Hem Türkiye’de hem de dünyada İnsan hayvanlarla savaşıyoruz
9 Ekim günü İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın Gazze’ye karşı yapacaklarını şöyle açıklamıştı; “Elektrik yok, yiyecek yok, su yok, yakıt yok. Her şey kapalı. İnsan hayvanlarıyla savaşıyoruz ve buna göre hareket ediyoruz”.
Öyle de yaptılar, insanlık namına hiçbir değer bırakmadan kuduz köpekler gibi ağızlarında salyalarla masum insanları katlettiler.
Tüm dünya buna karşı çıkıyor, ABD’de gösteriler var diyenlere karşı üzülerek hep şunu söyledim; bunların tamamı bir oyun, bir tiyatro. Mason Siyonist akıl kendini korumak için kendi kuduz köpeklerini yine kontrollü şekilde kendine saldırtıyor inanmayın … Asla ateşkes olmayacak…
Gazze göz göre göre işgal edildi ve artık sona gelindi…
Bu eli kanlı katilleri tanımayanlar, yaşananları okuyamayanlar yaşanacak olanları okuyamadıkları için bana tepki gösterdiler.
Gazze katliamı başladığı andan bugüne kadar (kayıtlarda var herkes izleyebilir) ateşkes umudu olanlara şunu söyledim; ateşkes olmayacak taki Trump gelene ve Gazze ‘nin resmen İsrail’e ait olduğunu ilan edip tüm Arap devletlerini kürenin etrafında toplayarak bunu onaylatana kadar…
Aynı Kudüs’ü İsraillin başkenti olarak ilan ettiği gibi…
Arap seviciler bu söylediklerime kızacaklardır peki benim umurumda mı HAYIR!
Gazze’de 292 gündür çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 40 bine yakın insanı acımasızca katleden soykırım suçlusu İsrail Başbakanı Netanyahu ABD ko9ngresinde bir konuşma yaptı. Bu yalanlarla dolu 45 dakikalık konuşması Amerikan Kongre üyeleri tarafından 5O’si ayakta olmak üzere toplam 79 kez alkışlandı. Daha önce hiçbir yabancı devlet adamına kısmet olmayan ve tarihte bir ilk olarak, dördüncü kez ABD Kongresi’nde kürsüye çıkan Netanyahu’nun yalanlarla dolu konuşması yine bu katliama ortak olanların kanlı elleri ile bir saat alkışlandı.
Hani nerde Avrupa’daki gösteriler
Hani nerde ABD’deki ayaklanmalar
Hani nerde Adalet Divanı
Hani nerde UACM
İşten en başından beri söylediğimiz mizansen tüm bu oyuncuların Oscar’lık performansı ile ABD kongresinde bir tiyatro olarak tüm dünyaya izletildi.
İsrail Savunma Bakanı Katil Yoav Gallant’ın dediği gibi bizim de karşımızda mazlumları katleden ,ağzı salyalı İnsan hayvanları var ve biz bunlarla savaşıyor ve mücadele ediyoruz…
Iğdır’da zulüm var ,asimilasyon var ,işgal var…
31 Mart seçimlerinin ardından Iğdır belediyesi dem/pkk tarafından ele geçirildi. Kimse bana halk iradesine saygısızlık yapıyorsun demesin. Dem/pkk ‘ya oy veren hiçbir vatandaş bunlar insanları öldürsün, ülkede bölücülük yapsın, insanları işinden etsin diye oy vermiyor.
Oy verilenler yanlışa saparsa vazgeçilen olur…
Dem/pkk ‘lı belediye göreve gelir gelmez yaptığı ilk iş alın terleriyle çalışan evlerine ekmek götüren 204 emekçi işçiyi işten çıkarmak oldu. Bu tamamen siyasi saiklerle alınmış asimilasyon ve tecrit kararıdır.
Dem/pkk lı belediyelerin tamamı bulundukları yerlerde insanları işten çıkararak onları açlığa mahkûm ederek göç etmelerini istiyor. Bulundukları yerlerin tamamen kendi kontrolleri altında olmasını istiyorlar. Iğdır’da yapılan tam da bu asimilasyon çalışmasıdır.
Iğdır Türkiye’nin Türk dünyasına açılan tek kapısıdır. Çok önemli bir jeopolitiğe ve sosyolojiye sahiptir.
Bu şekilde Iğdır’daki Türkler yıldırılarak göçe zorlanırsa Türk dünyası ile aramıza duvar örülecek. Kimse bunu abartı olarak görmesin. Biz bunun örneğini Karabağ’da yaşadık. Ermeni’yi Türkiye ile Türk dünyasının arasına duvar olarak örenler şimdi de içerden bunu yapmaya çalışılıyorlar.
Devlet’imizin bu duruma müdahale etmesi ve dahi gerekirse kayyum ataması gerekmektedir.
Mağdur olan insanlar Iğdır belediyesinin önünde adalet nöbeti tutmaya devam ediyorlar.
Zamanında teröristler için kol kola sözde adalet yürüyüşü yapan chp/dem pkk partilerini haksız yere ekmeğinden edilen Iğdırlı hemşerilerim içinde adalet arayışına bekliyoruz!
Ben hem şahsi olarak hem de Türkiye’nin en güçlü düşünce kuruluşu olan TİMAG kurumsal kimliği olarak hem Iğdır’da hem de zulüm gören mazlumların olduğu her yerde olacağımı ve insanları asla yalnız bırakmayacağımı buradan söylüyorum.







