THY- Euroleague

Pablo Escobar

Pablo Escobar, 1949 ile 1993 yılları arasında Kolombiya’da yaşamış bir uyuşturucu baronudur. 1970’li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’ne gizlice soktuğu ve sattığı kokain ile inanılmaz bir zenginliğe sahip olmuştur.

Tam adı Pablo Emilio Escobar Gaviria'dır. Çiftçi bir babanın ve ilkokul öğretmeni bir annenin 7 çocuğundan biri olan Pablo Escobar 1 Aralık 1949 tarihinde Kolombiya’nın Rionegro şehrinde dünyaya geldi. Ailesi ile birlikte sonradan Envigado şehrinin kenar mahallelerine taşındı.

Yoksul bir ailenin çocuğu olan Escobar, küçükken ailesinin parasızlıktan dolayı çektiği sıkıntılara şahit oldu. Annesine zor günlerde ''Sabret, büyüyünce istediğin her şeyi ayağına getireceğim'' dediği bilinir.

Pablo, başta annesi olmak üzere tüm ailesini sefaletten kurtarmak için hırslı bir genç olarak yetişti. Para kazanmak için her yolu kendine hak olarak görmeye başlaması, onu erken yaşta suç dünyasına itti.

Suç kariyerine ufak çapta hırsızlıklarla başladı. İlerleyen yıllarda kaçak sigara ve sahte ikramiye biletleri satarak dolandırıcılık dünyasına girdi.

Kolombiya’da o dönem sigara kaçakçılığı piyasasında büyük bir rekabet vardı ve bu mücadeleye halk arasında ''Marlboro Savaşları'' adı verilmişti. Pablo’nun bir sonraki adımı ise araba çalıp, satmak oldu.

İşleri gittikçe büyüten Pablo, Kolombiya’nın büyük kentlerinden Medellin’de ünlü ve varlıklı insanları fidye için kaçırmaya başladı.

1970’lerin başında uyuşturucu piyasasının en önemli ürünü esrardı. Ancak 70’li yılların ortasında kokain popüler olmaya başladı. Kokain üretimi için kaçakçılık cenneti olan Kolombiya çok uygun bir ülkeydi. Kokain’in üretildiği en büyük koka tarlaları da komşu ülkeler olan Peru ve Bolivya’daydı.

Pablo Escobar Medellin şehrindeki ünlü uyuşturucu baronu Fabio Restrepo’yu öldürüp onun operasyonunu ele geçirdi. Onun üretim ve dağıtım şebekesini dünyanın o güne dek görmediği bir uyuşturucu karteline çevirdi. Ortaklık kurduğu kişiler arasında Medellin’in en güçlü suç baronları vardı.

Pablo Escobar’ın liderliğinde, Peru ve Bolivya’daki tüm Koka hamuru satın alındı ve Kolombiya’daki büyük Kokain çiftliklerinde işlenmeye başlandı. Sıra bu kokaini yüksek fiyatlara ABD pazarına satmaya gelmişti. Bu noktada Pablo Escobar, dâhiyane bir çözüm buldu.

Özel uçak satın alan Escobar, uçakların tekerleklerine kokain gizledi ve taşınan kokainlerin ilk durağı olan Panama’ya uçuşları bizzat kendisi yaptı. Panama’da yolcu uçaklarının tekerleklerine gizlenen kokain, Amerika’ya sokuldu ve başta Florida olmak üzere tüm eyaletlere yayıldı.

80’li yıllara gelindiğinde, Pablo Escobar günde 15 ton kokaini Amerika’ya kaçırıyordu. Pablo’nun kazandığı para ve kurduğu suç çetesi, onu iyice gözü kara yapmış ve işlerin ölçeğini inanılmaz boyutlara taşımıştı. Boeing 727 model yolcu uçakları satın alan Escobar, yolcu koltuklarını çıkarıp, uçakları tamamen kokain ile doldurmaya başladı.

SİYASETE GİRİŞİ

Pablo Escobar'ın gençliğinde arkadaşlarına ''Kolombiya’nın başkanı olacağım.'' dediği bilinmektedir. Escobar, büyük paralar harcayarak 1982 yılında milletvekili seçilmeyi başardı.

Ancak Kolombiya kabinesinde dönemin Adalet Bakanı, Pablo’nun kirli işlerini mecliste açıklamaya başlayınca, istifa etmek zorunda kaldı.

TUTUKLANMASI VE HAPİSTEN KAÇMASI

1991 yılında Cesar Gaviria hükümeti döneminde Pablo Escobar hakkında tutuklama kararı çıkartıldı. Escobar hükümetin kararlı olduğunu anlayınca, teslim olmaya karar verdi. Çünkü teslim olmazsa, yakalandığında ABD’ye teslim edilmesi söz konusuydu.

Pablo, teslim olurken, hükümetle ABD’ye gönderilmeyeceğine dair bir anlaşma yaptı ve bir şart daha öne sürdü: Kendi hapishanesini inşa etmesine izin vereceklerdi.

Pablo, milyonlarca dolar harcayarak içinde spa ve kumarhane bulunan bir hapishane inşa etti. Hapishanenin gardiyanlarını da devlet memurları içinden kendi kafasına göre seçti. Halk arasında Escobar Oteli veya Club Medellin olarak bilinen bu hapishanenin, 5 yıldızlı bir otelden farkı yoktu.

Ancak Escobar’ın keyfi kısa sürdü. Hükümet kendisini standart bir hapishaneye transfer etmek isteyince, firar etmek durumunda kaldı.

ÖLÜMÜ

Pablo Escobar hapishaneden kaçtıktan sonra, hükümet güçleri ile kendisi arasında 16 ay süren bir kovalamaca yaşandı. Bu dönemde ailesini korumak için büyük çaba sarf etti ve para harcadı.

Başlatılan arama operasyonları süresince, kolluk güçleri Pablo Escobar’ın Medellin Karteli’ni de yıprattı. Pablo’nun ortaklarının birer birer öldürülmesi sonucunda, Medellin Karteli çökmeye başladı ve sonunda dağıldı.

İyice köşeye sıkışan Escobar, süreç boyunca sadece hükümet güçleri tarafından değil, Los Pepes adındaki bir çete tarafından da amansızca kovalandı.

Pablo’nun öldürdüğü insanların yakınlarından oluşan bu çete, Medelin Karteli’nin rakibi olan Cali Karteli tarafından da destekleniyordu ve bu insanlar Pablo’yu öldürmek için adeta ant içmişti.

3 Aralık 1993 günü, Pablo Escobar askerler ile girdiği bir çatışmada öldürüldü. Bacağından, göğsünden ve kulağından vurulmuştu. Birçok insan onun yaralandığını ve sağ ele geçirilmemek için kulağına kurşun sıkarak intihar ettiğini düşünmektedir.

Pablo Escobar’ın Kolombiya‘da nefret edeni kadar, seveni de çok olduğundan; cenazesine 25.000 kişi katılmış ve bir devlet büyüğü gibi uğurlanmıştır. Bir Amerikan gazetesi olan New York Times, bu tablonun ardından; insanların gelecekte onun mezarını bir azizmiş gibi ziyaret edeceklerini ve saygı göstereceklerini yazmıştır. Pablo’nun bu kadar çok sevilmesinin en başta gelen nedeni, yoksullar için yüzlerce ev inşa etmiş olmasından kaynaklanır.

AİLESİ

Pablo Escobar 1976 yılında henüz 15 yaşında bir genç kızken evlendiği Maria Victoria Henao‘dan; Juan Pablo Escobar adında bir oğlu ve Manuela Escobar adında bir kızı vardı. Pablo öldüğünde oğlu 16, kızı ise 9 yaşındaydı. Pablo Escobar’ın eşi ve çocukları, ölümünün ardından hükümet tarafından koruma altına alındı.

Oğlu Juan Pablo, Kolombiya’da yaşayan bir yazardır. İhtisasını ise mimarlık üzerine yapmıştır. Kızı ise babasının ölümünden sonra medyada gözükmemeyi tercih etmiştir ve gözlerden uzak bir hayat sürmektedir.

ESCOBAR'IN ÇİRKİN YÜZÜ

Pablo Escobar, kokainden hesapsız şekilde para kazanmaya başlayınca, Kolombiya’nın Medellin halkını ihya etmeye başlamıştı. Yoksullara para ve yardım dağıtan, spor müsabakalarına sponsor olan ve çevresindeki insanların sevgisini kazanan Escobar'ın ne iş yaptığı ile ilgilenen insan sayısı azdı.

Ancak suç dünyasının basamaklarını hızlı bir şekilde tırmanmaya başlayınca, karşısına hem devlet içinden; hem de yeraltı dünyasından bir sürü engel çıkmaya başladı. Pablo Escobar, inşa ettiği suç organizasyonunu koruyabilmek için, binlerce insanı gözünü kırpmadan öldürdü.

Escobar’ın yaşamı boyunca 200 kadar hakim ve savcıyı, 1000 kadar polis memurunu öldürdüğü tahmin ediliyor. Ölümünden sorumlu tutulduğu toplam 3000 kişinin geri kalanı ise gazeteciler ve sıradan insanlar.

ESCOBAR HAKKINDAKİ İNANILMAZ GERÇEKLER

Pablo Escobar yaşamı boyunca inanılmaz bir servet elde etti. Öyle ki paralarını koyacak yer bulamamış, milyonlarca doları depolarda fareler yemiş, hatta bir kısmını da kendisi yakmıştır.

PABLO ESCOBAR'IN SERVETİ

Pablo Escobar’ın, ABD‘ye uyuşturucu kaçırdığı yıllarda; günde 60 milyon dolar kazandığı tahmin ediliyor. Bu hesaba göre yılda ortalama 22 milyar dolar kazandığı biliniyor. Pablo, bu kazançla içinde yaşadığı Kolombiya devletinden daha güçlü hale gelmiştir. Öyle ki, kendisinin ABD’ye iade edilmemesi için; Kolombiya’nın 20 milyar dolar tutarındaki dış borçlarını ödemeyi teklif etmiştir.

PAKET LASTİKLERİNE ÖDENEN SERVET

Pablo Escobar ayda 4000 dolar gibi bir rakamı, bu paraları lastiklemek için aldığı paket lastiğine ödüyordu. Bu paraları sayıp deste haline getirmek, lastiklemek ve raflara yerleştirmek için bile maaşlı adam çalıştırıyordu.

FARELERİN YEDİĞİ MİLYAR DOLARLAR

Pablo Escobar’ın paralarını sakladığı depolarda, toplamda 2.2 milyar dolarlık banknotu farelerin yediği tahmin ediliyor.

PLASTİK BİDONLARDA GÖMÜLEN PARALAR

Pablo Escobar, plastik bidonların içine koyduğu paraları Kolombiya ve Meksika’da satın aldığı arazilere gömüyordu. Günümüzde bile hala bu paraları bulan insanların olduğu rivayet edilmektedir.

ESCOBAR'IN KIZINI ISITMAK İÇİM MİLYON DOLARLARI YAKMASI

Pablo Escobar’ın polisten kaçtığı yıllarda, kızının üşümesi sebebiyle 2 milyon doları yakıp onu ısıtmaya çalıştığı da çok bilinen bir olaydır. Bir çuval dolusu parayı ısınmak ve yemek pişirmek için yakmıştır.

DÜNYANIN EN ZENGİNLERİ LİSTESİNE GİRMESİ

Forbes dergisi tarafından, Pablo Escobar’ın toplam servetinin 30 milyar Dolar civarında olduğu tahmin edilmişti. Bu sayede Forbes’ın her yıl yayınlanan dünyanın en zengin 10 insanı listesine girmişti.

ETKİLERİ

Kitaplar

Mark Bowden'un kitabı Pablo'yu Öldürmek: Dünya'nın En Büyük Haydutunun Yakalanması

Gabriel García Márquez'in kitabı, News of a Kidnapping (1998),[5]

Fotoğrafçı James Mollison'ın kitabı Pablo Escobar anısına (2009)

Filmler

The Infiltrator (2016)

Escobar: Paradise Lost (2014)

Blow (2001)

Clear and Present Danger (1994)

Escobar (2009)

30 for 30 (2010)

Killing Pablo (2011)

Diziler

El Patron Del Mal (2012)

Narcos (2015)

NARCOS DİZİSİ

Narcos isimli dizinin Netflix ekranlarında yayına girmesinden sonra, 90’larda kalmış olan Pablo Escobar efsanesi adeta yeniden canlandı. Dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü uyuşturucu kaçakçısı olan Escobar’ı ünlü yapan şey, yaptığı ticaretin hacmi ve kazandığı çuvallar dolusu para değil; kendine has karakteri ve Kolombiya halkı için yaptıklarıydı.

Pablo Escobar, kazandığı paralarla Kolombiya’daki hayırsever girişimlere ve futbol müsabakalarına maddi destek sağladı ve halkın büyük bir bölümünün sempatisini kazandı. Binlerce kişinin ölümüne sebep olması ve tonlarca uyuşturucu pazarlaması, Kolombiya halkının yarısı tarafından bilinmiyor; diğer yarısı tarafından da görmezden geliniyordu. Bu sayede milletvekilliğine kadar yükseldi. Hayali ise Kolombiya başkanı olmak ve doğduğu ülkeyi yönetmekti.