• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Eski Milli Eğitim Bakanı yazdı: 'Gençler artık herhangi bir üniversiteye gitmek istemiyor'

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Eski Milli Eğitim Bakanı yazdı: 'Gençler artık herhangi bir üniversiteye gitmek istemiyor'

Eski Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, SuperHaber'deki yazısında 2026 YKS sonuçlarını değerlendirdi. Özer, lise son sınıf öğrencilerinin yükseköğretime yerleşme oranının 2015'te yüzde 53'ten 2025 ve 2026'da yüzde 28'e gerilediğine dikkat çekerek, yükseköğretimde artık yalnızca kontenjan sorununun değil, arz-talep uyumsuzluğunun öne çıktığını belirtti.

Eski Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, SuperHaber'deki yazısında 2026 YKS sonuçlarını değerlendirdi. Özer, lise son sınıf öğrencilerinin yükseköğretime yerleşme oranının 2015'te yüzde 53'ten 2025 ve 2026'da yüzde 28'e gerilediğine dikkat çekerek, yükseköğretimde artık yalnızca kontenjan sorununun değil, arz-talep uyumsuzluğunun öne çıktığını belirtti.

Eski Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, 2026 YKS sonuçlarını değerlendirdi. Özer, lise son sınıf öğrencilerinin yükseköğretime yerleşme oranının 2015'te yüzde 53'ten 2025 ve 2026'da yüzde 28'e gerilediğine dikkat çekerek, üniversitelerde artık yalnızca kontenjan sorununun değil, arz-talep uyumsuzluğunun öne çıktığını belirtti.

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları, gençlerin üniversite tercihlerindeki değişimi bir kez daha gündeme getirdi. Eski Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, kaleme aldığı değerlendirmede, yükseköğretimde yaşanan dönüşümün yalnızca üniversitelerin doluluk oranları üzerinden okunamayacağını ifade etti.

Özer'e göre mevcut tablo, bir taraftan gençlerin önemli bir bölümünün mevcut yükseköğretim seçeneklerini tercih etmediğini, diğer taraftan ise tercih yapan öğrencilerin istedikleri programlara erişmekte zorlandığını gösteriyor.


 

Tercih yapmayan öğrencilerin oranı yüzde 54,3'e çıktı

2026 yılında YKS'ye giren ve yerleştirmeye esas puanı hesaplanan 766 bin 971 lise son sınıf öğrencisinden yalnızca 350 bin 354'ü tercih yaptı.

Buna göre tercih yapabilecek durumda olan öğrencilerin yüzde 45,7'si tercih yaparken, yüzde 54,3'ü herhangi bir tercih yapmadı.

Özer, bu oranın son yıllarda düzenli biçimde yükseldiğine dikkat çekti. Tercih yapmayan öğrencilerin oranı 2022'de yüzde 40,62, 2023'te yüzde 44,8, 2024'te yüzde 50,19 ve 2025'te yüzde 51,5 olarak gerçekleşti. 2026'da ise yüzde 54,3'e ulaştı.

Böylece dört yıl içerisinde tercih yapmayan öğrencilerin oranında yaklaşık 14 puanlık artış yaşandı.

Ancak Özer, tercih yapma hakkına sahip olmanın öğrencinin istediği herhangi bir programa yerleşebilecek başarı düzeyine sahip olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekti. Bu nedenle ortaya çıkan tablonun yalnızca "üniversitelerde yeterli kontenjan var ancak gençler üniversiteye gitmek istemiyor" şeklinde yorumlanamayacağını vurguladı.


 

Üniversiteye yerleşme oranı da geriledi

Mahmut Özer'in değerlendirmesine göre, lise son sınıf öğrencilerinin herhangi bir yükseköğretim programına yerleşme oranında da ciddi düşüş yaşandı.

2015 yılında lise son sınıf öğrencilerinin yüzde 53'ü bir yükseköğretim programına yerleşirken bu oran 2016'da yüzde 49,2'ye, 2017'de yüzde 34,9'a, 2022'de yüzde 33'e, 2024'te yüzde 32'ye geriledi. 2025 ve 2026'da ise oran yüzde 28 seviyesinde kaldı.

Dört yıllık lisans programlarına yerleşme oranındaki düşüş ise daha belirgin oldu. 2015 yılında lise son sınıf öğrencilerinin yüzde 26'sı dört yıllık bir lisans programına yerleşirken, 2026'da bu oran yüzde 15,7'ye geriledi.


 

"Sorun artık yalnızca üniversiteye erişim değil"

Özer, Türkiye'nin 2000'li yıllardan itibaren gerçekleştirdiği yükseköğretim genişlemesiyle geçmişteki temel sorunlardan biri olan yetersiz arzın önemli ölçüde aşıldığını belirtti.

Ancak bugün gençlerin yükseköğretimden beklentilerinin değiştiğine işaret eden Özer, öğrencilerin artık yalnızca üniversiteye girip giremeyeceklerini değil, hangi üniversiteye ve hangi bölüme girebileceklerini ve bunun kendilerine nasıl bir gelecek sağlayacağını sorguladığını ifade etti.

Bu nedenle yükseköğretim talebinin artık yalnızca erişim üzerinden değil, programın niteliği ve mezuniyet sonrasında sağlayacağı muhtemel ekonomik getiriler üzerinden şekillendiği değerlendirmesinde bulundu.


 

Gençler alternatif yolları da değerlendiriyor

Özer, gençlerin üniversite dışındaki seçeneklerinin de geçmişe göre çeşitlendiğine dikkat çekti.

Mesleki eğitim, doğrudan çalışma hayatına geçiş, girişimcilik, dijital ekonomi, yazılım, e-ticaret ve çeşitli sertifika programlarının gençlere farklı seçenekler sunduğunu belirten Özer, öğrencilerin dört yıllık bir üniversite eğitiminin kendilerine sağlayacağı getiriyi diğer alternatiflerle karşılaştırdığını ifade etti.

Özellikle mezuniyet sonrasında iş bulma ve gelir elde etme konusunda belirsizlik görülen programların, kontenjanları yüksek olsa dahi öğrenciler tarafından yeterince talep edilmeyebileceğine dikkat çekti.


 

"Basit bir kapasite problemi değil"

Mahmut Özer, tercih yapmayan öğrencilerin bir bölümünün istedikleri programa puanları yetmediği için mevcut seçenekleri tercih etmediğini, bir bölümünün ise erişebildiği programların niteliğini veya istihdam imkânlarını yeterli görmediğini belirtti.

Bu öğrencilerin önemli bir kısmının bir yıl daha hazırlanarak istedikleri programa ulaşmayı tercih etmesinin de YKS üzerindeki rekabeti artırdığı değerlendirmesinde bulundu.

Özer'e göre ortaya çıkan tablo, yükseköğretimde basit anlamda bir kontenjan veya kapasite sorunu değil, mevcut arz ile gençlerin talebi arasındaki uyumsuzluk olarak değerlendirilmeli.


 

"Tercih yapmayan öğrenciler araştırılmalı"

Özer, sağlıklı bir yükseköğretim politikası oluşturulabilmesi için tercih yapmayan öğrenciler hakkında kapsamlı araştırmalar yapılması gerektiğini vurguladı.

Bu kapsamda öğrencilerin ne kadarının istediği programa puanı yetmediği için tercih yapmadığı, ne kadarının mevcut programların niteliğini veya istihdam imkânlarını yetersiz bulduğu, ekonomik nedenlerin ne ölçüde etkili olduğu ve kaç öğrencinin bir yıl daha YKS'ye hazırlanmayı planladığının ortaya konulması gerektiğine dikkat çekti.

Özer ayrıca tercih yapmama davranışının öğrencilerin başarı düzeyi, lise türü, sosyoekonomik durumu ve yaşadığı bölgeye göre nasıl değiştiğinin de araştırılması gerektiğini belirtti.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23