'Kuytul grubu din mafyası!'
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Adana merkezli 6 ilde yürütülen geniş kapsamlı adli soruşturmada, kamuoyunda "Kuytulcular" olarak tanınan Furkan Vakfı kurucusu Alparslan Kuytul ve beraberindeki 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilerek şafak operasyonu düzenlendi. Gazeteci Sinan Sungur, SuperHaber’de gerçekleştirdiği yayında yürütülen operasyonun arka planını ve yapının karanlık iç yüzünü değerlendirdi.
Adana merkezli 6 ilde yürütülen geniş kapsamlı adli soruşturmada, kamuoyunda "Kuytulcular" olarak tanınan Furkan Vakfı kurucusu Alparslan Kuytul ve beraberindeki 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilerek şafak operasyonu düzenlendi. Gazeteci Sinan Sungur, SuperHaber’de gerçekleştirdiği yayında yürütülen operasyonun arka planını ve yapının karanlık iç yüzünü değerlendirdi.
Sinan Sungur'un vurguladığı üzere bu operasyon; samimi inançlı insanlara veya dini bir cemaat yapısına değil, dini kendi hırsızlıklarına, şantajlarına ve rant mekanizmalarına alet eden suç örgütlerine karşı atılmış kararlı bir adımdır.
Dini Cemaat Değil, Katıksız Bir "Din Mafyası"
Sinan Sungur, Alparslan Kuytul ve çevresindeki çekirdek kadronun tipik bir dini yapıdan ziyade tam anlamıyla bir "din mafyası" gibi örgütlendiğini belirtti. Toplumda çok geniş bir kitleye hitap etmemelerine rağmen algoritma hamleleri, kışkırtıcı sokak eylemleri ve kolluk kuvvetleriyle bilinçli olarak girilen çatışma görüntüleriyle yapının büyüklüğü konusunda algı yönetimi yapıldığı ifade edildi.
Soruşturma dosyalarına ve analize yansıyan öne çıkan hususlar şunlar:
Şantaj, İşkence ve Mal Varlığına Çökme: Yapıdan ayrılan ya da hedef alınan zengin kişilerin hürriyetinden yoksun bırakılması, elektroşokla işkence görmesi ve zorla milyonlarca dolarlık senet imzalatılması, organizasyonun mafyatik yöntemlerini gözler önüne seriyor.
Kurban Etleri Üzerinden Ticari Rant: "İhtiyaç sahiplerine yardım" adı altında toplanan kurban etlerinin depolanarak ticari emellere ve sucuk imalatı gibi ticari faaliyetlere alet edilmek istendiği, ancak emniyet birimlerinin zamanında müdahalesiyle bu vurgunun engellendiği hatırlatıldı.
Yurt Dışına Kara Para Transferi: Yapının Almanya merkezli vakıf ve dernek görünümlü organizasyonlar üzerinden toplanan veya gasp edilen paraları yurt dışına aktardığına dair adli bulguların bulunduğu kaydedildi.
Ticari Yapılara Kayyum Darbesi
Soruşturma kapsamında örgütün mali ayağına yönelik atılan adımlarla 5 şirkete kayyum atandı. Kayyum atanan firmalar arasında turizm, sağlık, inşaat ve akaryakıt sektöründeki işletmelerin yanı sıra bilinen börekçilik zincirleri de yer alıyor.
Sinan Sungur, bu tür ticari markaların ve sermayenin örgüt eliyle mi büyütüldüğü yoksa şantaj ve baskıyla mı yapıya dahil edildiğinin soruşturmanın derinleşmesiyle tamamen ortaya çıkacağını ifade etti.
FETÖ ve Devlet Karşıtı Yapılarla Paralel Seyir
Alparslan Kuytul’un 15 Temmuz hain darbe girişimi öncesinde ve sonrasında takındığı tutuma dikkat çeken Sungur, yapının Türk devletine karşı duran FETÖ gibi unsurlarla aynı söylem çizgisinde buluşmaktan çekinmediğini dile getirdi.
Farklı suç örgütlerine yönelik adli süreçler yürütülürken Kuytul'un kışkırtıcı yayınlarla taraftarlarını devlete direnmeye çağırmasının bardağı taşıran son damla olduğu vurgulandı. Adli makamlar "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "Nitelikli dolandırıcılık" ve "Suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" suçlamalarıyla süreci titizlikle sürdürüyor.
İnançlı İnsanların Değerlerini Korumak İçin Zorunlu Temizlik
Sinan Sungur, devlete ve topluma sirayet etmeye çalışan, dini bir kalkan olarak kullanıp çeteleşen yapılara karşı yürütülen bu operasyonların hem kamu düzeni hem de inançlı vatandaşların sömürülmesini engellemek adına zorunlu bir temizlik olduğunu belirtti. Yargı makamlarının yürüttüğü bu kararlı süreç, din istismarcılarına ve kendilerini hukukun üstünde gören yapılara karşı devletin tavizsiz duruşunu net biçimde ortaya koyuyor.