--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Şeytanın Gülen Yüzü”  Üzerine

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan

Yakın ve uzak çevreden dostların ısrarlı talepleri üzerine söz vermiş, olur demiştim. Rabbime sonsuz hamt ve senalar olsun ki beni sözümü yerine getirmeye muvaffak etti. Gülen’in nehir söyleşide bana anlattıklarını tekrar gözden geçirdim, daha önceleri hüsnü zannımın altında kalıp göremediğim, görsem de pek önem atfetmediğim anlatıların bu sefer satır aralarını okumaya, anlamaya ve anlamlandırmaya çalıştım. Arşivimdeki bilgi ve belgelerin anlattıklarını da nazara aldım. Kendi müşahedelerimi, kendi anılarımı da perspektif edindim. Sonunda, Şeytanın Gülen Yüzü kitabını tamamladım.

Gülen’le ve sonunda ihanet çetesi adını alan toplulukla ilgili akla gelebilecek bütün sorulara mümkün mertebe bu kitapta cevap vermeye çalıştım. Özellikle, başarısız darbe girişiminin milletimize en acımasız zulmü reva gördüğü ve bütün bir millet ve bütün bir ümmet olarak bu acımasız zulmün sonuçlarını iliklerimize kadar yaşadığımız şu günlerde ve şu süreçte, kitapta anlatılanlar, içinde bulunduğumuz hali tahlil adına da okuyucusuna yol gösterici olacaktır. Kitapta, ihanet yapılanmasının iç mantığını deşifreye matuf anlatılan hususların, bundan böyle aynı ihanetlerin tekrarını engelleme işlevi göreceğinde kuşku yoktur.

On sene kadar önce, Suat Yıldırım’a söylediklerimi hatırlıyorum. Demiştim ki, bir gün bu devlet cemaati terörist ilan eder ve bunu Amerika’ya da kabul ettirir. Cemaatin elde ettiği gücü ima ederek, sen nerde yaşıyorsun der gibi alık alık yüzüme bakmıştı. Aynı sözümdeyim, Amerika bu ihanet çetesini de bir gün gözden çıkarmak zorunda kalacak ve terörist ilan edecektir. Daha öncesinde ölmezse, Gülen’i de Türkiye’ye geri gönderecektir.

Gülen, elindeki devlet imkanlarıyla, doğrudan devlete ve bu devletin varlık gayesi bu aziz millete ihanet etmiş; “zalimlerin yardımcısı yoktur” mealindeki ilahi beyan hükmünce de, işlediği zulmün vebaliyle bugün baş başa kalmıştır. Hakkında verilen zillet hükmü ebediyet mühürlüdür. Ne dünyada ne ahirette o, asla kurtuluşa erenlerden olamayacaktır. Daha şimdiden bu milletin kahir ekseriyeti onu lanetle anmaktadır. Müminlerin lanet talebi, onun Allah tarafından lanetlendiğinin de bir işaretidir. Hiç şüphe yok ki,  Allah’ın lanet ettiğine melekler de lanet etmektedir.

Yeniden bir devlet inşa ediyoruz. Darbe girişiminin devleti çökertmeye matuf gerçekleştirildiği her gün daha net ortaya çıkıyor. Elbette, bu darbe teşebbüsünün sivil ayağı da bütün netliği ile ortaya çıkacaktır. İkbal hırsının kimleri ve nasıl savurduğunu, bir hiç uğruna kimlerin ve nasıl bu ihanet çetesiyle aynı bataklığa düştüğünü, itirafçılar konuştukça, tanıklar ifade verdikçe daha iyi görecek, daha iyi anlayacağız.

Karışık, kaotik ve karanlık bir süreçten geçiyoruz. Bu meyanda devletten ve hükümetten yüzde yüz isabetli icraat beklemek elbette imkansızdır. Bazıları bu arada mutlaka mağduriyet yaşayacaktır. Fakat söz konusu mağduriyetler uzun süreli ve kalıcı olmayacak, sapla saman kesinlikle kısa bir süre içinde birbirinden ayrılacaktır; ve öyle de olmalıdır.

Layık olmadan kazanılan, kaybedilmeye de müstahak demektir. Paralel yapının devlet kadrolarına sızmış, yerleşmiş bütün kadroları, layık olmadıkları halde, sırf o yapıya olan aidiyetleri sebebiyle kazandıkları her şeyi bugün kaybetmiş bulunuyorlar; kaybetme süreci daha uzunca süre devam edeceğe de benziyor. Bilhassa, darbeye teşebbüs eden generalleri, ekranda gördükçe hayret ediyorum, çoğunu öğrencilik yıllarından tanıdığım bu insanların ben o zamanlar albaylığa kadar yükselebileceklerine bile ihtimal vermiyordum. Ben tahminimde yanılmışım, onları bu noktalara getirenler de yaptıklarında..

Gülen şimdilerde beni Türkiye’ye iade etmeyin diye, Amerikalı yetkililere yalvarışa geçmiş. Ben ve arkadaşlarım batının hizmetindeyiz, diyerek herkesin bildiği bir sırrı ifşa etmiş. Yıllarca başkalarına cesaret aşısı yapmaya çalışan bu kişi meğer ödleğin biriymiş. Bulunduğu yeri seviyormuş, rahatı yerindeymiş. Bu sebeple de Türkiye’ye dönmeyi istemiyormuş. Bir de, eğer iade edilirse, bu radikal İslam’ın güçleneceği anlamına gelecekmiş.. Onu artık daha yakından tanıdınız değil mi?

Şeytanın Gülen Yüzü, sanırım Gülen’e daha bir ayna tutacak, onu olumsuz bütün cepheleriyle tanımanıza yardımcı olacak. Kitabın hazırlanmasında oğlum Süleyman Said’in çok emeği geçti, eşimin ve diğer aile bireylerimin candan desteğini gördüm. Özellikle Turkuvaz Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkan V. Serhat Albayrak meseleye hep dava şuuruyla yaklaştı. Sinan Köksal ve ekibi yoğun bir ceht ve gayret gösterdi. Her birine huzurunuzda teşekkür ediyorum..

 

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle