SAHA 2026’DAN EFES 2026’YA Türk robotik harp ekosisteminde dönüşümün işaretleri ilk olarak SAHA 2026’da görüldü. Baykar’ın aynı etkinlikte Sivrisinek, Mızrak ve K2 kamikaze sistemlerini birlikte sergilemesi dikkat çekici bir gelişmeydi. Zira burada söz konusu olan yalnızca yeni ürünler değil, yeni bir operasyonel mimaridir. Türk SİHA sektörünün dominant aktörü olan Baykar’ın bu alana üç farklı sistemle aynı anda giriş yapması; şirketin kamikaze dron ve sürü taarruzu alanını stratejik bir hedef olarak değerlendirdiğini göstermiştir. Bahse konu yeni yaklaşım, Baykar’ın Bayraktar TB-2 ve AKINCI gibi platformlarında görülen tasarım felsefesinden belirgin şekilde ayrışmaktadır. Klasik SİHA’lar; uzun süre havada kalış, keşif-gözetleme görevleri, mümkün olan en fazla faydalı yük taşıma kapasitesi ve platform bekası üzerine inşa edilmişti. Yeni sistemlerin dizayn felsefelerinde ise düşük maliyet, yüksek üretim kapasitesi, yüksek kayıp toleransı, sürü koordinasyonu ve hava savunma sistemleri satürasyonu ön plana çıkmaktadır. Üstelik envanterin bu şekilde genişlemesi, farklı tehdit ortamlarında farklı silah sistemlerinin kullanılabileceği zengin bir yelpaze de ortaya çıkarmıştır. Baykar’ın geliştirdiği sistemler incelendiğinde, farklı menzil, harp başlığı ve görev profillerine sahip bir mimari dikkat çekmektedir. Sivrisinek daha düşük maliyetli ve yüksek adetli sürü taarruzları için optimize edilirken, Mızrak daha uzun menzil ve daha ağır vurucu kapasite sunan ara katman bir çözüm olarak öne çıkmaktadır. K2 ise daha derin hedeflere yönelik ağır kamikaze taarruz konseptinin parçası olarak dikkat çekmektedir. Ortaya çıkan yapı; önde yüksek sayıda Sivrisinek sürülerinin ilerlediği, bunların ardından Mızrak dalgalarının geldiği ve daha derinde K2 sistemlerinin görev yaptığı çok katmanlı bir taarruz profiline işaret etmektedir.