--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Süveyş Kanalı’nın açılması (17 Kasım 1869) ve New York’taki Hürriyet Heykeli

Halit Kanak
Halit Kanak
1

1886 yılından bu yana Amerika'nın New York Şehri girişinde Liberty adasında bulunan 93 metre yüksekliğindeki Hürriyet Anıtı, 17 Kasım 1869 yılında açılan dünyanın en önemli projelerinden biri olan SÜVEYŞ KANALI'nın Akdeniz'e açılan ağzına uygun bir yere dikilmek üzere yapılmıştı.

Mısır Valisi Said Paşa ile kanalı yapacak Fransız Mühendis Ferdinand de Lesseps'in şirketi arasında 1854 yılında yapılan anlaşmanın içerisinde olmazsa olmaz maddesi işte bu heykelin yapılarak konulması idi.

Üzerinde eski Mısır'ı yöneten Mukavkıs'lar zamanından kalma bir giysi giydirilmiş, elinde Asya'nın ışığının kanalla birlikte Mısır'dan geldiğinisembolize eden meşâle tutan kadın heykel olarak planlandı ve proje şartnamesine kondu.

Sıra bunu yapacak heykeltıraşın seçimine gelindi. O sıralar Fransa'da yaptığı devâsâ heykel, anıt mezar ve müze gibi ilginç yapıtlarla ünlenen Frédéric Auguste Bartholdi'nin ismi öne çıkmıştı. Onu çağırdılar.

Yüklüce bir avansla işe başlayan Bartholdi üç senelik çalışma sonucu 350 parçadan oluşan heykeli yaptı ve dikileceği yerin tesbiti ve alt yapısı yapıldıktan sonra Marsilya'dan gemiyle getirilecek ve içi boş olarak montajı yapılarak dünyanın en önemli ticâri kanalının girişine dikilecekti.

Ancak bu sırada Said Paşa ölmüş, yerine gelen Vali İsmail Paşa ise olaya İslâmî açıdan yaklaşmış ve böyle bir heykelin İslâm topraklarında gereksizliğini söyleyerek heykeli almaktan vazgeçmişti.

Halbuki Sultân Abdülaziz Hân, kanalın yapımını ve Said Paşa ile Kanal Şirketi arasındaki anlaşmayı onayladığı gibi, kanalın yapımı için Mısır Valisinin yaptığı borçlanmayıda "devlet garantisi" altına aldı. Yetmedi çok yüksek meblağlar ödeyerek Kanal Şirketinin hisselerine ortak oldu. İşte Sultân Abdülaziz Hân'ın ödediği o paralarıniçinde bu heykelin ödemeside vardı.

Sonra ne oldu? 

Heykel projesi iptal edilince yapımı tamamlanmış heykel Fransa'da bir depoya kondu.

Ama çok geçmeden Bartholdi'ye Fransa Hükümetinden bir teklif geldi. Teklif şuydu; son günlerde Amerika - Fransa arasında ilişkiler çok hızlı bir şekilde gelişmiş, yerini muhabbete bırakmıştı. İşte bu muhabbet ortamında Fransa Hükümeti Amerika'ya dostlularının kalıcı olması için bir heykel hediye etmek istemiş, bunuda ünlü heykeltraş Bartholdi'ye yaptırmak istemişti. 

Bartholdi projeyi getirin başlayayım deyince Amerika Hükümeti ile temasa geçildi konu paylaşıldı.

Amerika Hükümeti bu işin planlamasını yaptı yeri gösterdi. Heykelin dikileceği yer yukarıda belirttiğimiz New York'un girişindeki Liberty Adasıydı.

Heykel figürü içinde Fransa - Amerika Dostluk Grubu üyelerinin fikri alındı. Ortaya çıkan heykel figürü teması şu şekilde oldu. Bir elinde hukuk kitabı, diğer elinde dünyayı aydınlatacak bir meşâle olan devâsâ bir kadın heykeli.

Bu zâten heykeltıraşın elinde hazırdı. Bartholdi ufak tefek değişiklik yaparken (heykelin sol eline üzerinde Amerika'nın kuruluş günü olan 4 Temmuz 1776 yazılı hukuk kitabı verdi) heykelin yüzünü annesine benzetmeyi unutmadı.

350 parça olarak heykeli "İsere" adlı gemiye yüklediler. Heykeltıraş, yanına Süveyş Kanalını yapan ve heykelin ilk siparişini veren Ferdinand de Lesseps'ide aldı açılışa götürdü.

Süveyş Kanalı ise heykelsiz olarak 17 Kasım 1869 yılında açılarak zamanın en önemli ticaret yolu olmuş, fakat büyük devletlerindeiştahını kabartmıştı. Nitekim çok geçmeden 15 Eylül 1882'de İngilizler tarafından işgâl edildi.(İngilizler önce Süveyş Kanalını kontrol etmek için 93 Rus Harbi sırasında 4 Haziran 1878'de hileyle Kıbrıs’ı ele geçirmişti. Birinci Dünya Savaşında Cemal Paşa tarafından iki kere güçlü bir şekilde 1916'da taarruz edilerek kanal harekâtı yapıldıysada, İngilizler stratejik kanalı vermemek için cehennemî bir hazırlık yaptıklarından alamadı.Hatta 31 Mayıs 1916'da Alman donanmasıda destek için yüklenmiş, her iki taraf çok büyük zayiatlar vermesine rağmen İngiliz donanmasıyla yenişememişti.)

Kanalın inşasıda kolay olmadı tabii ki. Türk Hâkânı'nın ve Mısır Valisi Mehmed Said Paşa'nın izinleriyle 24 Nisan 1859'da kazılmaya başlandı.

Kanalın tamamlanması için 55 bin kişi çalıştırılmış ve Kızıldeniz'le Akdeniz'in birleştirilmesi 10 yıl, 6 ay, 25 gün sürmüştü.

Açılışpek parlak törenlerle yapıldı. Sultân Abdülaziz Hân'ın 21 Haziran - 7 Ağustos 1867 tarihleri arasında yaptığı Avrupa seyahatinde ziyâret ettiği devlet başkanları ve prensler Sultân'aiâde-i ziyârette bulunmuşlar, dönüşte Mısır'a giderek açılışa katılmışlardı. Törene katılan III. Napolyon'un eşi İmparatoriçe Eugénie, daha evlenmeden önce kanalı yapan mühendis Ferdinand de Lessepsi ile tanışıyorlardı.

İmparatoriçe'nin desteğiyle 1835'de Lessepsi yirmili yaşlarda konsolos olmuş ve İskenderiye’de görevlendirilmişti.

İskenderiye’de Fransız Konsolosu olarak görev yaparken Mehmet Ali Paşa'nın oğlu Said'e eğitmenlik yapıyordu.

Said Vali olunca yıllardır kafasına çizdiği kanal projesini hayata geçirmek için harekete geçti ve 163 km. uzunluğunda muazzam bir eser ortaya çıkmış oldu.

Mühendis Ferdinand Lesseps daha inşaata başlamadan halkı ve Avrupa devletlerini bilgilendirmek için Paris’te “l’Isthme de Suez” (Süveyş Kanalı) isimli 15 günde bir yayınlanan gazete çıkartmıştır.

Lesseps'in makalelerde yazdığı gazete, yıllarca projeyle ilgili her türlü bilgiyi kamuoyuna sunmuştur.

Lesseps, "Süveyş Kanalı’nın Kazılmasında Türkiye’nin Çıkarları" başlıklı bir makale yayımlayarak şu tesbitte bulunmuştu: 

"Bana göre, bu proje Türkiye’ye politik, dini, ticarî ve finansal olmak üzere dört kategoride kazanç sağlayacaktır.Boğazlarda tarafsız geçişin yanı sıra yeni deniz yolunun açılmasıyla imparatorluğun istikrarı politik olarak pekiştirilecek böylece Devletin, Avrupalı muhatapları ile Karadeniz’den Akdeniz’e, buradan Kızıl Deniz’e ve Hint Denizi’ne tarafsız geçiş hem ticari hem de politik olarak İmparatorluğa güç sağlayacak böylece Avrupa güç dengesi bozulmayacaktır."

Aslında eski Mısır'da Firavunlar zamanında Kızıldeniz'le Nil'i birleştiren böyle bir kanal asırlarca çalışmış. Kumla tıkanınca Hz. Ömer zamanında Mısır Fatihi Amr İbni As tarafından yeniden açılmıştır.

Halife Harun Reşid zamanında tıkanmış bir dahada açılamamıştır. Osmanlı döneminde de konugündeme gelmiş, Yavuz Sultân Selim Hân ile torunu II. Selim Hân iki denizi birleştirmeyi düşünmüşler ve aynı yerde kanal projeleri yapmışlarsada hayata geçirilememiştir.

Günümüzde ise Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya atılan ve dünyanın en prestijli projesi olarak gösterilen "İstanbul Kanal Projesi" önümüzdeki günlerde start alacağı günü sabırsızlıkla beklemektedir.

Teklifim şudurki, İstanbul Kanal Projesi mutlaka yapılmalı, Süveyş'in rövanşı alınmalıdır..

Halit Kanak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle