• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ekrem milletle dalga geçiyor! Seninki siyasi değil, yolsuzluk!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Ekrem milletle dalga geçiyor! Seninki siyasi değil, yolsuzluk!

İstanbul’u adeta talan eden yolsuzluk tutuklusu Ekrem İmamoğlu, tutuklu olduğu Silivri’den yazdığı yazıda, CHP zihniyetinin ürünü darbelerle özdeşleşen mahkemeleri örnek vererek, kendisini ‘demokrasi havarisi’ ilan etti. Hukukçular İmamoğlu’na, “Sen yolsuzluktan tutuklusun. Seni hakimler yargılıyor, darbeciler değil” hatırlatması yaptı.

Buğra Kardan  İstanbul

Ahtapot gibi sardığı İstanbul’da büyük bir talana imza atan suç örgütünün lideri Ekrem İmamoğlu, İBB’ye yönelik yolsuzluk davasını darbe dönemlerinde yapılan siyasi yargılamalara benzeterek, kendisini mazlumlaştırmaya çalıştı. Hırsızlıktan ve nitelikli dolandırıcılıktan hakim karşısında olduğunu gizlemek için her yöntemi deneyen İmamoğlu’nun dün cezaevinden yazdığı yazıda, CHP zihniyetinin ürünü darbelerle özdeşleşen mahkemeleri ve cezaevlerini örnek verip, “Yassıada’da, Diyarbakır’da, Mamak’ta, Ulucanlar’da, Pınarhisar’da zorlu mücadelelerle yola devam eden demokrasi Silivri’den de güçlenerek çıkacaktır” çıkışında bulunarak milletin aklıyla dalga geçmeye kalktı.


 

KOMİKSİN EKREM

Her fırsatta yolsuzluk davasını sulandırmak, yargıyı itibarsızlaştırmak, kendisini ‘demokrasi kahramanı’ ilan etmek için kırk takla atan İmamoğlu’nun dolaşıma soktuğu son yazı sabırları taşırdı. Kamuoyundan İmamoğlu’na “Elma ile armudu karıştırma, Silivri’nin ne Yassıada’yla ne Diyarbakır’la ne Mamak’la ne Ulucanlar’la ne de Pınarhisar’la alâkası var” hatırlatması geldi. Akit’e konuşan AK Parti İBB ve Bahçelievler Belediyesi Meclis Üyesi Avukat Yasin Özdemir, şu değerlendirmelerde bulundu:


 

PROPAGANDA DİLİ KULLANIYOR

“Ekrem İmamoğlu’nun yazısını, hukuki içerikten yoksun, tamamen siyasi bir mağduriyet inşası olarak değerlendiriyorum. Bugüne kadar duruşmalarda savunma yerine maalesef şov yapmayı tercih etti. Dün ise vites artırarak, İBB’ye yönelik yolsuzluk davasını Yassıada, Pınarhisar, Diyarbakır, Mamak gibi tamamen farklı hukuki ve tarihsel bağlamlara sahip yargılamalarla bir tutmaya çalıştı. Bu, hem hukuki bilgi eksikliğinin hem de kasıtlı bir çarpıtmanın göstergesidir. Milletimiz bilmelidir ki bu yolsuzluk davası, somut iddianameye, tanıkların ve etkin pişmanlıktan faydalananların ifadelerine, mali kayıtlara, bilirkişi raporlarına dayandığı gibi kamu zararının tespitini amaçlamaktadır. Bu süreci diğerleriyle aynı kefeye koymak yalnızca hukuku değil, geçmişte gerçek mağduriyet yaşamış insanlara da büyük bir haksızlıktır. Devam eden bir ceza yargılamasının sanığı, mahkemenin usul içinde kullandığı takdir yetkisini ‘Yargı rezaleti’ şeklinde nitelendiriyorsa bu hukuk dili değil, propaganda dilidir. Daha vahimi ise İmamoğlu’nun kendi ceza davasını enflasyon, emekli, çiftçi gibi toplumsal meselelerle aynı cümlede eritip, ardından bunu ‘Cumhuriyet, adalet ve demokrasi meşalesi’ ilan ettiği YP’nin kuruluş anlatısına bağlamasıdır. Bu, hukuku siyasi pazarlamanın malzemesi hâline getirmektir. Artık anlamalı ki demokrasi adı altına sığınarak yolsuzlukları örtmeye yeltenmek boşa kürek çekmektir.”


 

BUNLAR LAF OYUNLARI

Avukat Sinan Pak da şunları dile getirdi: “İmamoğlu’nun darbeleri hatırlatan simgesel mekânlarla Silivri’yi bağlantılandırması çok garip. Oralarda siyasi davalar görülmüştü. Silivri’de ise haksız elde edilen paralar ve menfaatler, sevgililere hediye edilen daireler, müteahhitlerden alınan villalar, mal bildirimlerinde yer verilmeyen taşınmazlar ele alınıyor. Anlaşılan o ki İmamoğlu, rüşvet itirafları ve ifşaatlarıyla kontrolünü kaybediyor. İtirafçı müteahhitlerin belgeleri de ortaya koyarak, ‘Bizden şu tarihte şu kadar para aldın’ demesi İmamoğlu’nu sıkıntıya sokuyor. Dekontlarla ve videolarla şoke olan İmamoğlu, çareyi laf oyunlarına gitmekte buluyor. Lâkin bu gayretin beyhude olduğu muhakkak. Çünkü İBB’ye davasını sulandırma, yargıyı baltalama ihtimali ortadan kalktı. Artık İmamoğlu’na düşen ‘Şeytana uydum’ deyip, af dilemeli ve zararları telafi etme taahhüdünde bulunmalıdır.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Demokrasi Maskeli Talan: İmamoğlu’nun Pişkin Siyaseti ve Hukuk Duvarı! İstanbul gibi mukaddes bir şehri hizmet üretmek yerine adeta bir rant kapısına çeviren, adı usulsüzlük ve yolsuzluk dosyalarıyla anılan Ekrem İmamoğlu’nun pişkinlikte sınır tanımayan açıklamaları, milletin ferasetiyle ve adalet duygusuyla açıkça dalga geçmektir. Kamu kaynaklarını şahsi ve siyasi ikballeri için çarçur eden, kenti adeta talan eden bir zihniyetin, bugün parmaklıklar arkasından "demokrasi havarisi" rolüne soyunması, siyasi ahlaksızlığın ve yüzsüzlüğün en net vesikasıdır. Yolsuzluk suçlamasıyla tutuklu bulunduğu cezaevinden mektuplar yazarak kendisini bir "mağdur" gibi pazarlamaya çalışan İmamoğlu, hedef saptırmak için yine bildik bir yönteme başvurmaktadır. Türkiye’nin geçmişindeki darbe dönemlerini ve vesayet mahkemelerini örnek göstererek kendi kirli sicilini aklamaya çalışmak, sadece acizliğin değil, millete karşı yapılmış büyük bir saygısızlığın göstergesidir. Hukukçuların ve vicdan sahibi kamuoyunun da tokat gibi yüzüne vurduğu gerçek şudur: Karşınızda darbeciler, cuntacılar veya askeri mahkemeler yok; karşınızda tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunan, bağımsız ve tarafsız Türk yargısı var! Siyasi rüzgarları arkasına alarak hukukun üstünden atlayabileceğini sananlar, bugün ceza yargılamasının somut gerçekleriyle yüzleştiğinde ne yapacağını şaşırmış durumdadır. Yolsuzluk, rüşvet ve usulsüzlük gibi ağır suçların üzerini hiçbir süslü demokrasi söylemi örtemez, hiçbir hamasi nutuk bu gerçeği gizleyemez. İstanbul’u emanet alıp onu bir talan alanına çevirenlerin yeri, milletin gönlü değil, bağımsız mahkemelerin sanık sandalyesidir. Kendini yasaların üstünde gören, devleti ve milleti hiçe sayan bu zihniyet, hangi mağduriyet senaryosunu oynarsa oynasın, Türk adaleti karşısında hesap vermekten ve hak ettiği cezayı almaktan kaçamayacaktır.

Şeyh Şamil

Haramikten davamızın lakin aslen hainlikten hüküm yemen gerek eko. Sen dönme kripto rum hainisin. Oraya hiç atıf yok. Fatih Hanın türbesine olan tekmendeki kini unutmadık. Bu.makeme ne ceza verirse vesrsin bir hükhükmü yok kefere sistem de Sen asıl şer'i mahkemede hesap vereceksin InşaAllah.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23