"7 Şubat MİT kumpası" soruşturması tamamlandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, emniyet ve yargı kurumlarının içine sızan FETÖ'cülerin, çözüm sürecinde yürütülen politikalardan dolayı MİT'i terör örgütü PKK/KCK ile ilişki içindeymiş gibi göstererek 7 Şubat 2012'de MİT Başkanı Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu bazı görevlileri ifadeye çağırma ve yakalama kararı çıkarma şeklinde kurguladıkları kumpasa ilişkin soruşturma sonunda iddianame hazırlandı - İddianamede, aralarında örgütün elebaşı Fetullah Gülen, sözde yargı, emniyet ve MİT imamları, eski emniyet müdürleri ve gazetecinin bulunduğu 34 şüphelinin "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "silahlı terör örgütü kurma ve yönetme" veya "silahlı terör örgütüne üye olma", "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme", "gizliliğin ihlali" ve "nitelikli resmi belgede sahtecilik" suçlarından birer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 26 yıl ile 53 yıl arasında hapis cezalarına çarptırılmaları talep edildi - İddianameden: - "FETÖ/PDY'nin nihai hedefe ulaşmak için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile güç mücadelesine girdiği anlaşılmıştır. Nihai hedefe ulaşmak için başlatılan eylemlerin ilk aşamasının, Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, İzmir Askeri Casusluk, Tahşiye, Selam Tevhid, MİT Tırları ve 17-25 Aralık gibi kurgu ve kumpas soruşturmalarla geçildiği, bu eylemlere 7 Şubat 2012'de MİT Müsteşarı Fidan'ın ifadeye çağrılması ile hız verildiği anlaşılmıştır. MİT soruşturması, aslında FETÖ'nün seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni yıkmaya yönelik ilk teşebbüs girişimidir" - İddianamede, Fidan'ın gözaltına alınması durumunda "emri Başbakan'dan aldığı" algısıyla Erdoğan'ın ve hükümetin istifaya zorlanması ve hatta devrilmesinin planlandığı anlatılarak, bu kurgu ve kumpas soruşturmasının, istihbarat görevlileri hakkında soruşturmaların izne bağlanması sistemine geçilmesi ve Erdoğan'ın ameliyata geç girmesiyle bozulduğu ve önlendiği vurgulandı