Çok boyutlu oruca doğru..
Oruç, takvaya giden en kestirme yol. Takva, insanın, yaradılışı hikmetine uygun davranarak Allah’ın himayesine girmeye hak kazanması. Allah’ın himayesine girmek, insanın kendi acizliğini, kendi fakirliğini en büyük güce, en büyük zenginliğe dönüştürmesi demek. İnsan beyninin bu kıvamda ilahi isimlere ayna olması, en mükerrem, en mükemmel varlık olmayı sonuçlandıran en büyük devlet. İşte, insana, kendi acizliğini, kendi fakirliğini ihtar eden, öğreten oruç, böylesi devlete ermenin en oldurucu vesilesi, en güçlü vasıtası.
Nefsi, tuğyan ve aşırılıklarından arındırma ameliyesi gaye ve hedefe götürücü ilk adım. Ona açlığı tattırmak, ona, tasarrufunda sorumsuz olmadığını öğretmek, ona, emir ve yasaklara uymanın pratiğini yaptırmak ilk adımda gerçekleşen uygulamalardan sadece bir kaçı. Özeti, kötülükleri istemeyi huy edinmiş nefse muhalefet.
Bu ilk merhalede nefsini teslim alamayanların işi her zaman zor. Hayırda istikrar üzere süreklilik kazanmak ancak nefsin itminanından sonra elde edilebilecek bir durum. Günahı ve takvası kendisine ilham edilen nefis de dahil nefsin gel-gitler oldukça fazla. Nefis işlediği günahlar, yaptığı hatalar karşısında, ilk toslamada kendini kınasa da unutma örtüsüne bürünmesi her zaman mümkün ve vaki. Ancak mutmainne olmuş nefistir ki, aldığı derslerin olumlu tesirini üzerinde sürekli taşımaya meyyal. Bu durum takva ile de doğrudan alakalı. Rabbinden razı, Rabbi de ondan razı olmuş nefislerin, insanı bizzat hayra sevk eden ve insanı kötülüklerin her çeşidinden sakındıran işlev görmesi tecrübeyle sabit. Temizlenmiş nefis, kalb-i selimin sırdaşı, yoldaşı, arkadaşı.
Kalbe oruç tutturmak, kalbi, iman, marifet ve muhabbet üçlüsüyle sürekli Rable meşgul etmek. Zikrullah tek azık. Kalbi masivadan arındırmak, ancak kelime-i tevhidi zikirle mümkün. Zikir, yani hatırlamak. O’nu hatırlatan her şey aynı zamanda zikir de demek. Tefekkür, bu bağlamda bitmez, tükenmez hazine.
Tefekkürü, zihni melekelerden alarak kalbe yükseliş keyfiyetine ulaştırmak, orucun kalbi hayata yansıyan en feyizli tarafı. Allah, sizin suretlerinize, şekillerinize bakmaz, kalplerinize nazar eder, hadisinin öğretisiyle anlıyoruz ki, bedene ve nefse oruç tutturmanın Rabbimiz katındaki değeriyle, onlarla birlikte kalbe de oruç tutturmanın kıymet ve değeri çok farklıdır. Bizi bu farklılığa muhatap edecek oruç, hiç kuşkusuz çok boyutlu fonksiyon icra edecek oruçtur.
Ruhun orucu, kendisi için mukadder bütün ulvi makamlara yükselişe kilitlenmesidir. Senin için bir sonraki hal, bir öncekinden hayırlıdır, mealindeki ayetin en kuşatıcı manalarını bir bir fethetme yarışında, bedene tutturulan oruç bir bakıma ruha da Burak olur.
Ruh ne kadar terakki eder, yücelirse, onun fiziki zaman ve mekanla olan kayıtları o derece azalır, zaman bast, mekan tayyolur. Bu sebeple de, beden orucu, ruhun hayat derecesine sıçradığında, onun Hak katındaki değeri, elbette beden ve kalp derecesinde tutulan oruçtan çok farklıdır. Adem oğlunun bütün amelleri kendisinedir. Fakat oruç hariç. O benimdir. Ve orucu ancak Ben ödüllendiririm, kutsi hadisinde oruca biçilen kıymet ve değeri, diğer oruçlar yanında ruhun katmanlarında tutulan oruçta da aramak gerekir.
Keşfe dayalı bir bilgiye göre, insanın on bine yakın duygu, latife ve melekesi vardır. Her ibadette olduğu gibi, oruç ibadetinde de bu melekelerin bir nasip payı, bir hissesi olmak gerektir. Rabbimizin engin rahmetinden ümit edilir ki, bize bahşettiği bütün meleklerimizi, ona olan kulluğumuzdan hissedar eder; böylece bizi ahsen-i takvim diye vasıflandırdığı kamil insan olma zirvesine çıkarır.
Hangi amelimizin bizi hangi noktaya taşıyacağı gizli olduğundan, her amelden böyle bir netice hasıl olması mümkündür. Bu imkanı vaki hale getireceği ümidiyle, bütün hayırlı işleri yapmaya karşı içimizde eksilmeyen bir şevk tutuşturması da Rabbimizin bize olan engin lütuflarından biridir. Bu şevke ihlas boyutunu da kazandırarak sürekli O’nun nimetlerine karşı şükür merkezli bir hayat yaşamamız, bizden beklenen kulluğun şuuruna vakıf oluşumuzun da tezahürüdür. Oruç, hem sabrı hem de şükrü beraberinde taşıması noktasında kulluk şuurumuzun derinleşmesinde de bize yardımcı ve rehber olacaktır. Bütün bu semereleri ve daha fazlasını elde edeceğimiz bir oruç ayını idrakimiz duasıyla..







