ABD yeni bir gerilimin fitilini ateşledi: Türkiye'yi yok sayan proje onaylandı
ABD Senatosunda sunulan bir yasa tasarısında Doğu Akdeniz’de Türkiye hem hedef alındı hem de yok sayıldı. İşte detaylar...
ABD Senatosunda sunulan bir yasa tasarısında Doğu Akdeniz’de Türkiye hem hedef alındı hem de yok sayıldı. İşte detaylar...
Aydınlık'ta yer alan habere göre, Küresel ticaret ve enerji haritaları yeniden çizilirken, Washington’da sessiz sedasız yasalaşma sürecine giren bir metin, Türkiye’nin bölgesel hak ve menfaatlerine karşı yeni bir cephe açtı. ABD Senatosuna sunulan ve IMEC (Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) projesini kurumsallaştırmayı hedefleyen yeni yasa tasarısı, Türkiye’yi “Doğu Akdeniz” tanımlamasının dışında bırakarak, Ankara’nın enerji ve ticaret koridoru olma stratejisini doğrudan hedef alıyor.
Senatör Cory Booker ve Dave McCormick tarafından 29 Nisan 2026’da sunulan “Doğu Akdeniz Geçit Yasası”, bölgedeki enerji ve altyapı güvenliğini yeniden tanımlıyor. Tasarının en can alıcı noktası ise hukuki tanımlamalar bölümünde saklı. Metin; “Doğu Akdeniz Ülkesi” kategorisini Mısır, Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail ile sınırlarken; Türkiye ismine ne bu listede ne de IMEC ortakları arasında yer veriyor.
Bu durum, Ankara için sadece sembolik bir eksiklik değil. Washington’un bu yasal dili; enerji şebekelerini, dijital sistemleri, limanları ve savunma ortaklıklarını Türkiye’yi baypas eden bir hat (Yunanistan-GKRY-İsrail-Mısır ekseni) üzerinden kurumsallaştırma niyetini ortaya koyuyor.
Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında, coğrafi konumu nedeniyle vazgeçilmez bir “Orta Koridor” aktörü olarak öne çıkan Türkiye’nin, ABD merkezli planlarda dışlanması aslında stratejik olarak tezatlık oluşturmuyor. Çin, Türkiye’yi Asya ile Avrupa arasındaki en güvenli ve kestirme kara köprüsü olarak görürken; ABD’nin IMEC üzerinden kurguladığı “deniz odaklı” rota, bölgenin en uzun kıyı şeridine sahip ülkesini denklem dışı bırakmayı hedefliyor.
Uzmanlara göre Washington’un bu hamlesi, sadece lojistik bir tercih değil, aynı zamanda bir “hizalanma” dayatması. Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarını ve ticaret yollarını Türkiye’siz bir mimariyle kurgulamak, Avrupa’nın enerji güvenliğini de tek bir hatta (İsrail-Yunanistan) mahkûm ediyor.
Türkiye ise bu kuşatmaya kendi haritasıyla yanıt veriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 9 Mayıs’ta Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani ile yaptığı kritik görüşme, Türkiye’nin “Kalkınma Yolu” projesine verdiği önemi tescilledi. Irak üzerinden Basra Körfezi’ni Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya bağlayacak olan proje, IMEC’e karşı güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor. Ceyhan Limanı, bu stratejide kilit rol oynuyor. Ankara, Körfez kaynaklarının, Irak enerji potansiyelinin ve Doğu Akdeniz gazının en güvenli ve en ucuz şekilde Ceyhan üzerinden dünya pazarlarına çıkabileceğini vurguluyor. Ancak Washington’un “Doğu Akdeniz Geçidi” tanımı, Ceyhan’ı ve Türkiye’nin enerji terminallerini görmezden gelerek, stratejik yatırımları Girit ve Güney Kıbrıs eksenine kaydırmayı hedefliyor
ABD’nin bu tutumu, bölgedeki enerji güvenliğini daha kırılgan hale getiriyor. Türkiye’nin dışlandığı bir Doğu Akdeniz mimarisi, bölgenin en büyük askeri gücü ve lojistik kapasitesini oyunun dışında tutmak anlamına geliyor. Çünkü koridorlar artık sadece yol değil, birer hizalanma aracı. ABD; İsrail, Yunanistan, GKRY ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni yapay zeka, yeşil enerji ve kritik altyapı ağlarıyla birbirine bağlarken, Türkiye’nin bu dijital ve fiziksel ekosistemin dışında kalması isteniyor.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23