--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Üçlü hikaye

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan

Bugün bayram. Bereket yüklü bir aydan, Rabbimizin kendi dergahındaki kadir ve kıymeti ölçüsünde, yine Rabbimizin lütfuyla istifade edebilmiş olmak en büyük duamız, niyazımız, temennimiz. Cismi yanında nefsine, ruhuna, kalbine, bütün duygularına, bütün mahiyetine oruç tutturabilenlere ne mutlu. Kesret içinde vahdet mühürlü oruç tutanlar; oruçlarına oruç tutturanlar; bütün fitne ve iptilaları oruçla savanlar, işte onlar, gerçekten onlar, çok yönlü kazandılar, çok yönlü muratlarına nail oldular. Rabbimiz, cümlemizi onlardan eylesin, amin.

Burası Türkiye. Politik çalkantıların, içtimai med- cezirlerin bir türlü durulmak ve durmak bilmediği dinamik ülke. Hükümet kurma turlarının ilki tamamlandı; bayram sonrası ikincisi tekrarlanacak. Meğer meydanlar siyasi liderleri de kendi çekim gücüyle tanınmaz hale getiriyormuş. Kitle psikolojisinin aklın cidarlarını yıkıp darmadağınık eden büyülü etkisi sarmalında söylenenlerin pek çoğu defoluymuş. Anladık ki, seçim gecesi ve ertesi günü atılan sloganlar ve yapılan yorumlar, bölme yerine çarpma; çıkarma yerine toplama işlemi yapmalar, geçici bir sarhoşluğun verdiği anlamsız hezeyanlardan, başkasının bağına destursuz girmelerden ibaretmiş.

Neyse ki, muhalefetin ayılması uzun sürmedi. Meclis başkanı seçimi, galip ile mağlupların adreslerini gösterdi. CHP koalisyona can atar oldu. Önceki dediklerini, önceki yaptıklarını hep unuttu. Ne kırmızı çizgileri kaldı, ne mor sayfaları. Hele Kılıçdaroğlu ve aveneleri malum buzlu rezidansın altında kalınca, koalisyona can simidi gibi sarıldı. Eğer, ülke için biraz faydası olacağı kanaatini taşısaydım, onların bu panik psikolojisinden hiç olmazsa bir süreliğine Ak Parti’nin istifade etmesini önerirdim. Hiç olmazsa abartılı talepleri olmaz, biraz nazlansalar da verilenlerle yetinirlerdi. Fakat, kesinlikle biliyorum ki, CHP ile Ak Parti’nin koalisyona girmesi, Ak Parti’nin kendi özgün kimyasını bozacaktır; sonrasında da Ak Parti kendi özüne dönme imkanı bulamayacaktır. Zaten, üst aklın azat kabul etmez kölelerinin, yırtınırcasına böylesi bir koalisyon histerisine tutulmaların esas gaye ve maksadı da budur. Ak Parti, kesinlikle bu oyuna gelmemeli, yakın gelecekte kendisini kendi tabanından mahrum edeceği belli, geniş tabanlı koalisyon martavalına asla kulak asmamalıdır.

Türkiye’nin önünü açacak ve önündeki problemleri çözmeye kifayet edecek en gerçekçi çare, yapılabilirse MHP ile koalisyon yapmak; yapılamıyorsa ve yapılamayacaksa, hiç vakit kaybetmeden erken seçime gitmektir. Solun hem sözü hem de işlevi bitmiştir. Türkiye siyaseti, hem iktidarı hem de ana muhalefeti sağ partilerin temsil edeceği bir zemine doğru hızla mesafe kat etmektedir. Bu gerçeği görerek hareket etmek, entelektüel birikimlerin mecrasını bu gerçeğe uygun yönlendirmek yakın geleceğin demokratik yapısını inşa adına çok önemlidir; ve milli iradenin bu gerçekten yana tercihte bulunacağında da hiç kuşku yoktur.

AYM’nin dershanelerin dönüştürülmesi ile ilgili verdiği daha önceki kararıyla çelişen iptal kararı, gerekçe ne olursa olsun, zamanlama açısından ciddi bir kaosa davetiye mahiyetindedir. Öğretim ve eğitimle bu kadar çok oynamak, hele bunu rövanşist dürtülerle yapıldığı kuşkusu uyandıracak bir üslupla gerçekleştirmek, hiç de hayra yorumlanacak bir tutum ve davranış değildir. Gülen ve Karaca’nın taleplerini ret ile dengelenmeye, daha doğru ifadesiyle kamufleye çalışıldığı gün gibi ortada bu kararı, yanlı ve tehlikeli bir karar olarak değerlendiriyor; hükümetin azim ve kararlılığından asla ödün vermeden, önündeki bu problemi de çözeceğine olan inancımı bu vesile ile bir kez daha yineliyorum.

Destanlar hikayesiz olmaz. Ak Parti, 7 Haziran genel seçimlerinde, hikayesiz destan yazma denemesinin bedelini milletten aldığı uyarı ile ödedi. Halbuki üçlü hikayeleri vardı; fakat bu hikayeleri dillendirmede gevşek davranıldı. Başkanlık sistemi bir hikayedir. Türkiye’yi, önünü tıkayan bütün vesayet tortularından en kısa zamanda arındıracak, kurtaracak, milli iradenin tecellisini en muhteşem keyfiyette yansıtacak ve hayata geçirecek olan bu sisteme intikal denemesidir. Paralel yapıyla mücadele, aynı çapta önemli bir hikayedir. Devletin bekası ve ülkenin bölünmez bütünlüğü ancak bu mücadeledeki azim ve kararlılıkla gerçekleşme imkanına kavuşacaktır. Çözüm süreci, çok çok önemli bir hikayedir. Akan kanın durması, kardeş kavgasının son bulması, ülkede huzur ve istikrarın hakim olması, bu sürecin icraya dönüştürülmesiyle çok yakından alakalıdır. Ak Parti, önümüzdeki erken seçimde bu üçlü hikayeye, hiçbir ödün vermeden sahip çıkmalı, yeni destan hamlelerini bu üçlü hikayeye dayandırmalıdır.

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle