--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Keskin sirke..

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan

Terör azdı. Nerede duracağı da belli değil. İstenmeyen; fakat beklenen olayları yaşıyoruz. Kanla siyasetin aynı bünyede buluşması imkansız. HDP bütün yaptıklarıyla bu tezi bir kez daha doğruladı. Sadece doğrudan şehit ettikleri polis ve askerin değil, aynı düşünceyi paylaştıklarını iddia ettikleri otuz iki kişinin ölümünden, yüzden fazla insanın yaralanmasından yani Suruç katliamından da onlar sorumlu. Bir şeye sebep olan onun failidir de ondan.

Azgın terör, hangi ‘niçin’lere gebe? Katliam sonrası gerçekleştirdikleri olaylar ve bu olaylara sarmaladıkları istekler, ‘niçin’lerin envanteri. Türkiye devleti doğrudan hedef. Paralel yapıyla mücadeleyi, öncelikli madde olmaktan çıkarmak gayreti ortada. CHP’nin ayyuka çıkan yolsuzluklarını örtbas etme ve gündemden düşürme niyetleri açık. Ak Parti’nin elini zayıflatıp, CHP ya da HDP ile koalisyona zorlama çabası aşikar. Erken seçim tercihini imkansızlaştırmak refleksiyle hareket ettiklerinde kuşku yok. Devletimizi, iç ve dış gailelerle meşgul ederek, sınırımızda gerçekleştirilmek istenen petrol koridorunun tesisi ve güvenliğinin temini atraksiyonları artık herkesin bildiği sırlar cümlesinden. Ülkeyi bölmek, bölünen parçaları da etnik ve mezhepsel çatışmalarla birbirlerine ebedi düşman etmek stratejisinin taktiksel pratikleri artık kimseden saklı değil. Ne ki, bütün bu kötü niyet ve eylemlerinde boğulacakları da bir o kadar kati, bir o kadar şüphesiz. Keskin sirke küpüne zarar..

Paralel çetenin emniyetteki uzantısından görev başında olanların, kime ve niçin hizmet ettiklerini, nasıl alçak bir senaryonun figüranlığını yaptıklarını, nasıl hain emeller uğruna kullanıldıklarını bir kere daha düşünmeleri gereken sancılı ve bir o kadar da ibret verici süreçten geçiyoruz. Eli kanlı terör örgütüyle iş birliği yapmak nasıl bir sefaletin, nasıl bir vicdan kokuşmuşluğunun, nasıl bir satılmışlığın ifadesidir, bunu onlar bir kere daha düşünmeliler. Başlarındaki baş habisin direktifleri doğrultusunda girdikleri pasif direniş; yine aynı habisin direktifleriyle terör örgütlerine yapılan lojistik destek, nasıl bir nankörlüğün, nasıl bir ihanet histerisinin ürünüdür; hiç olmazsa son kalıntı akıl, son kalıntı vicdanlarıyla bunu onlar bir kere daha muhasebe etmeliler.

Türkiye, devlet olarak da, millet olarak da büyük bir ülkedir. Dıştaki hainlerin ve içimizdeki iş birlikçilerinin her türlü hamlesini, hiç zorlanmadan püskürteceğini dost-düşman herkes çok iyi bilmelidir. Nitekim devlet, bu doğrultuda bir karar almıştır; milli irade de bütün varlığıyla bu kararın arkasındadır.

Azgın terör, devleti, caydırıcı yaptırımları uygulamaya davetiye anlamına da gelmektedir. Olağan üstü hal ölçekli yaptırımları da gündeme getirebilecek bu tür davetiyeler; şartlar gerektirirse elbette gündeme gelebilecek cinsten hukuki icraatlardır. Belki, daha fazla kan akmaması, daha fazla gözyaşı dökülmemesi için; mevcut istikrarın darbe almadan sürdürülmesi, iç huzur ve güvenliğin devamı adına, hiç olmazsa erken seçim yapılıp güçlü bir hükümet işe vaziyet edinceye kadar böylesi bir icraat faydalı da olacaktır.    

Bu kaotik açmazlar yığınından kurtulmanın siyasi yolu, erken değil en erken seçime bir an evvel gitmek; aynı zamanda referandum anlamına da gelecek en erken seçimi hiç vakit kaybetmeden gerçekleştirmektir. Yani, Anayasa değişikliğinin referandumunu, başkanlık sistemine geçilmesinin referandumunu, çözüm sürecini sürdürmenin referandumunu ve paralel terör örgütüyle en etkin şekilde mücadele etmenin referandumunu tek bir genel seçim formatında, bu aziz millete yeniden arz etmektir. Kazanan sağduyu olacaktır..

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle