--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Niçin evet diyorum

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan

Hiçbir zaman mevsimlik düşüncelerin, günübirlikçi aksiyonların adamı olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Biz köklü düşüncelerin, uzun soluklu aksiyonların hadimiyiz ve öyle de olmaya devam edeceğiz. Bu sebeple de söylediğimiz sözlerin, hedeflediğimiz gaye ve maksatların aceleyle ondan bundan devşirilmiş düşünce ve gayelerle karıştırılmaması gerekir. Başkanlık sistemi ile ilgili dillendirdiğimiz görüş ve düşüncelerimiz de öyle..

Beni yakından tanıyan, bilen, dinlemiş olanlar bilirler ki, en az otuz senedir, imkânım ölçüsünde, dilim döndüğünce başkanlık sistemine taraftar olduğumu ifade etmişimdir ve görüşüm yine aynı minval üzeredir. Yani bizim başkanlık sistemine taraftar oluşumuzun miladı konuyla ilgili referanduma gidilmesiyle irtibatlı değildir; referandumun sonucuna göre de şekillenmeyecektir. Referandumda olumlu sonuç çıkarsa, bizim senelerce ifade ettiğimiz bir mesele milletimiz tarafında da doğruluğu tasdik edilmiş olacaktır; aksi bir sonuç çıkarsa biz yine başkanlık sisteminin gerekliliğine ait düşüncemizi muhafaza edecek ve bu konuda ısrarımızı sürdüreceğiz.

Parlamenter sistemin pratikleri bu milletin siyasi genetiğine uyumlu değildir de ondan. Güçler dengesi üzerine kurulu olduğu iddia edilen parlamenter sistem, ülkemiz siyasi tarihinde hep güçlerin birbirini törpülemesi şeklinde tecelli etmiş, bu da bizi içte ve dışta devletin güç kaybından başka hiçbir yararlı sonuca ulaştırmamıştır. Bazı güçlü liderler bu kısır döngüyü kırmak istemişlerse de sistemin çok başlılığa eklemlenmiş ağır çarkları onlara bu fırsatı vermemiş; ya kuşatılarak ya da devre dışı bırakılarak onlara ait istisnai süreçler de aynı olumsuz sonuca entegre edilmiştir.

Elbette, at binenin kılıç kuşananındır. Sistem ne kadar mükemmel olursa olsun, icra mevkiinde olanların eksiklik veya yetersizlikleri söz konusuysa bunun ekonomik, politik ve kültürel pek çok olumsuz sonuçlar doğuracağında hiç kuşku yoktur. Fakat bu olumsuz sonuç başkanlık sisteminde icra mevkiindekilerin yetersizliğine bağlı istisnai bir durumken, parlamenter sistemde icra mevkiinde bulunanlardan müspet anlamda etkilenmeyecek ölçüde sabit bir durumdur. Yani, becerikli, donanımlı bir kadro işe vaziyet ederse, başkanlık sisteminde başarı yüzde yüzken, parlamenter sistemde bu nispet hep negatife kilitlenmeye mahkûmdur. Delil, son dönem siyasi tarihimizin bütünüdür..

İşte bu noktada, parlamenter sistemin bunca handikaplarına rağmen, diğerlerine oranla başarılı olmuş AK Partinin icra mevkiinde bulunması da şanstan yana önemli bir nasip payımızdır. Eğer parlamenter sistemde bile başarılı olmuş olan bu hükümet bir de başkanlık sisteminde icraat mevkiinde bulunabilirse, başarıda tarihi bir şahlanış dönemi yaşanacağı inşallah kesindir. 

Konuyu bir kişinin şahsına indirgemek ve milletin böylesi bir şahlanış beklentisini görmezden gelmek büyük bir haksızlık örneğidir. Recep Tayyip Erdoğan da her fani gibi bir gün bu dünyadan göçüp gidecek; ahirete ancak imanını ve salih amelini götürecektir. O göç gününün ne zaman olacağı da belli değildir. Bu sebeple de meseleyi şahsileştirmek hem onun hem de ona gönül verenler açısından anlamsızdır. Onların anlamsız bulduğu bir meseleye hayırcıların böylesine kilitlenmesi ve söylemlerinin temeline bu meseleyi yerleştirmeleri, bir taraftan söyleyecek bir şey bulamama çaresizliğinin diğer taraftan da geleceğe dönük hiçbir başarı ümitlerinin kalmadığının işaretidir. Nihayetinde başkan seçimle iş başına gelecek. Onlar ise ebediyen seçimle iş başına gelemeyeceklerini çok iyi biliyorlar. Yoksa, alabora olmuş hayır yelkeniyle bu siyaset denizinde niye bu kadar çırpınıp dursunlar ki..

Diğer taraftan, mevcut sistem, sadece görünürdeki partilerin bölüşümü noktasından değil, baştan beri sisteme müdahil olan dış güçlerin etkileri bakımından da kırk yamalı bohçaya dönmüş vaziyettedir. Sistemi bu vaziyetten kurtarmanın tek yolu yama üstüne yama eklemek değil sistemi yenilemektir. Başkanlık sistemi bu yenilenmenin adıdır. Ben başkanlık sistemi dedim durdum, siz Cumhurbaşkanlığı sistemi diye anlayın.. 

 

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle