Omega-3 açısından özellikle yağlı balıkların önemli bir kaynak olduğuna değinen Uzm. Dyt. Doğanlar, somon, sardalya, uskumru, ringa balığı ve alabalığın yanı sıra hamsinin de iyi seçenekler arasında yer aldığını söyledi. Balık seçiminde yalnızca yağ oranına odaklanılmaması gerektiğini vurgulayan Doğanlar, "Balığın türü, tazeliği, kaynağı, mevsimi ve pişirme yöntemi birlikte değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. Balık satın alırken güvenilir ve soğuk zinciri korunmuş satış noktalarının tercih edilmesi gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Doğanlar, farklı balık türlerinin dönüşümlü tüketilmesini ve çok büyük, uzun ömürlü yırtıcı balıklarda civa riskinin göz önünde bulundurulmasını önerdi. "Büyük balık her zaman daha sağlıklı değildir" "Büyük balık daha sağlıklıdır" düşüncesinin doğru olmadığını belirten Uzm. Dyt. Doğanlar, özellikle büyük ve yırtıcı balıklarda cıva seviyelerinin daha yüksek olabileceğini ifade etti. Doğanlar, "Cıva, besin zincirinde biyobirikim ve biyobüyütme nedeniyle özellikle uzun yaşayan ve diğer balıkları yiyen büyük yırtıcı balıklarda daha yüksek seviyelere ulaşabilir. Bu nedenle köpekbalığı, kılıç balığı, kral uskumru, marlin ve bigeye ton balığı gibi bazı büyük ve yırtıcı türler cıva açısından daha risklidir" dedi. Balık seçiminde büyüklük yerine tür çeşitliliği ve düşük cıva içeren seçeneklerin tercih edilmesinin daha doğru bir yaklaşım olduğunu kaydeden Uzm. Dyt. Doğanlar, balık tüketiminde çeşitliliğe dikkat edilmesi gerektiğini aktardı. "Taze balık yoğun ve kötü kokmamalı" Balığın tazeliğinin tüketim güvenliği açısından önemli olduğunu belirten Doğanlar, alışveriş sırasında bazı temel özelliklere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Taze balığın hafif ve temiz kokması gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Doğanlar, "Yoğun balık kokusu, ekşi, bayat veya amonyak benzeri bir koku bulunmamalıdır. Balığın gözleri berrak, parlak ve hafif bombeli; eti sıkı ve elastik olmalıdır. Solungaçların parlak kırmızı, derisinin ise parlak ve canlı görünmesi tazelik açısından dikkat edilebilecek özelliklerdir" dedi. Satın alınan balığın soğuk zincirinin korunmasının önemine de dikkat çeken Uzm. Dyt. Doğanlar, taze görünmenin balığın tamamen risksiz olduğu anlamına gelmediğini belirterek uygun saklama ve pişirme koşullarına uyulması gerektiğini ifade etti. "Fırın ve buğulama iyi seçenekler" Balığın pişirme yönteminin de beslenme açısından önemli olduğunu belirten Uzm. Dyt. Doğanlar, "Fırın ve buğulama, günlük beslenmede tercih edebileceğimiz yöntemlerdir. İlave yağ miktarı kontrol edilebilir ve balığın doğal lezzeti korunabilir. Izgara da uygun sıcaklıkta ve balık aşırı kurutulmadan yapıldığında iyi bir seçenektir. Ancak çok yüksek ısıda uzun süre pişirmekten ve balığı yakmaktan kaçınılmalıdır" diye konuştu. Balığın sağlıklı bir besin olmasına rağmen pişirme yönteminin öğünün toplam enerji içeriğini etkileyebileceğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Doğanlar, balığın besin değerinden daha iyi yararlanmak için pişirme yönteminin de önem taşıdığını vurguladı.