--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

FETÖ elebaşının kehanet kahpeliği…

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
23

Yıl 1981. Van’dayım. Üç-dört aylık bir çalışma sonucu, yurdun yapımı tamamlandı. Şahsıma karşı sevgi ve saygıyla dolu mütevelli heyetiyle çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz…

Tam bu sıralarda FETÖ elebaşı ziyaretimize geldi. Siyasi atmosferin bütünüyle aleyhimizde göründüğü o sıkıntılı günlerde sözde arandığını sandığımız bir misafire elimizden geldiği ölçüde ev sahipliği yaptık. O da gördüklerinden çok memnun göründü. Hatta şükür secdesine kapanarak, Ya Rabbi, Van’da dahi bu hizmet böylesine tuttu ya artık ölsem de gam yemem, gibi laflar da etti.

Birkaç gün kaldıktan sonra, kendisine refakat edenlerle birlikte Van’dan ayrıldı. Erzurum’a gideceğini söyledi.

O gittikten sonra odada mendiliyle terliklerini unuttuğunu gördüm. İlk gördüğümde kendisine vermek üzere paketleyip sakladım. On beş gün kadar sonra beni Erzurum’a davet etti. Gittim. Kardeşinin evinde kalıyordu. Kendisine unuttuğu eşyalarını verdim. Bana “Eşyaların kendisi önemli değil. Fakat nice defalar tecrübe ettim ki, ben bir yerde mendilimi unuttuysam mutlaka orada şiddetli fitneler oldu” dedi. Ben de kendisinden dua isteyerek ayrıldım ve Van’a döndüm.

Geri döndüğümde iki gün evvelki bıraktığım Van’ın psikolojik yapısından eser yoktu. Gerektiğinde birbirimize canımızı verecek kadar sevgi dolu bağlarla bağlandığımız mütevelli heyeti gitmiş, bir-ikisi hariç bütün mütevelli üyeleri adeta bana içleri hınçla dolu düşmanlar oluvermişti.

Çareyi, vaizlik yaptığım Tatvan’a giderek bir müddet Van’a gelmemekte buldum. Bir ay sonra geldiğimde, yine aynı bürudetin devam ettiğini gördüm. Yapacağım bir şey olmadığını anlayınca da vaizlikten de istifa ederek İzmir’e geri döndüm.

Bana Van’ı zindan edenlerden şimdi hayatta kalan var mı yok mu bilmiyorum. Fakat içlerinde Van’a ilk gittiğim günlerde yurtta kalabileceğim bir yer ayarlayıncaya kadar evinde günlerce misafir eden şahsın çok ağır hasta olduğunu duyduğumda ziyareti için Van’a gittim. Yüz üstü yatıyor ve hiç kımıldayamıyordu. Kendisini ziyarete gidişimden çok memnun olmuştu. “Belki son günlerim ve sizden helallik almak en büyük arzumdu, Allah duamı kabul etti, sizi buraya getirtti” dedi.

Olanları ben unuttum bile sen de unut, dedim. Hastalığı için teselli verici sözler söyledim, gönlünü almaya çalıştım. “Bizi ifsat ettiler, sizin aleyhinize doldurdular. Biz de nasıl olsa Hocaefendi göndermiş, yalan söylemezler sandık ve size zulmettik” dedi.

Doğrusu, bana karşı kahpeliğin bütün serbest oyunlarını oynamış FETÖ elebaşından o zor şartlarda bile Bursa’daki haset histerisinin depreşerek Van’da da aynı oyunları sergileyeceğini hiç düşünmemiştim.

Meğer, beni Erzurum’a çağırdığında o da Van’a adamlarını göndermiş. Mütevelli heyetindeki kişileri teker teker ziyaret ettirerek benim aleyhime doldurmuş. Mendili unutmuş görünmesi, ardından unutulmuş mendille ilgili kehaneti hep bu kahpelik içinmiş…

Sivas’ta bulunduğum sıralarda bana bir mektup gönderdi. Mektubunda mealen şöyle diyordu: “Van’a sizden sonra kimi göndermek istedimse olmadı, hepsi de geri döndü. Sizin Van’da sebkat etmiş bir hizmetiniz var. Van’ın da sizinle alakadar olduğunu düşünüyorum. Onun için sizden Van için hususi dua istirham ediyorum” İşte size ikiyüzlülüğün en karanlık portresi!

Enes Kanter, yani FETÖ elebaşının manevilikle alakasız nesebi gayri sahihi, geçenlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın posterini çiğneyerek poz vermiş. Tevilül ahadis ilmi açısından bakıldığında bu olayın yorumu şudur: FETÖ, bundan sonraki süreçte hiçbir ülkede kabul görmeyecek, öncesinde kabul gördüğü ülkelerde ise itibardan düşerek ayaklar altında çiğnenir gibi bir erzeli ömür yaşayacaktır.

 

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle