Eğitimde Risale-i Nur formülü (4)
Eğitimle ilgili yazılarımızın daha önceki bölümlerinde, kazanılması gereken insani değerler bağlamında acz, fakr, şefkat ve tefekkürden bahsettik. Bugünkü yazımızda ise bir başka değer olan şevk üzerinde duracağız.
BEŞİNCİSİ: Şevk. Şevk, bir şeyi elde etmeye duyulan derin arzu, istek ve özlem, demektir. Şevk, hayatın en önemli varlık belirtisidir. Hayat, harekettir, hareketin dinamosu ise şevktir. Bu bağlamda şevk, hayat ile eş değer bir olgudur.
Şevk, eğitimde elde edilmesi gereken değerlerin başında gelir. Bu durum, onun zati değeriyle ilgili olduğu gibi aynı zamanda diğer değerlere ulaşmadaki zorunluluğu ile de ilgilidir.
Her türlü aksiyon, hamle ve eylem varlığını şevke borçludur. Şevkin olmadığı yerde mekanik bir hareketten bahsedilse de hayat ve canlılık gerektiren bir hareketten bahsedilemez. Şevk, harekete dinamizm kazandırır, şevkin kaybolduğu yerde görülen hareket sadece bir sarkaç hareketidir, onda bir açılım, onda bir atılım söz konusu değildir.
Öğrencinin, bilinmezleri bilmeye, çözülemez denilenleri çözmeye şevki daima açık tutulmalıdır. Bilinenin, bilinmeyenler yanında bir hiç olduğu gerçeği, bu sayede onun bilme arzu ve iştiyakını artırır, sonuca varıncaya kadar onu gayretli ve cesaretli kılar. Vardığı her ilmi sonuç, bir sonraki basamağın başlangıcı olur ve bu ilmi yükselişten ve bu yükselişteki zorlanmalardan şevki sebebiyle derin bir haz ve lezzet alır.
Bıkkınlık, yılgınlık gibi negatif olgular onun şevkinin manyetik alanına girdiklerinde anında yok olur, kaybolur giderler. Bu sayede de o daima, bir öncekinden daha zoruna talip olur, oraya odaklanır, öğrenme enerjisini sürekli rantabl kullanır.
Bütün ilim adamlarını, bütün filozof ve bilgeleri bulundukları zirvelere taşıyan, üstün zekalarından, seçkin dehalarından çok içlerinde yaşattıkları mütevazı fakat bitmek bilmeyen şevkleridir.
Aşk ile çalışan, aşk ile koşan yorulmaz, denilir. Doğrudur. Lakin aşk, şevk ile aktif hale gelir. Aşkı şevk harekete geçirir. Şevkin olmadığı yerde aşk pasif, edilgen bir kabullenişten ibaret kalır.
Talimde olduğu gibi eğitimin terbiye bölümünde de şevkin yeri büyüktür. Bu bağlamda şevk, Yüce Yaratıcıyı bulmaya duyulan derin arzu, istek ve iştiyaktır. Zaten iştiyak da şevk ile aynı kökten gelen bir kelimedir. Bazıları şevki vuslat öncesi bir hal, iştiyakı ise vuslat sonrası devam eden arzu, istek ve tutku olarak tarif eder. Bu görüşü eğitime uyarlarsak, şevk, kimlik, kişilik ve aşkınlığı bulmanın, iştiyak ise bu değerleri korumanın adıdır.
Tasavvufta, şevk, aşktan daha öncelikli bir terim ve Allah’a ulaştırıcı bir yoldur. Aşk yolunda düşülen bazı varta ve yanlışlar şevk yolunda yoktur. Şevk, karşılık beklememe noktasında aynen şefkat gibidir. Bir farkla ki, şevk, bütün güzel hasletler gibi şefkati de harekete geçiren bir öğedir.
Bir kudsi hadiste Rabbimiz, Ben gizli bir hazineydim, bilinmeyi sevdim ve bütün yaratılmışları Beni bilsinler diye yarattım, buyurur. Bilinmeyi sevmek, mukaddes ve münezzeh anlamda bilinmeye duyulan ilahi şevktir.
Nasıl ki, Cenab-ı Hakk’ın fiilleri, isimleri ve sıfatları yaratılmışların fiillerine, istidatlarına, sıfatlarına benzemezse, onun mukaddes şevki de bizim şevkimize benzemez. Ancak biz, bizdeki şevki, O’nun mukaddes ve münezzeh şevkini anlamaya bir ölçü olarak kullanabiliriz. Bizdeki sınırlı şevk ile O’nun sonsuz şevkini anlamaya, idrak etmeye çalışırız.
Bütün kainatın yaratılmasının, hareket halinde olmasının, durmayanların durmamasının, gidenlerin arkasından yenilerinin gelmesinin temelinde Rabbimizin kendisine layık, mukaddes ve münezzeh şevki vardır. (Daha geniş ve derin bilgi için Bkz.18. Mektup, Üçüncü Mesele)
Bizdeki şevk, ancak Rabbimizin külli, umumi, mutlak, mukaddes ve münezzeh şevkinin bizdeki cüzi bir yansımasıdır. Bu yansımayı (tecelli) dereceleri farklı olsa da bütün yaratılmışlar için de düşünebiliriz. Bu kabullenişe göre şevk, bize Rabbimizin bir fıtrat, bir yaradılış armağanıdır. Kıymet ve değeri de o ölçüdedir.
Öyleyse, şevkimizi canlı tutacak hedef, gaye ve maksatlarımız da öylesine kıymetli ve değerli olmalıdır. Bizdeki elmas kıymetindeki şevk cevheri, cam parçası seviyesine indirilmemeli, israf edilmemelidir.







