• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
TÜM YAZILARI

Türkiye’nin anayasaları

24 Şubat 2017
A


Yavuz Bahadıroğlu İletişim: [email protected]

Batılı kaynaklara göre, dünyanın ilk yazılı anayasası, 1781 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde ilân edilen anayasadır…

Ondan öncesinde ise “Magna Carta” (1215) vardır…

Ama bu bilgiler tamamen doğru değildir. Zira “Müslüman Anayasası” bunlardan çok daha eskidir (610).

Kuşkusuz Tevrat ve İncil’in bu konuda önceliği var: Lâkin bu kitaplar dua, kıssa ve bir takım ahlâkî öğütlerden oluşuyor. Hiçbiri dünyevi prensipler ihtiva etmiyor. Siyasi ve hukuki prensipler koymuyor. Bu açıdan da Kur’an hepsinden ayrılıyor.

Nitekim yüzyıllar boyu Müslümanlar Kur’an dışında “anayasa” hatta “kanun” yapma gereği duymadan yaşadılar.

Kur’an, Türklerin de ilk sistematik anayasasıdır. Müslüman oldukları an “kabul” ettikleri “İlâhî kitap”, aynı zamanda anayasaları olmuştur.

Bu tarih Karahanlı Devleti’nin tarih sahnesine çıktığı 840’lardır…

Bir süre sonra da Selçuklular tarih sahnesine çıkacaktır (1030’lar)…

Yani anayasa geleneğimiz tüm Batı’nın “dünyanın ilk anayasal metni” saydığı “Magna Carta”dan (1215) ve Amerika Birleşik Devletleri Anayasası’ndan (1781) daha öncedir…

Her ne kadar Müslümanlar çoğalıp çeşitli milletleri yönetimleri altına almaya başladıklarında, başka kanunlar yapsalar da kişisel hayatlarında Kur’an ahkâmından asla vazgeçmemişler, ondan hiç kopmamışlardır…

Yani Kur’an, indirildiği dönemden beri yürürlüktedir. Bu itibarla, dünyanın “en uzun soluklu anayasası” denebilir.

Zaman zaman başka bazı kanunlara ihtiyaç duyulsa da bunlar genellikle “Kur’an’ın şerhi ve izahi” şeklinde olmuş, “Kur’an’a aykırı kanun yapılamayacağı” inancı (23 Aralık 1876 tarihli “Teşkilât-ı Esasiye”de bu hüküm var), yakın zamana kadar Müslüman vicdanlardaki hâkimiyetini sürdürmüştür.

Şimdi gelin, Batılı tarzda ilk anayasamızın bazı maddelerine (toplam 119 madde ve 12 bölümdür) bakalım.

“Madde 2: Osmanlı Devleti’nin resmi dini İslam’dır. Uygulanan ve çıkarılan yasalar İslamiyet’e aykırı olamayacaktır.

Madde 3: Osmanlı Devleti’nin resmi dili Türkçe’dir.

Madde 4: Yürütme yetkisi padişahın başkanlığında Heyeti Vekile’ye (Bakanlar Kuruluna) aittir.

Madde 5. Bakanlar Kurulu’nun başkan ve bakanlarını padişah seçer, atamalarını yapar ve gerektiğinde azleder.

Madde: 6. Yasama görevi ayan Meclisi (bir nevi senato) ve Meb’usan Meclisi’ne verilmiştir.

Madde 7: Ayan Meclisi âzalarını padişah seçecektir. Meclis âzaları Padişah tarafından ölünceye kadar tayin edilebilecektir.

Madde 8: Meb’usan Meclisi üyelerini halk tarafından her 50.000 kişiye bir vekil olacak şekilde seçilecektir.

Madde 9: Meb’usan Meclis’i üyeleri dört yılda bir seçilmektedir.

Madde 10: Kanun tekliflerini sadece hükümet yapabilecektir.

Madde 11: Hükümet, padişaha karşı sorumludur.

Madde 12: Padişah, Meclisi açma ve kapama yetkisine sahiptir.

Madde 13: Kanuni Esasi’de (Anayasa) mülkiyet ve dilekçe hakkı, kişi özgürlüğü, din özgürlüğü, basın özgürlüğü, konut dokunulmazlığı, vergi eşitliği, eğitim ve öğretim özgürlüğü, yasal eşitlik gibi temel hak ve hürriyetler…

Madde 14: Padişahın devlet düzeninin bozulması durumunda, polis araştırmaları yaparak zararlı ve suçlu gördüğü kişileri sürgüne gönderme yetkileri mevcuttur.”

Yarın, “Kanun-i Esasi”nin nasıl hazırlandığına bakalım…

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23