--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sancılı günlerden geçiyoruz

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan

Bir insanı öldüren bütün insanları öldürmüş; bir insanı kurtaran bütün insanları kurtarmış, demektir. Bu sebeple de haksız yere insan öldürmek katilliktir; ve katillik en büyük cürümlerden, en büyük günahlardan biridir. Bir insanı kurtarmanın değer ve kıymeti ise bazen gazilik bazen de şehitlikle taçlanır. İşte o zaman insan, bu dünyada sıradan bir faninin kazanabileceği en yüce ve yüksek baki makamı kazanmış olur. Şehitler ölmez, onlar ebedi diridirler..

Elbette, bir başkasını kurtarmak uğruna kendi canını vermek kolay bir iş değildir; kolay olmadığı için de bu tür zorluğu aşabilmek, ancak fıtratı kahramanlıkla yoğrulmuş yiğitlere hastır. Onlar, sadece bir ana babanın değil, topyekûn bir milletin, hatta bazen bütün bir insanlığın evlatlarıdır. İşte, 15 Temmuz şehitleri bu yüce payeyi kazanmış bahtiyarlardır; işte yıllardır terör mücadelesinde can veren kolluk kuvvetlerimizin kutlu mensupları böylesi seçkinlerdir.

Nasıl ki, 15 Temmuz gecesi, hain generali alnından vurarak büyük bir iç felaketi önleyen şehit Ömer Halisdemir bu milletin gönlünde ebedi yaşamaya hak kazanmışsa, son İzmir saldırısında teröristleri fark ederek çatışmaya giren ve büyük bir katliamı önleyen polis memuru Fethi Sekin de bu milletin gönlünde ebedi yaşamayı hak etmiştir. Bu vesile ile bir kez daha bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, yakınlarına ve milletimize sabırlar niyaz ediyorum.

“Ateş düştüğü yeri yakar” derler ki, kısmen doğrudur. Istırapları aynı oranda paylaşmak oldukça zordur. Bu bizim beşeri yanımızdır. Fakat iman yanımız, bütün inananları kardeş bilmeyi amirdir. Onlardan her birine düşen ateş hepimizi aynı şiddetle yakmalı, aynı şiddetle hepimizin canını acıtmalıdır. Ve bu hüküm, bütün gönül coğrafyamız için aynen geçerli olmalıdır.

Zaten terörün gaye ve maksadı bu noktaya kilitlenmiş bulunuyor. Artık, hiçbir terör örgütünün onu kendisi kılmaya yetecek makul bir ideolojisinin olmadığını çok iyi biliyoruz. Her terör örgütünün ideolojisi ancak terördür. Durum iktiza ettiğinde bu ortak çizgide buluşamayacak hiçbir terör örgütü de yoktur. Boyunlarına asılmış yaftalar, isimler, unvanlar koca bir yalandan ibarettir. FETÖ- PKK- DEAŞ nasıl ittifak edebilir ki, diye sormak bile sadece abesle iştigaldir. Düne kadar gizli tutulan bu kirli ittifak, şimdilerde tamamen ifşa olmuş haldedir; fark da bundan ibarettir.

Son bir yılda gerçekleşen terör saldırılarının her biri tek başına, astronomide anlatılan kara delikler gibi bir hükümeti yutacak mahiyette olmasına; bütünü birden bir devleti yıkacak potansiyele sahip bulunmasına rağmen Türkiye devletiyle, milletiyle, hükümetiyle dimdik ayaktadır. Bu hal ve keyfiyet de bize çok açık göstermektedir ki, Türkiye’de bir önceki genel seçimlerin sonucunu koalisyon hükümeti istikametine doğru zorlayanlar, bu tür saldırılara dayanamayacak zafiyette bir hükümet kurmanın peşindeydiler. Ama milletimizin engin ferasetiyle bu sinsi emellerine erişemediler. Onlar, 15 Temmuz darbe girişimiyle kendi sadmeleri karşısında pes edecek ve istedikleri her şeyi onlara verecek bir devlet düşündeydiler; fakat aziz milletimizin yekpare direnişine tosladılar; bu şeytani düşlerinden hüsranla uyandılar. Şimdi de, Türkiye’nin darbelere kapalı, istikrarı sürekli bir sisteme intikalini engelleme sevdasındalar; fakat bu sevda da onların içlerini cehennem alevleri gibi kavurmaktan başka bir işe yaramayacak, Türkiye, milletiyle, devletiyle bütünleşmenin bir destanını daha yazarak onlara gerekli cevabı verecektir.

Terörün düşlediği bir başka sonuç da hiç kuşkusuz bir iç çatışma çıkarmak, milleti birbirine düşürerek milli bünyeyi zaafa uğratmaktır. Özellikle, yılbaşı gecesi gerçekleşen ve 39 insanımızın ölümüyle sonuçlanan Ortaköy saldırısı ve bu saldırı vesile edilerek dillendirilen bütün yanlı ve kasıtlı sözler bu maksada hizmet etmek uğrunadır; ve milletimizin basiret ve sağduyulu davranışıyla inşallah o da aşılacaktır hatta aşılmıştır. 

Yukarıda da söylediğimiz gibi, terör örgütlerinin terörden başka ideolojileri yoktur; bu sebeple bu saldırıyı gerçekleştiren katilin hangi terör örgütüne mensup bulunduğunun hiçbir önemi yoktur. Yine yukarıda naklettiğimiz gibi, bir Müslüman için bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmekle eşdeğer bir günahtır; bu bağlamda katilin yüklendiği cürüm açısından öldürülen kişilerin konum, durum ve amellerini önceleyen söylem ve tartışmalar tamamen anlamsızdır. Öldürülen insanların öte dünyaya ait durumlarını tartışmaya açan, orada öldürülenlerin hepsine birden şehit denilmesini isteyen zihniyetin ise özel bir kasıt söz konusu değilse bilgisizlikle malul oldukları ortadadır. 

Ne ki, bu tür konuları tartışmaya vakit bulamayacak kadar sancılı, zor günlerden geçiyoruz. Bu günler, ya devlet başa ya kuzgun leşe dememiz gereken “son karar” günleridir. Ebedi istiklalimizi kazanmakla onu ebedi kaybetmenin hemzeminindeyiz. Ve inşallah kazanan olacağız..

 

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle