--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Anayasa Mahkemesi Milli Egemenliği tehdit etmeye mi başladı

Ertuğrul Akar
Ertuğrul Akar
22

Uzun bir süredir Türkiye AYM ‘nin verdiği kararları tartışıyor.

Can Dündar MİT tırları dosyası, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Enis Berberoğlu dosyası , FETÖ  dosyalarında FETÖ’cü teröristlerin beraatine yol açan ankesörlü telefon delili ve ByLock kararı ,HDP/PKK partisinin ısrarla kapılmaması, Anayasa mahkemelerinin ışıklarının yanık bırakılması!!  Ve en son Can Atalay dosyası.

AYM’nin siyasilere ilişkin vermiş olduğu kararların tamamının tartışılmasının sebebi anayasayı istediği yerden yorumlaması ve olanı değil de ‘’olmasını istediği’’ kararlara hükmetmesidir. AYM bunu yaparken anayasa ve kanunda yer alan normları istediği yerden yorumluyor, bilinçli muğlaklık yaratıyor, o muğlaklığın içine olmasını istediği siyasi fiili gerçekliği yaratacak ne varsa koyuyor.

Kendisi yorum yapıyor ancak yargıtayın yaptığı yorumları meşru bulmuyor!

Kendisini yasama organı yerine koyuyor ve yasama organının yetki alanına tecavüz ediyor.

Anayasayı ya dikkate almıyor ya da dikkate almamak için olabildiğine geniş yorum yapıyor.

AYM daha önce firari can Dündar doyası derdestken yetkisini aşarak dosyaya müdahale etti ve işlenen suça ‘’özgürlüktür’’ yorumunu yaptı yürüyen yargı aşamasını daha soruşturma aşamasında bitirdi. Sonra malum can Dündar ülkeden kaçtı.

Aynı AYM Enis Berberoğlu dosyasında anayasaya eklenen geçici maddeyi görmezden gelerek ‘’hak ihlali’’ kararı verdi.  Kişinin yaptığı ihanet yanına kar kaldı ve olan devlete oldu!

 Şimdi yine yaptığı aynı şey;

Can Atalay dosyasında yetki tecavüzü yaparak yerindelik denetimi yapıyor ve yargıtayın vermiş olduğu hükmün bozulması için elinden geleni yapıyor.

AYM kararında yargıtayın anayasayı geniş yorumladığını, ilgili  AY 14. Md muğlak olduğunu , kişi suç işlemiş olsa dahi ay 14 ‘ün başlığının ‘’suç’’ değil de ‘’ temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmaması’’  olduğu için bu kişinin suç işlediğini kabul edilemeyeceğini iddia ediyor !!

İnana biliyor musunuz başlıktan dolayı normun içeriğini görmez geliyor!

Ay 14 md’de

‘’ Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.’’

’’Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.’’ İfadesinin yer aldığını öyle geniş yorumluyor ki mevut kanunları bırakın görmezden gelmeyi meclisin yanlış yaptığını kanunların yanlış olduğunu iddia ediyor.

Anayasa 14 ‘ün işaret ettiği, tanımladığı kanunla uygulanır dediği tüm fiillerin tanımı zaten kanunlarda varken AYM dalga geçer gibi bunu görmezden geliyor.

‘’ 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 'Terör Tanımı' başlıklı 1 inci maddesine göre, terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini , kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir. Aynı Kanunun "Terör Suçları" başlıklı 3 üncü maddesinde ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302, 307, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 320 nci maddeleri ile 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı suçlar, mutlak ve asli nitelikte terör suçu olarak tanımlanmıştır’’

AYM’ye al işte kanun ve tanım dediğimizde ise kaçacak başka bir alan buluyor ve diyor ki; ‘’ yahu siz beni yanlış anladınız   bu tanım terör tanımı ama anayasadaki başlık temel hak hürriyetler diye yazılmış ben nasıl bunu terör eylemi sayacağım!!’’

Ama sen 14.md belirli değil diye yorum yapıyorsun al işte her şey belirli ve tanımlı neden buna göre yorum yapmıyorsun!

 E tabi bir de AYM’nin kendisi kendi tüzüğünde yer alan uygulamaların genel hükümlere tabi olacağı hükmünü göz ardı edip anayasa 14 ün uygulanması için illa ki başlık gerekiyor! yoksa kanunda da yer alsa ben o kanunu uygulamam demesini de bir yere not edelim.

Demek ki neymiş AY 14. Md yanlış yorumlayarak AY83 gereği MV iade edilsin demek doğru bir yorum değil.

Yani anlayacağınız bu AYM Türkiye karşıtı kim varsa arkasında güç olmaya çalışıyor ve bunu da sözde özgürlük adı altında pazarlıyor.

Gelelim mv düşer mi düşmez mi konusuna; bu konuda da farklı yorumlar söz konusu ama ayanaysa mahkemesi her ne hikmetse devlet aleyhine kullanıyor bu yorum hakkını!

Bir defa AY153 iptal kararlarına ilişkin bir hükümdür. Hiçbir yerinde bireyse başvuru konusu geçmez.

O çok konuşulan AYM’nin kararları derhal uygulanır talimatı iptal kararlarına atıf yapıyor!

Bireysel başvuru hakkı anayasamıza 2010 yılında yapılan ve onaylanan referandum ile yer almaya başladı. Ancak anayasa 153’te bu konuyla ilgili değişiklik yapılmadı. Yani AYM’nin bireysel başvurulara ilişkin kararının muhatapları hangi kurumlardır belli değil.

Yani anayasayı ve kanunları işine geldiği gibi yorumlayarak kendini en üst yargı merci sayarak karar verirseniz kimse size saygı duymaz çünkü verdiğiniz kararın bir tutarlılığı yok, mantığı yok!

Son olarak bu konuda sorun yaratan cmk 309-310-311 maddeleri başımızı belaya sokuyor. Burada yer alan uluslararası sözleşmelerin öncelenmesi sorunu bizim başımızı daha çok belaya sokacak gibi duruyor.

Bu konuların topyekûn anayasa ve kanunlarla birlikte çözülmesi gerekiyor.

Ve kimse unutmasın ki uluslararası sözleşmeler bir devletin egemenlik hakkından feragat edeceği anlamına gelmez.

Batı’nın kendi tanımlarına göre ,kendisinin neredeyse idam cezası verdiği suçlar için bize bunlar ifade özgürlüğüdür diye hukuk kisvesi ve uluslararası sözleşmeler perdesiyle dayatması milli egemenliğe tecavüzdür .

Ertuğrul Akar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle