Erzurum'a özgü çorba, su, koyun veya sığır paçası, tuz, sarımsak, sirke, limon suyu, baharat, nohut ve pirinç kullanılarak hazırlanıyor. Halk arasında "paça çorbası" olarak da bilinen yemek, özellikle sert iklim şartlarının hakim olduğu kentte kış aylarında yoğun olarak tüketiliyor. Günlük öğünlerin yanı sıra özel günlerde de sofralarda yer bulan çorbanın hazırlanışında ustalık büyük önem taşıyor. Tescil dosyasında yer alan bilgilere göre, paçaların seçimi, temizlenmesi, kaynatılması ve uzun süre pişirilmesi çorbanın ayırt edici özellikleri arasında bulunuyor. Yaklaşık 15-20 saat boyunca kısık ateşte pişirilen paça çorbası, kolajen bakımından zengin yapısıyla dikkat çekiyor. 25 yıldır çorbacılık yaptığını ifade eden Selman Yeşilkent, "Yaklaşık 15 yıldır da çorba ustası olarak görev yapmaktayım. Erzurum'un kadim ustalarından Nevzat ustanın tedrisatından geçtim. Paça çorbasının hazırlanması zorlu bir süreci kapsar. İlk olarak paça gelir, ön yıkama yapılarak dinlenmeye alınır. Dinlenmeye alındıktan sonra ustalarımız tarafından çok iyi bir temizliği yapılır. Temizlik işleminin ardından yüksek ısıda kaynatılır ve tekrar dinlenmeye bırakılır. Dinlenme aşamasında suyu birkaç kez değiştirilir. Daha sonra yeniden kazanlara alınır ve yaklaşık 15-20 saat boyunca kısık ateşte, kolajeni çıkana kadar pişirilir. Sonrasında kemiklerinden ayrılan paça, kendi suyuyla birleştirilerek tuz eklenip servis edilir. Paça çorbası doyurucu olmasının yanı sıra doğal kolajen ve protein bakımından oldukça zengindir. Aynı zamanda sert iklimlerde dayanıklılığı artıran, bağışıklığı destekleyen kadim lezzetlerimizden biridir. Erzurum paça çorbasının Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş olması bizleri çok gururlandırdı. Bu ürünü artık coğrafi işaretli şekilde müşterilerimize sunabiliyoruz. Bu konuda emeği geçen başta Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Genel Sekreter Zafer Aynalı, Gastronomi ve Turizm Müdürü Resul Parlak olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.