FETÖ-Meral-Muharrem
FETÖ için 24 Haziran seçimleri varlık-yokluk mücadelesi ölçeğinde mühimdir, önemlidir. Çünkü bu tarihten sonra, Gülen’in geleceğe yönelik ümit vadeden bütün söylemleri kullanım süresi bitmiş aparat gibi çöpe atılacak; ve zaten sadece vehme, hayale dayalı söylemlerin, değil ona sempati duyanlar yanında en meczup bağlıları yanında bile bir anlamı, bir önemi kalmayacaktır.
Gülen, bu seçimde de umduğu neticeyi bulamazsa -ki bulamayacaktır- örgüt nezdinde de bütün güvenilirliğini kaybedecek, üzerinde istiskalin serbest oyunlarının oynandığı bir deneğe dönecektir. Bu akıbet, onun adına ölümü bin kere aratacak bir sonuçtur. O da, zehirden daha muğber bu acı finali yaşamamak uğruna elinden geleni ardına koymayacak; hainliğin her çeşidini, ihanetin her türlüsünü devreye sokmaya çalışacaktır.
Seçimin erkene alınması FETÖ’nün bütün planlarını bozdu, elinde patlattı. Yeni oyunlar kurmaya da vakitleri yok. Yapacakları şeyler, beylik Bizans oyunlarından ibaret. Şimdi o tür oyunlara çocuklar bile gülüp geçiyor.
Yine de teyakkuz şart. FETÖ her ne kadar muhalif kanadın ittifakını desteklese de bu onların öncelikli heveslerinin AK Partiye, MHP’ye sızmak olduğu gerçeğini değiştirmez.
Her seçim öncesinde uyarmaya çalıştım, yetkilileri şimdi de uyarmak durumundayım: Kesinlikle yüzde yüz emin olunmayan kişilerin Cumhur İttifakını oluşturan partilerden aday gösterilmemesine azami ölçüde dikkat edilmeli; adayları süzerken çok yönlü soruşturma ile filtreler sıkı tutulmalıdır.
Benin duyumum, bütün kriptoların AK Parti ve MHP’ye adaylık başvurusu yaptırılacağı yönünde. Bilinen FETÖ elemanları açıktan muhalefeti desteklerken, henüz deşifre olmamış kriptolar bu iki partiye sızmaya çalışacak ve akıllarınca kaleyi içten fethedecekler.
Hedef belli: Meclisi kilitlemek, çalışmaz hale getirmek, Cumhurbaşkanını icraatlarında zorlamak hatta ona hiçbir icraat yaptırmamak. Böylece Cumhurbaşkanlığı sistemini tartışılır konuma sokmak, parlamenter sisteme geri dönülmesinin yollarını açmak.
Aç tavuk kendisini buğday ambarında sanırmış, bunlarınki de öylesine ham hayal. Yine de diyorum ki, dikkat edelim ve bunlara bu tür ham hayal kurma cesareti bile vermeyelim.
Meral, gösterdiği hırsla FETÖ elebaşının kovanına çomak soktu. Cumhurbaşkanlığı adaylığında ısrar edince Gülen’in Abdullah Gül üzerinden oynamak istediği oyun da suya düştü. Benim tanıdığım Gülen bunun acısını Meral’den çıkarır. O, el altından has elemanlarına çoktan haber göndermiş ve Meral’in desteklenmemesini istemiştir. Eğer, Meral’in yüz bin imza güvencesi FETÖ elemanları ise, benden uyarması, onlardan ona bir tek imza bile gelmez. FETÖ için İYİ Parti faslı kötü de olsa artık kapanmıştır.
Özel arşivimdeki kayıtlara göre, 1997 yılında Meral Akşener, Gülen’i ziyaret etmiş. Fakat Gülen, Tansu Çiller’den gördüğü saygıyı bile ondan görememiş. “Hiç olmazsa o, ben konuşurken sonuna kadar sustu ve beni dinledi; bu onun kadar da saygılı değil. Yanımdan kovacaktım, fakat edebim müsaade etmedi” diyerek o yıllarda yanındakilere Meral’den dert yanmış. Konuşmasının bir yerinde de Meral’in makama olan hırsını dillendirmiş.
Olmayacak duaya amin demeye alışık Akşener’in Cumhurbaşkanlığı adaylığında ısrarına bakınca Gülen’e hak vermemek mümkün görünmüyor. Doğrusu, yüz bin imzayı nasıl ve kimlerden toplayacağını herkes gibi ben de merak ediyorum. 15 Temmuz öncesi meydanlarda söyledikleri ile düşünüldüğünde, bu yüz bin kişinin kimliği ayrıca önem arzediyor.
Akşener’i üzecek bir ihtimal daha var. O da Cumhurbaşkanlığı adaylığında ısrar edince Gülen’i çıldırtmış olmasıdır. Eğer bu ihtimal doğru ise, Gülen çoktan desteğini kesmiş ve kendisini yarı yolda bırakmıştır.
CHP adayını açıkladı: Muharrem İnce… İsmi açıklanmadan önce, CHP tarafından özellikleri anlatıla anlatıla bitirilemeyen, Cumhur İttifakını destekleyenler tarafından adı duyulduğunda kaybetme korkusundan çıldıracak hale gelecekleri ifade edilen kişi meğer oymuş. Bu kadar laubalilik karşısında her ciddi insan çıldırır. Siyaseti bu kadar sulandıran, yerlerde süründürenler utansın…







