“Yunanistan, yıllar önce Türkiye’nin AB’ye katılımına yeşil ışık yakmış olmasına rağmen, elinde Türk tarafını rahatsız eden bir araç olan temel bir ilkeyi, yani Türkiye’nin saldırganlığını ve revizyonizmini Yunanistan ve Kıbrıs’a yansıtmayı ve Batı’nın gözünde Türk yayılmacılığını damgalamayı elinde tutuyordu. Bu ‘milli’ ilke, AB, ABD ve diğer Batılı ülkelerde, bölge ülkelerinin istikrarı ve toprak bütünlüğü ile azınlıklar, özellikle Kürtler için bir tehdit olarak görülen Türkiye’nin savunma sanayiindeki yenileşmeye ilişkin sürekli bir kuşkuya neden oldu. Atina Dostluk Deklarasyonu, bir yandan Ege’deki Türk ihlallerinin azalmasıyla birlikte bir sükûnet ortamı sağlamış olabilir ancak diğer yandan Ankara’nın Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti aleyhine revizyonizmle ilgili konulardaki tutumunu değiştirmede bir etken olmamıştır.”