--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kânûni’nin Şeyhi ve sütkardeşi Yahya Efendi’nin vefâtı (30 Temmuz 1568)

Halit Kanak
Halit Kanak
4

Âlim ve evliya, Şeyh Yahya Efendi, 3 Kasım 1494 tarihinde Trabzon'da doğmuştur. Babası, Yavuz Selim’in şehzâdeliği döneminde Trabzon kadısı olmakla beraber, ârif kişiliğiyle tanınan Şamlı Ömer Efendi'dir. Annesi, tarihçi Peçevî’nin notlarında geçen Afife Hatun Trabzon’ludur.

Yavuz Selim'in 6 Kasım 1494’te Trabzon’da doğan Şehzâdesi Süleyman, annesi Hafsa Sultân'ın sütü az olduğundan, Yahya Efendi'nin annesi Afife Hatun tarafından emzirilmiştir. Böylelikle Yahya Efendi ve Kânunî Sultân Süleyman’la sütkardeş olmuşlardı. Öyle ki ilerleyen yıllarda Kânûni İstanbul’da yaptırdığı ilk mescidi sütannesi Afife Hatun adına yaptırır.

Yahya Efendi zahirî ve batınî ilimlerde son mertebeye varmış, âlim bir zattı. Diğer bir özelliği ise şâirliğidir, tasavvuf şiirleri yazmıştır. Nakşî meşreplidir. Kendisinden sonra gelenler de bu yolu seçmişlerdir.

Yahyâ Efendi çocukluk ve ilk gençlik yıllarının bir kısmını Trabzon’da geçirdi. Bu dönemde yaşadığı bâzı mânevî haller onun ara sıra şehir dışına çıkarak sessiz ortamlarda kalmasını sağladı. Fakat medrese tahsilini de aksatmadı.

Hatta sütkardeşi Süleyman’la birlikte gayr-i müslim bir kuyumcunun yanında çıraklık yaptı. Yahyâ Efendi, 29 yıl sancak yöneten Yavuz Sultan Selim’in tahta çıkışının ardından Şehzâde Süleyman’ın himayesinde ailesiyle birlikte gittiği İstanbul’da tahsilini Zenbilli Ali Efendi’nin yanında tamamladı.

Hocasının vefatı üzerine sırasıyla, Canbaz Mustafa Medresesi’nde, sonrasında Hacıhasanzâde, Efdâliye, Çoban Mustafa Paşa, Mihrimah Sultân, Sahn-ı Semân Medreselerinde müderrislik yaptı. Şehzâde Mustafa’nın öldürülmesinden sonra saraydan çıkarılan annesi Mâhidevran Sultân’ın yeniden saraya alınması için Kanûnî’ye gönderdiği bir not yüzünden araları açıldı. Yetmedi emekliye sevkedildi.

Yahya Efendi emekliye ayrıldıktan sonra bir dergâh kurarak mütevâzı yaşantısına devam etmek istedi. Bu niyet üzereyken gördüğü bir rüya onu Beşiktaş taraflarına götürdü. Rüyasında kendisine Hz. Mûsâ ile Hızır Aleyhisselâm’ın buluştuğu yer gösterildi. Tereddüt etmeden yeri satın aldı ve Hıdırlık adını verdiği yere dergâhını kurdu. Zâten Yûşa Aleyhisselâm’ın Beykoz’daki makamını da kendisi keşfetmişti.

Menkıbeleri dilden dile dolaşmaya başlayınca dergâhta dolup taşmaya başladı. Gelenler mânevî atmosferin etkisinden kurtulamayıp tekrar tekrar ziyarete gelmeye özen gösteriyorlardı. (Hâlen öyledir.)

Dergâhı ziyaret edenler yalnızca Müslümanlar değildi. Yoğun biçimde gayr-ı müslimlerin özellikle denizcilerin sık sık ziyaretleri gözden kaçmıyordu. Hristiyan denizciler bazı konularda Yahya Efendi’den yardım istiyorlar, O da onların müşküllerini çözmeden göndermiyordu. Bu vesileyle pek çok Hristiyan Müslüman olmuştu.

Günlerden bir gün; Üstad Abdurrahim Dilipak Hocamızın da köşesinde yazdığı gibi (aynen alıyorum) Kanuni Sultan Süleyman, zamanın büyük Türk âlimi Yahya Efendi’ye bir mektup gönderir ve “Bir devlet ne zaman çöker ve ne yapılırsa sonu nice olur?” diye sorar. Sultân’dan gelen bu mektubu okuyan Yahya Efendi kısa bir cevap gönderir: “Neme lâzım be Sultânım!”

Sultân, bu söze bir mana veremez. Kalkar, Yahya Efendi’nin Beşiktaş’taki dergâhına gider. Sitem dolu bir şekilde “Abi lütfen mektubuma tatminkâr cevap lütfen” diye, sorusunu tekrar eder. Yahya Efendi duraklar, ‘Sultânım, sizin sorunuzu ciddiye almamak mümkün mü? Ben sorunuzun üzerine iyice düşündüm ve kanaatimi de açıkça arz etmiştim’ diye cevap verir. Kanuni “İyi ama bu cevaptan bir şey anlamadım. Sadece ‘neme lâzım be Sultânım” demişsiniz. Sanki “beni böyle işlere karıştırma der gibi bir mana çıkarıyorum”.

Yahya Efendi bunun üzerine, ibret dolu şu sözleri söyler: “Sultânım! Bir devlette zulüm yayılsa, haksızlıklar ayyuka çıksa. İşitenler de ‘neme lazım’, deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yese, bilenler bunu söylemeyip sussa, gizleseler, fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin, feryadı göklere çıksa da, bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayiş ve emniyete vesile olan, itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlâl de böylece gerçekleşmiş olur.”

Kânûni ile aralarında daha pek çok menkıbe yaşanmış olsa da yukarıda bahsettiğimiz gerçekten ibretlerle dolu olsa gerek. Bununla da kalmaz Yahya Efendi Kânûni Sultân Süleyman’a her fırsatta uyarılarda bulunur. Meselâ bir şiirinde İran şahının faaliyetleri hususunda padişahı uyarmış, kızılbaş hareketinin bir fitne olduğunu ve mutlaka bastırılması gerektiğini belirtmiş, bu konuda babasını örnek almasını istemiştir.

Sultân II. Selim de Yahyâ Efendi’ye büyük saygı gösterir, bâzen ziyaret eder, bir takım konularda kendisine danışır, bazan da hediyeler gönderirdi. Öte yandan Yahyâ Efendi; Rüstem Paşa, Sokullu Mehmed Paşa ve Semiz Ali Paşa gibi önde gelen vezirlerle de temas kurmuştu. Ve saraya sık sık pusulalar göndererek kendisine başvuranların işlerinin halledilmesini rica ederdi.

Yahya Efendi vefât edince, Sultân II. Selim Hân, Yahya Efendi’nin kabri üzerine, Mimar Sinan'a tek kubbeli ve kare şeklinde bir türbe inşa ettirmiştir. Daha sonraları tekke, Sultân Mahmud tarafından büyütülmüştür. 1873 yılında ise son şeklini almıştır.

Yahya Efendi'nin hanımı Şerife Hatun'dur. Türbede medfundur. Yahya Efendi'nin İbrahim ve Ali isminde yine türbede medfun iki oğlu vardır. Ayrıca haziresinde Enver Paşa’mın babası Ahmet Bey’in yanı sıra; Sultan Abdülmecid'in hanımlarından ve Sultan IV. Mehmed Vahdettin'in analığı Şayeste Hanım, Sultan V. Murad'ın oğullarından Şehzâde Selahaddin Efendi, Sultan Abdülmecid'in hanımlarından Bîdar Kadın Efendi, Sultan II. Abdülhamid'in kızlarından Samiye Sultan gibi daha pek çok önemli şahsiyet burada medfundur..

Türkiye’nin çimentosu konumundaki günümüz Yahya Efendiler’ine ve onların izlerinden gidenlere ne mutlu.

Halit Kanak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle