçümlerde, atık sahasındaki radyonüklid (radyoaktif atom) seviyelerinin bölgede beklenen normal değerlerin üzerinde olduğunu tespit ettiler. Atıkların "işaretçisi" olarak kabul edilen Kobalt-60 ve Niyobyum-94 gibi izotopların yanı sıra, nükleer denemelerden veya kazalardan da kaynaklanabilen Sezyum-137 ve Amerikyum-241 de saptandı. Kaynağı kesin olarak ayırt etmek zor olsa da (kalabalık bir odada tek bir sesi seçmeye benziyor), varillerin hemen yanındaki ölçümler sızıntının varlığını kanıtlıyor. 2025 yılındaki ön çalışmalarda da benzer radyoaktif izlere rastlanmıştı.

#5
Foto - Denizin 4 bin 700 metre altında şaşırtan keşif! Tam 200 bin varil bulundu

Bu varillerin sonsuza kadar sızdırmaz kalması zaten planlanmamıştı. Nitekim 20. yüzyılın ikinci yarısında uygulanan atık bertaraf stratejileri, beton veya bitümle karıştırılan düşük seviyeli nükleer atıkların metal varillerle okyanusa bırakılmasını ve zamanla bu atıkların kademeli olarak denize karışarak dağılmasını öngörüyordu. Şimdi, bu sürecin ne aşamada olduğunu ve çevreye etkilerini anlamaya çalışıyoruz. Kuzeydoğu Atlantik'te 200.000'den fazla varil olduğu tahmin ediliyor ve bunlardan 46.000'den fazlası sadece Fransa tarafından 1967 ve 1969 yıllarında atılmıştı.

#6
Foto - Denizin 4 bin 700 metre altında şaşırtan keşif! Tam 200 bin varil bulundu

YENİ BİR YAŞAM ALANI MI, TEHLİKELİ BİR TUZAK MI? Deep-sea tabanı aslında boş bir çöl değil; mikroplar, balıklar ve omurgasızlar için bir ev. Araştırmacılar, çürüyen nükleer atık varillerinin üzerinde ve çevresinde anemonlar, süngerler ve yengeçler gibi canlıların yaşamaya başladığını gördüler. Sanki yumuşak okyanus tabanındaki bu sert metal adacıklar yeni bir yaşam alanı oluşturmuş gibi. Ancak bu yakın temas, korkutucu bir soruyu da beraberinde getiriyor: Bu canlılar radyoaktif maddeleri bünyelerine alıyor mu? Bilim insanları bu sorunun cevabını aramak için varillerin çevresinden tortu, su ve canlı örnekleri topladılar. Laboratuvar ortamında yapılacak aylar süren analizler, radyoaktif maddelerin ne kadar uzağa yayıldığını ve derin deniz organizmalarına geçip geçmediğini ortaya koyacak. Şu aşamada, ekosistemin kesin bir tehlike altında olduğunu söylemek veya tam tersine her şeyin yolunda olduğunu iddia etmek için henüz çok erken. Sızıntının boyutu ve ekolojik risk analizleri, bu "unutulmuş" atıkların okyanus sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerini belirleyecek. Bu derin deniz araştırması, on yıllardır süren belirsizliği aydınlatmak için atılmış önemli bir adım olsa da, asıl hikaye laboratuvar sonuçlarıyla yazılacak.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23