Okullar açılırken eğitim nereye gidiyor?!

10 Eylül 2019 Salı

Eğitim nedir, öğretim nedir, okullardaki beslenme ve kantinlerin hâli nedir? Gazlı, kolalı içecekler, füme edilmiş yiyecekler İngiltere’de ilköğrenim de yasaklanmışken bizde neden satılır hatta ‘dayatılır’. 

Sağlık bakanlığı, Ahmet Maranki’nin “kristal tuz yiyin! Doktorların da uyardığı gibi rafine tuzu yemeyin!” uyarısına bilim kurulu 150.000 tl ceza yazarken bu uyarıları neden yapmaz!

Son Şehir Hastanesi açılırken NBŞ’li sağlıksız gıdaların, cicili bicili ne kadar zararlı yiyecek varsa giriş kantininde yer alması sağlıksızlıkta son nokta herhalde!

 Çocuklar evdeyken melek; okula gidince canavarlaşıyor..!?

 Çevre faktörleri çocuklarımızın fiziksel ve ruhsal gelişimine nasıl etki ediyor? 

Bir de okullardaki temizlik ve hijyen durumu nedir, tuvalet eğitimi verilmiyorken okullardaki toplu yaşamın mikroplarını evlere taşıyor, bilhassa parazitler son zamanlarda çok yaygın! 

Çünkü el yıkama, taharet kültürü yok!!!

 Bu asli, insani kuralların acilen-en elzeminden müfredata sokulması gerekiyor!

 Tabii yiyecekler de öyle.

 Çocuk okuldan mikrop alıp eve dönüyor, yıllarca bu tahribatla yaşıyor!

 Evlerinde melek olan çocuklar ilkokuldan bozuluyor, ortaokulda restleşmeler başlıyor, üniversitede de çevresine göre paralel yapıların ağına düşüyor..!

“Nerede devlet, nerede milli eğitim ve öğretim?!” diye sorguluyor millet..! 

Sayın milli eğitim bakanı, okullarda mescid ve abdesthane açılması güzel, taharet ve temizlik bilinci oluşur, hadesten ve necasetten taharet gündeme gelir..! ‘Gündeme gelir...’ sadece; yol çok uzun! Necis, kirli, kötü, kara nedir; bedenin yanında ruhen ve fikren de büyük zehirlenmeler de hasıl oluyor mu buna bakılmalı! Bakılıyor mu; kesinlikle hayır!

Yıllardır okullarda para alınmayacak sözünü uygulatamayan bakanlık bürokrasisi düşünün!

 Yani değişen bir şey yok!

 Her alandaki gibi şeklen, ıslah etmeyen palyatif tedbirlerle bir üst makamın gözü boyanıyor ve olan yine halka, alt tabakaya, gençlerimize ve geleceğimize oluyor..!

 Her köşe başına okul açılıyor da fikir ve idrakler açılmıyor..!?

İmam hatipler açıldığında karşı çıktık çünkü Türkiye Cumhuriyeti Müslüman bir ülkeyken neden bütün okullarda Kur’an dili Arapça ahlâk veya hadis öğretilmez???!!! 

1000 okulun %1’i imam hatip %99’u dinsiz mi kalsın diye planladı birileri..?!

 Düz okullarda da abdesthane açılması bir adımdır, tebrik ediyoruz fakat endişemiz memleketteki her harekette olduğu gibi güdük kalmasıdır! 

 Tarih bizi hep haklı çıkardı, her söylediğimiz çıktı; vatan haini ve işbirlikçilerin fitnesiyle tedbir alınmadı çünkü! Yurtdışında beş devlet üniversitesi ve özel üniversiteleri kurulmasında katkısı olan ve devlet müfredatları hazırlayan pratikte de 3000 master doktora talebesi yetiştirmiş bir sosyal bilimci olarak net biçimde uyarıyorum; acilen ve üst düzey tedbirler olmazsa, gelecek neslimiz yani toplum olarak büyük bir çöküşe gidiyoruz!!!

Öğretmenler de, Ebeveynler de elini taşın altına koyacak!

 Eğitimciler diyor ki;

Vakit az yetişmiyor!

Nasıl yetişmiyor devletin okulları? Anne baba çocuğuyla günde kaç saat vakit geçiriyor? 

Her gün en az altı saat çocuk sizin kontrolünüz altında ama bu yetmiyor öyle mi?

 Yetmiyorsa o zaman yetenek sizsiniz siz! 

Ya Türkçe bilmiyorsunuz, ya mesleğinizi bilmiyorsunuz ya da nasıl anlatacağınızı bilmiyorsunuz.!

 Çocuğun ömrü geçiyor o okulda ama yetmiyor öyle mi??? Ya hu, 8 saatlik vardiyada bile bir aylık rızkını çıkarıyor milyonlarca insan!!! 

Önce Ebeveynler eğitilmelidir!

SBS’ye hazırlıyor ebeveyn, SLS gibi onu hasta eden kimyasal zehirlere hazırlamıyor!!! 

 Bir kelin başına merhem bulamamış 200 üniversitemizle hazin tablomuz ortada..!

 Hastanelerde yer yok, apar topar taburcu ediliyor hastalar. İyileşemiyor da, mutsuz umutsuz, depresif, amaçsız, sarhoş hayatlar...

Ya devlet başa; ya kuzgun leşe!

Devlet, müşfik ve kudretli elini göstermek zorundadır. Zararın neresinden dönülse kârdır. Çok daha radikal dönüşümler yapabilecek ehil ve lâyık kadrolar temennasız görev beklemektedir!

Bu duygularla eğitim yılımız vefakar eğitimcilerimize ve öğrencilerimize hayırlara vesile olsun!

“Ey hapis musibetine düşen bîçareler!. Madem dünyanız ağlıyor ve hayatınız acılaştı; çalışınız, âhiretiniz dahi ağlamasın ve hayat-ı bâkiyeniz gülsün, tatlılaşsın, hapisten istifade ediniz. Nasıl bazen ağır şerait altında düşman karşısında bir saat nöbet, bir sene ibadet hükmüne geçebilir. Öyle de, sizin bu ağır şerait altında her bir saat ibadet zahmeti; çok saatler olup, o zahmetleri rahmetlere çevirir!”

Sözler – 148

WhatsApp İhbar Hattı 530 200 00 96

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

    Günün Özeti