Yabancı kalem tuzağı! İstihbarat uzmanlarından kritik uyarı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Davos’taki imza töreninde kendi kalemini kullanması dikkat çekti. Daha önce suikast girişimine maruz kaldığını açıklayan Fidan’ın bu tercihi, istihbarat çevrelerinde “önlem amaçlı refleks” olarak değerlendirildi. Uzmanlar, yabancı kalemlerin biyometrik veri ve zehirleme riskine karşı tehdit oluşturabileceğini söylüyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Davos’ta Türkiye adına Gazze Barış Kurulu Belgesi’ni imzalarken beklenmedik bir detay gündeme damga vurdu.
Toplantıya katılan diğer bakanlar, ev sahibi ülke tarafından sunulan ortak kalemlerle belgeye imza atarken, Bakan Fidan cebinden kendi kalemini çıkararak imza attı.
O anlar, toplantıya katılan delegeler arasında şaşkınlık yarattı. ABD Başkanı Donald Trump’ın dahi bu tercihe dikkatle baktığı belirtiliyor.
FİDAN: “AĞIR ARSENİK VE CİVA VERİLDİ”
Canlı yayında kendisine “kalem tercihi” sorulan Bakan Fidan, konunun basit bir alışkanlık olmadığını vurguladı.
Fidan, geçmişte arsenik ve civa içeren bir suikast girişimine maruz kaldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Tahlillerde vücuduma ağır arsenik ve civa verildiği tespit edildi. Bu da zaten bir suikast girişimi olduğunun açık göstergesiydi.”
Bu açıklama, Davos’taki kalem tercihini güvenlik temelli bir refleks olarak yorumlayan iddiaları güçlendirdi.
SOĞUK SAVAŞ’TAN GÜNÜMÜZE “KİŞİSEL EŞYA SUİKASTLARI”
İstihbarat tarihçileri, Soğuk Savaş döneminde KGB ve CIA tarafından kullanılan bazı yöntemlerin bugüne uyarlanmış versiyonlarının hâlâ gündemde olduğunu belirtiyor.
Zehirli iğneler, özel kimyasallar içeren kalemler ve dokunulduğunda biyometrik veri toplayan mikro sensörlü nesneler, geçmişten bugüne istihbarat literatüründe yer alıyor.
Bir dönemin en meşhur vakalarından biri, 1978’de Londra’da şemsiye ucu ile zehirlenen Bulgar muhalif Georgi Markov olayıydı.
Uzmanlara göre, modern versiyonlarında zehir, temas eden yüzeylerdeki mikro gözenekler aracılığıyla deriden emilebiliyor.
İSTİHBARAT UZMANLARINDAN UYARI: “KALEM KİŞİSEL OLMALI”
İstihbarat kaynakları, Fidan’ın davranışının “standart bir güvenlik protokolü” olarak görülmesi gerektiğini belirtti.
Bir istihbarat uzmanı, durumu şöyle değerlendirdi:
“Diplomatik ortamlarda kullanılan kalemler, masum görünse de hem biyometrik veri toplama hem de kimyasal saldırı açısından potansiyel risk taşır. Bu nedenle devlet görevlilerinin kendi kalemlerini kullanması artık birçok ülkede uygulanan bir güvenlik önlemidir.”
Uzmanlar, parmak izi kopyalama teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, imza kalemlerinin bile biyometrik iz toplama aracı haline gelebileceğine dikkat çekiyor.
TEKNOLOJİ CASUSLUĞUNDA YENİ NESİL YÖNTEMLER
Uzman raporlarında, mikroçipli kalemlerin sadece yazmakla kalmayıp çevresel sesleri, ısıyı ve basınç farklarını da kaydedebilen sensörlerle donatılabildiği belirtiliyor.
Bazı “akıllı kalem” modellerinde yer alan bu sistemlerin veri sızıntısı veya dijital casusluk için kullanılabileceği uyarısı yapılıyor.
SONUÇ: GÜVENLİK ARTIK DETAYLARDA SAKLI
Bakan Hakan Fidan’ın Davos’taki “kendi kalemiyle imza atma” refleksi, diplomatik dünyada kişisel eşyaların güvenlik önlemi olarak görülmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.
İstihbarat çevreleri, bu tür detayların artık diplomatik protokollerin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve “basit bir kalem tercihi” olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.
Haber Kaynağı: Yusuf Ozan Demir – Akit TV