Hülagü Han

Cengiz Han'ın torunu olan Hülagü Han, tarihte Müslümanlara yönelik yaptığı katliamlarla hatırlanmaktadır.

Cengiz Han'ın torunu olan Hülagü Han 1217 yılında Karakurum'da doğdu. Annesi Sorgotani Beki ve karısı Dokuz Hatun Nasturi Hıristiyandı. Moğol İmparatorluğu'nun dinlere karşı alışılmış hoşgürüsüne karşın Hülagü'nün Müslümanlara olan düşmanlığında bunların etkisi olduğu düşünülmektedir. Bir başka görüş ise Emeviler ve bazı Abbasi halifelerinin Türk-Moğol halklarına karşı kötü muamele etmesinin Hülagü Han üzerinde intikam hissi uyandırmasının Müslümanlara düşman olmasına etkisi olduğudur.

Hülagün Han, 1255 yılında ağabeyi Mengü Han tarafından Orta Doğu'da henüz ele geçirilmemiş toprakların fethini tamamlamak üzere görevlendirildi. Görevleri, Lurları hakimiyet altına almak, Haşhaşi tarikatını ortadan kaldırmak, Abbasi Halifeliği'ni yıkmak, Eyyubi-Suriye topraklarının istilası ve Mısır'daki Memlük Devleti'ni yıkmaktı. Mengü Han, Hülagü'ye teslim olanlara iyi davranmasını, karşı koyanları ise tamamen ortadan kaldırmasını emretti.

Hülagü Han ağabeyi Mengü Han tarafından aldığı emir üzerine büyük bir orduyla sefere çıktı. Luristan Atabeyliği'ni kolayca ele geçirdi. Haşhaşilerden alınması imkansız olan Alamut Kalesini orduda bulunan Hitaylı mühendislerin yardımıyla yoketti.  Hülagü kalenin altına tünellerek açarak petrol ile doldurdu. Daha sonra tüneller ateşlenerek patlatılmak suretiyle imha edildi.

Daha sonra Moğol ordusu Bağdat'a yöneldi.  Hülaga Han Halife Mustasım'dan teslim olmasını istedi. Bunun üzerine halife eğer kendisine saldırırsa Allah'ın gazabına uğrayacağını söyleyerek teslim olmayı reddetti.

Öte yandan birçok kaynak halifenin saldırıya karşı yeterli önlem almadığını yazmaktadır. Hülagü Han orduyu bölümlere ayırarak Bağdat'ı her yönden kuşatma altına aldı. Abbasi ordusu, batıdan saldıran Moğol kuvvetlerinin bir kısmını geri püskürtmeyi başardı. Fakat daha sonraki çarpışmalarda yenildiler.

Yapılan Düceyil Muharebesi'nde Moğollar, Düceyil Nehri'ndeki setleri yıkarak Abbasi ordusunu tuzağa düşürdüler. Askerlerin neredeyse tamamı kılıçtan geçirildi ya da boğuldu. Daha sonra şehir kuşatılarak alındı. Bunun üzerine Halife Mustasım anlaşma teklif etti ancak kabul edilmedi.

Moğollar 13 Şubat 1258 tarihinde Bağdat'a girdi. Şehir bir hafta boyunca yağmalandı, halk katledildi. Tarihçilere göre şehirde öldürülen insan sayısı 100 bini geçmektedir.

Hülagü Han, dönemin Fransa kralı IX. Louis'ye mektubunda ordusunun yaklaşık 200,000 kişiyi öldürdüğünü söylemektedir. Yapımı nesiller boyu süren cami, saray ve hastaneler yağmalanarak yokedildi. Halife öldürülmeden önce halkının katledilmesi ve şehrinin talan edilmesi izletildi. Daha sonra halife keçeye sarılıp atlar tarafından çiğnetildi. Bir oğlu hariç tüm oğulları da öldürüldü.

Öte yandan Moğollar sadece dirençle karşılaştıkları şehirlerde, halkıyla birlikte büyük bir yağma ve katliam yapıyorlardı. Eğer şehir savaşmadan teslim alınmışsa halkı bağışlanıyordu, Bağdat kuşatmasında da olduğu gibi kısa süren çarpışmalar sonucunda alınmışsa yağma yapılmakla birlikte bu kadar büyük bir vahşet olmuyordu.

Bağdat'ın yağma edilirken sergilenen vahşet Moğol tarihinin en acımasız olayıydı. Bazı Çin şehirlerinin de Bağdatla aynı kaderi paylaştığı söylenir ancak bunlar belgelenmemiştir. Bundan yüzyıllar sonra bile Bağdat terkedilmiş, harabe şehir görünümünden kurtulamadı.

Bağdat'ın alınmasının ardından bölgedeki küçük şehirler Hülagü Han'a bağlılıklarını bildirdi.

Moğol ordusu Suriye'ye Eyyubiler üzerine yürüdü. Akdeniz kıyılarına kadar birlikler gönderildi. Mısır'da bir sonraki hedef olarak görünüyordu. Fakat Mengü Han'ın ölümü Hülagü Han ve ordusunun büyük kısmını bu seferlerden vazgeçmek zorunda bıraktı.

Arkasından gelen taht kavgaları bir kardeşinin hapse girmesi ve diğerinin de Büyük Han seçilmesiyle sonuçlandı. Mengü Han'ın ölümünden sonra Moğol birliği dağılmış ve imparatorluk dört parçaya bölünmüştür.

Hülagü Han'ın kurduğu İlhanlı Devleti bunlardan biridir. Orta Doğu'da kalıp sefere devam eden Moğol ordusu Ayn Calut Muharebesi'nde Türk askerlerinden oluşan Memlüklere yenildi. 1262 yılında Hülagü hakimiyetindeki bölgeye döndü ancak yokluğundaki mağlubiyetlerin intikamını alma fırsatı bulamadı. Hülagü Han ordusunu toplayıp Ayn Calut yenilgisinin intikamını almak üzere sefere çıktığı sırada Berke Han, Nogay Han komutasındaki ordusunu İlhanlılar üzerine göndermişti. Bunun üzerine Hülagü seferden vazgeçip kuzeye döndü.

Kafkasların kuzeyindeki bölgeyi alma girişimleri sonuç vermedi ve Nogay Han tarafından bozguna uğradı. Bu Moğol orduları arasındaki ilk savaştı ve imparatorluk birliğinin bozulmasının açık göstergesiydi.

Hülagü Han 1265 yılında öldü. Daha sonra atı ve cariyeleri kurban edilerek yanına gömüldü. Cenazesi şamanist geleneklerine göre yapılan son hükümdardır. Mezarı Urmiye Gölü'ndeki bir adadadır. En büyük oğlu Abaka Han yerine geçerek babasının politikasını devam ettirdi.