Hitap muhataba biçilen kıymettir
İnsanlara hitap ederken sevgi kabını delme, hak ile batıl söz arasında tarafsız kalıp gidip gelme. Kılıç yarası unutulur, unutulmaz hatibin muhataba attığı çelme. Gül gibi, sümbül gibi kelime var iken top gibi, ok gibi kelimeden uzak dur, düşme nefsin peşine. Sende muhatabın gibi bir insansın nasıl dayanacaksın cehennem ateşine?
“Ne bir tsunami ol, ne de kasırga yeli!
Ne el incinsin senden, ne de sen incit eli!”
Ümmetin hatibi bir yürektir, sağlam duran direktir. Ben hatibim diyene, önce edep, adap sonra sabır gerektir. Hakk’ın hatırını âli tutarak muhatabına kıymet veren hatip mutludur. Böyle hatibi dileyen muhatap da bizzat hatipten umutludur. Hatibin hedefi, muhatabın ruhunu saran yanlışları yakmaktır. Hatip için hitaptan murad, hakikat adına muhatabı kazanmaktır. Muhatabından hatır kıymet bekleyen hitap ederken hata yapmasın. Hata yaptıysa da özür dilemekten kaçmasın.
Tarihin şehadetiyle “Kavl-i Ma’ruf”, “Kavl-i Kerim” ile şifa bulmuş gönül darlığı. Muhatabın karşısında kabalaşmakla son bulur kişinin varlığı. Dinde nerede, ne kadar ve kiminle neyi konuşacağını bilmeyenin olmaz hiçbir ağırlığı!
Benlik markasını atmayanlar, dervişlik hırkasıyla bir yere varamazlar. Güzel insanlar, güzel harfler gibidirler bir araya gelmedikleri müddetçe güzel cümle kuramazlar.
Hayatta bazen hatibin ne söylediğini iki kulağı duymaz. Kendine kıymet veren muhataba kıymaz. Muhataba verilen kıymet, hatipte kamettir. Muhataplarının kalbini put niyetine kıran hatip için bu durum kopan kıyamettir. Doğru sözü söylemek yetmez. Doğru sözü doğru yerde doğru bir şekilde söylemek yoksa kişinin başından belâ gitmez.
Sert söylemek, kalp kırmak tehlikelidir, çünkü gönül Allah’ın evidir. Muhatap velev ki Firavun da olsa, “Kavl-i Leyyin” yani yumuşak söz söylemek hatibin ödevidir. Rabbimiz ferman buyuruyor: “…İnsanlara güzel söz söyleyin….” (Bakara Sûresi/83) Hatibin iyilikten ve güzellikten arındırılmış sözü, gönül bahçesinin sevgi çiçeklerini hazan mevsimi gibi kurutup öldürür. Hakikati ağlatırken şeytanı güldürür.
Müslüman hatip; kılı kırk yarar, Hak rızasını arar. Çünkü hatibin gönlünde muhatabı kazanma sevdası değişmez karar. Muhatap, hatip için veli-i nimettir. Hatibin her sözü muhataba biçilen kıymettir.
Haddini aşan hatibin hitabında arama huzuru. Hatibin bozulmuşsa insanlık şuuru, uğraşmak nafile çekilmez gururu!
Muhataba kıymet vereni el üstünde tutarlar. Muhatabını kıymetsiz göreni para pula satarlar. Sözü altın da olsa alır tarihin çöplüğüne atarlar.
Doğru olanı, haklı olanı söylemek gerek dostun yüzüne. Sadık olan incinmez, dostun haklı sözüne. Haddini aşan hatiptir, muhatabı sıktıran. Kâbe’yi yıkmış olur, muhatabın kalbini kıran!
“Gönül evi han değil, paldır küldür girilmez,
O yüce bir dergâhtır, her hata hoş görülmez.”
Hatip olarak muhatabın gönlünü tamir etmek gelmiyorsa elinden, bari kem söz çıkmasın dilinden. Güler yüzlü olmak, doğru sözlü olmak gerek, çünkü nicesi buna açtır. Muhatap daima hatipten güzel söz duymaya muhtaçtır. İnanın “Kalv-i Leyyin” ruhu beşeri ferahlatan ilaçtır.
Tarihin şehadetiyle sabittir ki; muhatabın kalbini put niyetine kıran hatibi herkes gerçek sanırdı, sözleri çok açıktı. Değişen devran ahvalini tefsir etti; Takiyye yapıyormuş, sarığından haç çıktı!
Muhatabına kıymet ver, sağa sola çevirme gözünü. Senin aleyhinde de olsa doğruluktan yana esirgeme sözünü. Bil ki; yay gibi eğri olan, kırılır, elde kalır. Ok gibi doğru olan, hedefine tez varır. Muhatabı inciten söz söylemişsen, muhakkak huzur-i ilahide hesap verirsin. Muhatabını hor ve hakir görmekle muhatabın değil sen erirsin. İki cihanda ettiğini bulursun, ektiğini biçersin. Muhatabın karşısında mütevazı olmazsan cehennemin sıcak suyunu içersin!
Konuşurken düşünmek gerek ince ince. Dünya merkezli hitap; çoğu sıkıntı, azı oyun ve eğlence. Muhatabın kıymetini garantileyen sözü söylemedikçe çözülmez insan denilen bilmece!
Muhatabını hor ve hakir gören hatip, bid’at çıkarır dinde. Bununla kalmaz ahmakları kukla gibi, oynatıyor ipinde. Unutulmaz gafları, doğru söylemez eğip büker lafları. Duyguları sömürür, emelleri doğrultusunda istismar eder mü’min safları!
Muhatabının kalbini put niyetine kıran hatibin her sözü bir üzüntü, her hareketi bir kederdir. Çaba ve gayreti boş, hayatı hederdir.
Muhatabı hor ve hakir görmek hatibe yakışmaz. Mü’min vakar ve tevazu sahibidir kimseyle takışmaz. Bilen ile bilmeyen, elbet eşit tutulmaz. Haram yutulmaz, kem söz unutulmaz. Doğru söz beşer kantarında tartılmaz. Islahına ve irşadına çalışmak lazım, insan insandır atılmaz!