Timur Han’ın Ankara Savaşı sonrasında oluşturduğu boşluklardan birine Safeviler yerleşmiş, Osmanlı’nın on birsene sürenkanlı ve kaotik ortamından yararlanarak büyümüş, güçlenmişti. Güçlenmiş de gözünü Anadolu’ya dikmişti.

Şah İsmail’in “mürit” görüntülü müfritleri Anadolu’da cirit atıyor, yer yer ayaklanmalar çıkarıyor, merkezin gücü Anadolu’nun özellikle bazı bölgelerinde etkisiz kalıyordu.

Osmanlı bir kere daha “varlık”la, “yokluk” arasına sıkışmıştı: O kadar ki, devlet hayatının devamı, Şah İsmail’in bertaraf edilmesine bağlı hale gelmişti. Bu durumda, sadece Yavuz değil, dün ve bugün, sorumluluğunun idraki içinde bulunan hiçbir yönetici “nemelâzım” diyemez.

Şah’ın üzerine hışımla yürümek zorundaydı. Şeyhülislamın “fetva”sını aldı ve Çaldıran yoluna düştü.

Çaldıran yolu meşakkatli bir yoldu. Üstelik Şah, çocukluğundan gelen “kaçma” güdüsüyle (babası öldürüldükten sonra, bir süre zindanda kalmış, kaçtıktan sonra da yıllarca saklanmıştı) sürekli çekiliyor, çekilirken de ekinleri ateşe veriyor, evleri yakıyor, su kuyularını zehirliyordu. Osmanlı Ordusu bozkırda aç-susuz yol almak durumunda kalmıştı.

Zorlu yolculuğa Şah’ın casuslarının kışkırtmaları da eklenince, yeniçeri ayaklanıp Yavuz’un çadırına ok ve kurşun yağdırmaya başladı.

Yavuz atına atladı ve kışkırtılmış kalabalığın arasına daldı. 

“Biz henüz kastettiğimiz yere varmadık” diye hitap etti isyancı yeniçerilere, “düşmanla karşılaşmadık, dönmek ihtimali yoktur, hattâ bunu düşünmek bile hayaldir. Teessüf olunur ki, Şah’ın maiyeti kendi efendileri yoluna can verdikleri halde, biz şerîat-ı Ahmediyye’ye muhalif hareket eden bunları yola getirmek için bu serhatlara kadar gelmişken, birtakım gayretsizler, bizi yolumuzdan geri çevirmek isterler…

“Biz, katiyen yolumuzdan dönmeyeceğiz. Ülülemre itaat edenlerle, kastettiğimiz yere kadar gideriz. Kalpleri zayıf olanlar, ehlü iyâllerini düşünenler ve yol zahmetini bahane edenler, kendileri bilirler. Dönerlerse dîn-i mübîn yolundan dönerler. Eğer bahane, ‘düşman gelmedi’ ise, düşman daha ileridedir. Er iseniz benimle beraber gelin ve illâ ben tek başıma da giderim!” 

Cesarete âşık olan yeniçeriler bu cesaret gösterisinden sonra, Padişah’ı takip etmeye başladılar. Nihayet ordular Çaldıran Meydanı’nda karşılaştı. Kanlı bir savaş sonucu Yavuz Padişah, Çaldıran Zaferi’ni (23 Ağustos 1514) kazandı. 

Bu zafer sadece Anadolu’yu değil, İstanbul’u da kurtardı. Daha da önemlisi, hilafetin yolunu Osmanlı’ya açtı.

Bazıları bu yüzden Yavuz Padişah’ı sevmez, hakkında iftiralar üretir, “Kırk bin Alevi’yi kesti” şeklinde algı operasyonu yaparlar.

Aşağıdaki sözler Yavuz Padişah’a aittir:.

“Ben bu saltanatı, ümmete hizmet içün pederumun elinden aldum ve ıslâh-ı âlem (insanların ıslahı ile mutluluğu) uğruna birader ve biraderzadelerimi (kardeşlerimi ve çocuklarını) feda eyledum... 

“Ben uykularımı, rahat ve huzurumu terk ile din-i mübînin te’yidine uğraşıyorum. Eğer İslâmı ihyâ etmek (geliştirmek, hayata geçirmek, yaşamak ve yaşatmak) maksudunuz (isteğimiz, niyetiniz) değilse, benum de nefs-ül emirde saltanata kat’a hevesum yoktur.” (eğer bu yoldan hedefe gidemeyeceksem, sizin de böyle bir amacınız bulunmuyorsa, padişahlıkta gözüm yoktur)…

Kalıcı hedefi olan ve merhameti elden bırakmadan hedefine yürüyen yöneticilere selam olsun! 

 

YORUMLAR
600

Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Salih

Ne güzelde övüne övüne anlatiyorsunuz .Peygamberimizin savaslari nasildi

Cevapla

alex denito

yavuz bey tekrar selamlar EFENDIM dun Aksum YORUM GONDERDIM CIKMADI ELINIZE GECTIMI EFENDIMSAYGILAR

Cevapla

yavuz bahadıroğlu

Bana tarih dersi vermeye kalkışan tüm cahil cühelaya: Meşhur tarihçimiz Kemâl Paşa-zâde III. defterde, Murad Hüdâvendigâr'ın emrindeki Osmanlı ordusunun 1360 (H. 762)'de Çorlu'ya düzenlenen seferde küffâr ordusuyla çarpıştığı ânı tasvir ederken; "Savâş kumâşı satıldı, top-u tüfeng çatıldı, sapandan at-u âdem biri-birine katıldı" diyerek, Osmanlı ordusunda daha o tarihte tüfeğin bilindiğini ve kullanıldığını kaydeder.Kusura bakmayın, ama tarih bilginiz, bir nutkunda, "Osmanlı tek tüfek bile yapamadı" diyen Kılıçdaroğlu kadardır!

Cevapla

Ahmet diyapoğlu

Rıfkı kardeş tüfeğin atası "Arkebuz" 1400 lü yıllarda daha gelişmişi olan tüfekte 1500 lü yıllarda icad edildi. Okuyalım öğrenelim.işkembeden sallamayalım lütfen.

Cevapla

Azmi Değirmenci

Rıfkı bey guya ukalık yapıp dalga geçiyor... Kurşun o zaman yokmuşmuş... O zaman mecazda mı yokmuş muş? Kafayın da basmıyacağını biliyorum.

Cevapla

tosuncan

Fatih sultan mehmet istanbula girerken yanında tüfek kullanan askerler vardı. hadi kitap okunuyorsunuz resimlerine bakın bari

Cevapla

veli kayabaş

selam ustad.bugunku deas pkk pyd gibi gulati sia olan iran farisi cehennem les kopekleri halki soyup malini canini namusunu payimal eden o gunku terorist eskiyalari yok etti.

Cevapla

Mehmet BAKIR

Yazarimiz bu yazisinda Yavuz s selimin ne kadar dirayetli sabirli meseleleri kolayca çozümleyen bir mümtaz kişilik olduğunu vurguluyor.

Cevapla

Rıfkı

Tüfek icat edilmeden kurşun yağdırmak! Neyse canım yazarımız galeyana gelmiş, bu kadarcık hata olabilir. Aslolan yazının mesajıdır. Bu tarihi gerçeği bilmiyorduk, gururla öğrenmiş olduk. Yavuz gibi cennetmekan bir padişah olmasaydı şimdi bu memleket İran gibi Şia olurdu.

Cevapla

MRSEL

HOCAM BİR DE FATİH SULTAN MEHMED HAN'DAN BAHSETSENİZ? KENDİNE OSMANLI EVLADI DİYEN GÜRUHUN BUNA ÇOK İHTİYACI VAR,AMA SEVMEZLER DİYE YAZMAZMISINIZ?OKUYAN ADAM,KUR'AN ÜZERİNE DÜŞÜNEN ADAM,AKTİF MÜSLÜMAN SEVMEYİZ DİYETEPKİLER Mİ GELİRDİ ACABA? EĞER OSMANLICILIĞIN YENİDEN ANLAŞILMASINI İSTİYORSANIN FATİH SULTAN HANI ANLATIN. OSMANLI YENİDEN FATİH HANI ANLAMAK ONUN GİBİ YAŞAMAK ÜZERİNE İNŞA EDİLECEKSE BEN VARIM,HA SADECE OSMANLI GÜÇLÜYDÜ DİYE İSTENİYORSA BANA EYVALLAH.OSMANLININ BATIPTA ÇIKAMADIĞI TARİKATLAR BATAKLIĞINA ÖYLE BİR SAPLANIRIZ Kİ IŞIDE DUYULAN SEMPATİ %7 LERDEYKEN HALİMİZ NİCE OLUR.

Cevapla

sevda

yavuz katliam yaptımı hoca. net anlat.

Cevapla

Mehmet BAKIR

Konunun bütünlüğune bakip yavuz sultan selim hanin ne kadar dirayetli bir padişah olduğunü görmemiz gerekirdi.

Cevapla

Haydar Avcı

Osmanlı padişahı olmak ateşten gömlek giymek gibidir. Allah ve ahiret inancı olmazsa bu görev yapılmaz. Dışarıdan göründüğü gibi asla rahat yeri değil hep çile,ihanet,mücadele .Onlarla iftihar ediyorum.Ruhları şad olsun

Cevapla

osman karaman

Osmanlı'da o yıllarda bırakın kurşunu, topgüllesi bile vardı. Hocaya hocalık taslamadan önce biraz tarih okuyun.

Cevapla

Sukru

Roket atmadıklarına şükür :) :)

Cevapla

Abdullah haşimi

Hocam kaleminize kuvvet çok güzel makaleniz

Cevapla

mehmetcik

Eline sağlık hocam. Sizi bizi dinleyen yok. Emekli mi?, olsak. Allaha emanet olunuz. Allah (cc) yar ve yardımcımız olsun.

Cevapla

İbrahim

Ah ki ah ! O ulu ecdadımıza liyakatli nesil olabilsek...!

Cevapla

Omer

Yavuz'un cadirina kursun yagdirmak icin biraz erken degil mi? Yoksa kursun mu dokuyorlardi :)

Cevapla

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz BahadıroğluTüm yazıları için tıklayın »
Yeni Akit
Gündeme dair önemli haberler ve son dakika gelişmeleri anında bilgisayarınızda!
Masaüstü bildirimlerini almak ister misiniz?