Danıştay’dan skandal FETÖ kararı
Danıştay 5. Dairesi, FETÖ ile iltisaklı oldukları gerekçesiyle ihraç edilen 178 yargı mensubunun mesleğe dönmesine karar verdi. Danıştay 5. Dairesi dönüşle birlikte tazminat kararı da aldı.
Bu karar karşısında ürpermemek kabil değil. Eğer bu karar süreç sonunda bozulmaz ve kesinleşirse FETÖ devletle savaşının psikolojik yanını kazanmış olur. Bu karar kesinleşirse, emsal teşkil eder, KHK ile diğer mesleklerden ihraç edilen birçok FETÖ elemanları da eski görevlerine geri dönerler. Bu da devletin yeniden FETÖ ile kuşatılması demektir. Allah, o FETÖ’lü günleri bu millete bir daha göstermesin, bize bir daha 15 Temmuzlar yaşatmasın.
Bu kararda imzası olan yargı mensuplarının kimler olduğunu bilmiyorum. Ne ki böylesi bir karara imza atanların bağımsız karar aldıklarına da ihtimal vermiyorum. Devletin yetkili kurumlarının mutlaka bu kararı mercek altına almaları gerekir. Önlem alınmazsa devletin ve milletin bekası adına surda gedik açılır, hiç istenmeyecek sonuçlar doğurur.
FETÖ ile mücadelenin bir devlet politikasına dönüştüğü dönemin başlarında çok söyledim, çok yazdım. Bu karanlık örgütle mücadele uzun soluklu çalışmalar ve üstün yetenekte stratejiler gerektirir. Mesele sadece siyasi boyutta ele alınırsa çok eksik kalır. Çünkü karşı cephe bütün devlet birimlerinin kılcal damarlarına kadar sızmış ve yerleşmiş bulunuyor. Mücadelemiz de öyle olmalıdır. Yani bütün devlet birimleri ve bütün millet bu mücadelede kendi payına düşeni yapmalı, mücadeleyi sadece siyasilerden beklememelidir.
Bu örgütün gizli yapılanma modelini “Şeytanın Gülen Yüzü” isimli kitabımda bir bir deşifre ettim.
Alternatifli çalışıldığını, bütün üst düzey FETÖ elemanlarının birer alternatifinin de hazır olduğunu vurguladım. Ve dedim ki, devlet birimlerini bilinen örgüt elemanları kendileriyle oyalarken, söz konusu alternatiflerine faaliyet alanlarını çoktan terk etmişlerdir bile. Esas faal olanlar onlardır. Diğerleri zevahiri kurtarmanın rol modelleridir.
Nitekim devlet, akıllı bir strateji kullandı. Kendisini eski elemanlarla meşgul gibi gösterdi. Yeni elemanların serbestçe hareket etmelerine zemin hazırladı. Ve geçtiğimiz günlerde FETÖ’nün mali yapılanmasını sevk ve idare eden yedi yüz yeni elemanı suçüstü yakaladı.
Danıştay 5. Dairesi’nin kararı ne kadar üzüntü vericisiyse FETÖ’ye vurulan bu son darbe o kadar sevindirici, FETÖ’yü bitirme kararlığı bakımından da bir o kadar ümit vericidir. “Gazi Turgut Aslan” operasyonunda emeği geçen herkesi bu milletin bir ferdi olarak kutluyor, tebrik ediyorum.
FETÖ için himmet toplantıları, hem mali katkı hem de dış destekli yardımları perdeleme anlamına gelir.
Bunu bizzat FETÖ elebaşı, itiraf etmiş ve içinde benim de bulunduğum bir topluluğa yaptığı konuşmada, gevrek gevrek de gülerek, hesap edin bakalım toplanan himmetler yapılan işlerin kaçta kaçına tekabül ediyor, demiştir. Bizler o günlerde bunu ilahi berekete yormuş, saf saf teviller yapmıştık. Adamın dış kaynaklardan beslendiğini bunu da bize ilahi bereket olarak yutturduğunu nerden bilecektik.
Hem önceleri varsa bile artık ilahi bereketin kesildiğine kuşku yok, Ama hâlâ milyarlarca lira harcamalar yapıldığına göre dış destekli para akışının sürdüğü de bir gerçek.
FETÖ elebaşının sık sık söylediği bir sözü bu vesileyle hatırlatmış olayım:
Para alanlar, emir de alırlar…







