Ufuk Uras'tan Terörsüz Türkiye çıkışı: Bazı küresel güçlerin bölgedeki oyunu bozuldu! Cumhurbaşkanı eleştirilerine şok eden cevap
Eski milletvekili Ufuk Uras, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Meclis'te 467 milletvekilinin desteğinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Uras, sürecin Türkiye'yi güçlendirdiğini belirterek, “Bazı küresel güçlerin bölgedeki oyunu bozulmuş oldu” dedi. Sürece yönelik bazı itirazlara da sert tepki gösteren Uras, “Cumhurbaşkanı MGK'nın başı olarak son kararı vermeyecek de tapu müdürü mü verecek?” ifadelerini kullandı.
“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin tartışmalar devam ederken eski milletvekili Ufuk Uras'tan dikkat çeken açıklamalar geldi.
Sürecin Türkiye'nin bölgesel gücüne etkisine dikkat çeken Uras, TBMM'deki geniş desteğin önemli bir siyasi mesaj olduğunu söyledi.
Uras, bazı küresel aktörlerin bölgeye ilişkin hesaplarının Türkiye'de atılan adımlarla bozulduğunu savundu.
“467 VEKİLİN İMZASI SON DERECE ÖNEMLİ”
Meclis'te ortaya çıkan geniş mutabakata işaret eden Uras, 467 milletvekilinin imzasının küçümsenemeyecek bir siyasi destek olduğunu belirtti.
Uras şöyle konuştu:
“Bazı küresel güçlerin bölgedeki oyunu bozulmuş oldu. 467 vekilin imzası son derece önemli.”
Ancak kamuoyundaki tartışmalara bakıldığında Meclis'teki bu tablonun yeterince görülmediğini savunan Uras, sosyal medyada sürece yönelik tepkileri de eleştirdi.
“SOSYAL MEDYADA BİR SÜRÜ MECZUP TROL KARALAR BAĞLIYOR”
Sürece yönelik sosyal medya tepkilerine sert ifadelerle karşılık veren Uras, Meclis'te oluşan geniş desteğin göz ardı edildiğini söyledi.
Uras:
“Ama bunların bilgisine sahip olmayıp sosyal medyaya girecek olsanız bir sürü meczup trolün karalar bağladığını göreceksiniz.”
ifadelerini kullandı.
“NETANYAHU ÇEVRESİNDE TÜRKİYE'NİN GÜÇLENDİĞİ VURGUSU VAR”
Ufuk Uras'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici bölümlerden biri İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve çevresine ilişkin değerlendirmesi oldu.
Terörsüz Türkiye sürecinin Türkiye'nin bölgedeki konumunu güçlendirdiğini savunan Uras, bunun İsrail tarafında da görüldüğünü ileri sürdü.
“Netanyahu ve çevresinde bu sürecin Türkiye'yi güçlendirdiği vurgusu var. O yüzden çok isabetli bir adım.”
diyen Uras, sürecin yalnızca Türkiye'nin iç siyaseti üzerinden değil, bölgesel güç dengeleri açısından da değerlendirilmesi gerektiği mesajını verdi.
“DEVLETİN KURUMLARI KANDIRILIYORMUŞ GİBİ DAVRANILIYOR”
Uras, sürece karşı çıkan bazı kesimlerin Milli Güvenlik Kurulu, istihbarat ve güvenlik bürokrasisinin süreci yönetemeyeceği varsayımı üzerinden hareket ettiğini savundu.
Bu yaklaşımı eleştiren Uras şöyle devam etti:
“Şöyle tuhafıma giden yaklaşımlar var: MGK, istihbarat, güvenlik bürokrasisi sanki kandırılıyormuş gibi. Devletin kurumlarının zaaf içinde olduğu ve bu işi beceremeyeceği tezi Netanyahu çevresinin tezidir.”
Uras'ın bu sözleriyle, Türkiye'nin güvenlik kurumlarının süreci kontrol edemeyeceği yönündeki söylemlerle Netanyahu çevresindeki yaklaşım arasında paralellik kurması dikkat çekti.
CUMHURBAŞKANI ELEŞTİRİLERİNE ÇARPICI CEVAP: “TAPU MÜDÜRÜ MÜ VERECEK?”
Uras, süreçte nihai kararın Cumhurbaşkanı tarafından verilmesine yönelik eleştirilere ise dikkat çeken bir ifadeyle karşılık verdi.
Bazı çevrelerin “Bununla ilgili son kararı Cumhurbaşkanı verecekmiş, olur mu böyle bir şey?” şeklinde itirazlarda bulunduğunu aktaran Uras, şu cevabı verdi:
“Ya Cumhurbaşkanı MGK'nın başı olarak son kararı vermeyecek de tapu müdürü mü verecek?”
Uras, bu tür itirazların süreci geciktirmeye yönelik olduğunu savunarak, “İpe un sermek için ne kadar akıl saçması şey varsa bunlar ortaya konuyor” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE'Yİ GÜÇLENDİREN İSABETLİ BİR ADIM”
Uras'ın açıklamalarında öne çıkan temel vurgu, Terörsüz Türkiye sürecinin yalnızca terör sorunuyla mücadele kapsamında değil, Türkiye'nin bölgesel gücü açısından da değerlendirilmesi gerektiği oldu.
Meclis'teki geniş desteğe dikkat çeken Uras, devletin güvenlik ve istihbarat kurumlarının süreci yönetebilecek kapasitede olduğunu belirterek, Türkiye'nin güçlenmesinden rahatsız olan çevrelerin söylemlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini savundu.