Üşümeyon oğul!....içim yanıyo! 9 Haziran 1921
İnebolu’da bir bayram sabahı namazı, müftü Ahmet Efendi, Yahya Efendi Camii‘ndeki vaazında “Pakistan’dan Orta Asya’dan Türk ülkelerinden ve İstanbul’dan düşmandan kaçırılan cephane yüklü gemilerimiz gelmiştir.. haydin cihada! Gemileri boşaltmaya ..” sözüyle İnebolu’nun yiğit insanlarının erkek kadın çoluk çocuk yaşlı demeden bayrama gider gibi İnebolu’nun limanına akın etmiştir!
Tabii ki silahların Karadeniz’in çırpınan azgın dalgalarında derin kayıklara yüklenip oradan kıyıya çıkartılıp; öküz arabalarının çektiği kağnılara yüklenerek o iki çay arkasına herhangi bir düşman saldırısı karşısında emniyetli bölgeye taşırlar!
5000 yıllık şerefli Türk tarihinin her döneminde şahit olduğumuz gibi içimizdeki evladı sadıkaların ihanetleri o gün de tezahür etmiştir!
Yıllardır suyumuzu ekmeğimizi paylaştığımız içimizdeki hainlerin ihbarıyla İstanbul’dan gelen Panter ve Kılkış isimli Yunan zırhlısı bir gece önceden evleri işaretlenmiş İnebolu’nun zalime baş eğmeyen yiğit insanlarının üzerine bomba yağdırmıştır!
Buna karşılık da yüksek bir mevkide bulunan seymen tepesinden İnebolulu milislerin elinde bulunan bir Sahra topuyla at arabasına bağlanarak dolaştırılarak birkaç noktadan ateş edilerek düşman yanıltılmış ve atılan top atışlarından batma korkusu yaşayan zırhlılar geri çekilerek İnebolu’yu terk etmişlerdir!
9 Haziran! Türkiye’nin kurtuluş reçetesinin yazıldığı istiklal mücadelesini veren istiklal madalyalı Türkiye’deki tek ilçe yiğit İneboluluların günüdür!
Türkiye’nin istiklal mücadelesinde İnebolu kahramanları tarihe mühür vurmuştur! Tarih 9 Haziran 1921!
TBMM bu yiğit insanların başarısını “2107 nolu beyaz şeritli istiklal madalyası ile ödüllendirmiş.”
9 Haziran 2021 yani 100 yıl sonra İnebolu Cumhuriyet tarihindeki en düşük nüfusu ve en fakir haliyle Türkiye’nin en çok göç veren İlçesi İnebolu ve çevresi Kastamonu unvanıyla bugün başta İstanbul’daki 1.500.000’a yakın Kastamonulu hemşehrimiz yanında Bursa, İzmir, Ankara gibi ilçelerde bölgede uygulanan yanlış devlet politikaları siyasi beceriksizlikler ve maksatlı ve zorunlu göç telkinleriyle ve en son da en büyük orman bölge müdürlüğü ve bugün üç milli parkın yer aldığı Kastamonu vilayetinde çıkarılan orman kanunlarıyla antidemokratik uygulamalarla milletimizin elinden toprakları alınmış bu bölgenin kurtuluş savaşında ki istiklal mücadelesini veren yiğit insanları bugün ata topraklarına anne baba kabirlerine hasret bırakılmıştır!
Türkiyemizin en geri kalmış bölgesi batı Karadeniz ve Kastamonu Vilayetidir!
Devletin tarih dergisinde der ki: batı Karadeniz bölgesi (Sinop’dan Üsküdar’a Kastamonu Vilayeti)orta Asya’dan göç eden büyük atalarımız Oğuzların 24 boyunun harman olduğu yiğit insanların yaşadığı kalan son kaledir!
İstanbul Üniversitesi’nde sosyal siyaset ve çalışma ekonomisinde çift doktora yapmış birisi gibi ilmi siyasi açıdan gazi Mustafa Kemal’in Nutuk adlı eserinden bir alıntı yaparak Kastamonu vilayetinin yiğit insanlarının geri kalmışlığının sebebinin bir kere daha düşünmeye sevk ediyorum! “1840 yılında ABD’den gelen Kalimatyus papaz giriş tepesindeki Meryem ana manastırındaki gizli toplantıda Pontus Rum cemiyetinin Şubesini kurduğunu açıklamıştır! Gazi: “bir fesat ve hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken bu cemiyet ülke bütünlüğüne zarar verdiği gerçeğidir..” sözünden yıllar sonra yakın zamanda Rum patriği Barteleamus’un doğduğumuz ata topraklarımız..! diyerek İnebolu’ya gelişi, devletin ve yerel yöneticilerin refakatinde eski kilise yeni cami olan yukarı Karaca camiinde yalnız başına içeriye girip ayin yaparak Kozmik boyutta kime? nereye? ne mesaj verdiğinin araştırılıp ders alınmalıdır!!?
Bu toprakları bize vatan yapan Orta Asya Fergana vadisinden tanrı dağlarını delerek ilahi emir ve peygamber müjdesi ile Anadolu topraklarına gelen secereleri Bursa’da yeşil türbe de yatan İkinci Mehmet Çelebi dedemin Oğuz neslinin torunu olarak bütün şehitlerimize, hamamcı kadı, erkek kıyafeti giyerek Yunan zırhlıları tarafından İnebolu bombalamasında yaralanan Halime Çavuştan; çocuğunun üstündeki örtüyü mermiye kapatarak donarak ölen şehit Şerife bacılara!,
Mıntıka Komutanının cepheye mermi taşıyan yaşlı kadına “Anne bu kar tipi de üşümüyor musun niye sualine “Üşümeyon oğul! üşümeyon! Düşman Topraklarımıza ayak bastığı günden beri içim yanıyo..!!? diyerek şehit olan analarımıza da rahmet olsun!
9 Haziran da Türkiyemizin Kurtuluş meşalesini yakan İnebolu savunmasını bir topla yapan İnebolu kahramanlarının hatırası için seymen tepesinin acilen korumaya alınıp hatıraların yaşatılmasını başlattığımız çalışmanın tamamlanması İnebolulara en büyük hediyedir!
Türkiye’nin kurtuluş ve istiklal mücadelesini veren İnebolu ve istiklal yolu projesi tamamlanarak Türk tarihine bir hüzün kaynağı olan Sarıkamış Şehitleri gibi ruhuna uygun bir şekilde devlet tarafından sahip çıkıp bölgenin 100 yıldır yetim ve öksüz bırakılmış hiçbir devlet yatırımı görmeyen, ata toprakları da orman kanunu ile elinden alınmış, Sinop’tan Üsküdar’a kadar Kastamonu vilayetinin yiğit insanları.. Bu kutlu ve mübarek günde devlet tarafından hamasi nutuklarla değil; verilecek yatırım sözleriyle ödüllendirmeyi hak etmektedir!!
Vesselam.