Cübbeli hoca yazmış ki...
Ayet-i kerimeler ve sahabi rivayetlerinden yaptığı aktarmalarını şu başlıkla yorumlamışlar.
“Ehl-i kitabın iyi amelleri, ahiret ecrini kazandırmaz”...
Kesin hüküm kıvamındaki bu yorum, benimle birlikte Cübbeli Ahmet hocafendiyi zahirinde pek ilgilendirmese de, işbölümü zemininde yaşadığımız toplum hayatının “geçim derdi kulvarında” her ikimizi de derinden etkiler...
Öyle sanıyorum ki hocafendi de, demokrasinin beğenilmezliği konusunda benimle hemfikirdir. Yönetilen olarak bizler, Allah’ın koyduğu usul ve esaslara göre kullarını çekip çevirecek gerçek ve tüzel kişiler yerine, “rejimin zorlayıcı gereğinden”, şerde en ehvenine mahkumiyetin beğenilecek nesinden söz edilebiliriz ki...
Demokrasi işte budur. ...
Amma buna rağmen bilemezsiniz bir de bakmışsınız, toplumun ehl-i kitap canibinden öylesine güven verici ve itimada şayan kulları gruplar halinde sandıktan huruç edivermişler ki, gel de şaşma bu nimet yağmuruna...
Niye olmasın, Hz. Yezdan hocafendi de dahil hepimizi, halimizden memnun kılıp sevindirmesin ...
•
Vüzera sınıfına has iyi ameller listesinin ilk sıralarında yer alanlar, sorulduğunda dememiz gerekir ki,
“İmamdan insanların, vasıtalı vergilere karşı canını ortaya koyarcasına cidden savaşmasıdır”...
Tabii, hırsızlık, soygun ve yolsuzluklara karşı da...
Bir başka ifadesiyle, paralel devlete karşı ölümüne savaşmak.”
Türkiye’deki gerçek paralel devlet, meşru devlet erkini bu tür vergilerle halkın üzerine salıp, yolsuzluklara karşı da hareketsiz kılan, siyasetin finansör takımı dediğimiz, altyapıdır...
•
Vüzeranın savaşı kazanması durumunda “Onbeş liralık peynir kesinlikle beşe düşerken, bin liralık asgari ücret de durduk yerde satın alma değeri itibariyle üçbine yükseliverir.
Şimdilerde bakıyorsunuz devletle hükümetler ve siviller, eski toprağın; “Cami, çeşme ve köprü yapmayı” iyi ameller listesinin ilk başlarına yerleştirmesinden olsa gerek, oy verenlerle oy toplayanlar, “cami yapmakta” dur durak tanımıyorlar...
Biz bilmeyiz Allah bilir. Uzman ehl-i kitabın adaletli bölüşüm dağıtım pratikleriyle mali ve idari politikalarını infaktan sayıverdiğinde, Lutf ve Kerem sahibimiz Hz. Allah, ecir kovasını, ehl-i kitaptan vüzeranın başından aşağıya boca ediverirse, ne ederiz ?...
Hüküm, af ve mağfiret hak ve yetkisi O’nun değil mi?...
Yanılıyor isem, ukalalığım için hocafendiden aflarını dilerim...